Hürriyet

Hürriyet'e yalan haber tepkisi

Hürriyet'in dünkü manşet haberinin yalan olduğu ortaya çıkarken, tutuklu yakınları, habere başta Hürriyet olmak üzere katliamı çarpıtan gazeteleri yakarak tepki gösterdi.

Hürriyet gazetesine yalan haber tepkisi
Hürriyet gazetesinin dünkü sayısında manşetten verdiği haberin yalan olduğu ortaya çıktı. Hürriyet gazetesindeki yalan habere Numune Hastanesi önünde bekleyen tutuklu yakınları tarafından Hürriyet gazetesi yakılarak tepki gösterilirken, Ankara Merkez Cezaevi'nde müvekkili bulunan avukatlardan Kazım Bayraktar da fotoğraflarda görülenlerin Ankara Merkez Cezaevi'nde kalmadığını söyledi.
Hürriyet gazetesinin dünkü sayısında yer alan haberde Çankırı Cezaevi'nde 5 yıl önce çekilmiş iki fotoğraf kullanılarak, "Cezaevindeki teröristler, kanlı isyan başlatmadan 5 dakika önce ellerinde sopalarla hatıra fotoğrafı çektirdiler" denilmişti. Büyük olarak kullanılan fotoğrafta görülen Özgür Soner'in Çankırı Cezaevi'nde kaldığı öğrenilirken, alttaki fotoğrafta en solda bulunan ve öldüğü iddia edilen Ünal Erdem'in 6 ay önce tahliye olduğu belirlendi. Ünal Erdem'le birlikte fotoğrafta görülen pankart tutanların Çankırı Cezaevi'nde yatan Muharrem Kurşun ve Naci Gencer olduğu yakınları tarafından tespit edildi.
Büyük fotoğrafta en solda oturan Cihan Şeker'in annesi Zeynep Şeker oğlunun 6 yıldan beri Çankırı Cezaevi'nde olduğunu söylerken, sağdan ikinci sırada oturan Erdal Doğan'ın annesi Saadet Doğan da oğlunun üç yıldır Çankırı'da olduğunu ifade etti. Bu arada ikinci fotoğrafta pankarta ismi yazılmış örgütlerden Ekim, 1998 Kasım ayında adını değiştirmişti.
Hürriyet gazetesinin yalan haberi Numune Hastanesi önünde yaralıları bekleyen tutuklu yakınları tarafından öfkeyle karşılandı. Hürriyet gazetesinin dünkü "5 Dakika Önce" manşetiyle verdiği habere tepki gösteren tutuklu yakınları, başta Hürriyet gazetesi olmak üzere pek çok gazeteyi ateşe verdiler.
Tutuklu yakını Abdullah Soner, fotoğrafta oğlu Özgür Soner'in de bulunduğunu söyleyerek, oğlunun 5 yıldır Çankırı Cezaevi'nde yattığını ve hâlâ orada olduğunu vurguladı. Asparagas haber yapıldığını belirten Soner, "Gazeteler gerçekleri yazsınlar. Birazcık basın ahlakı varsa, insan kanı taşıyorlarsa, kan dökülmesini istemiyorlarsa doğru haber yazsınlar. Hürriyet gazetesine dava açacağım. Oğlumu hedef gösterdiler. Oğlumun başına bir şey gelirse sorumlusu Adalet Bakanlığı ve hükümettir" diye öfkesini dile getirdi.
Daha sonra alkışlarla başta Hürriyet gazetesi olmak üzere katliamı çarpıtan gazeteler yakıldı. Gazetelerin yanması sırasında tutuklu aileleri "Yalancı basın böyle yanıyor. Yalan yanıyor. Katil, şerefsiz, satılmış Hürriyet" diye bağırırken, bayan bir tutuklu yakını, "İnsanları öldürmeye mi çağırıyorsunuz. İnsan kanı aksın mı istiyorsunuz" diye konuştuktan sonra fenalık geçirdi.
Avukat Kazım Bayraktar da ikinci fotoğrafta yer alanların Ankara Merkez Cezaevi'nde kalmadığını, fotoğrafların 4-5 yıl önce Çankırı Cezaevi'nde çekildiğini belirtti. "Hürriyet gazetesi halka karşı bir psikolojik savaş aracı olarak kullanılıyor. Biz ölenlerin avukatlarıyız ve cezaevinde kalanları da tanıyoruz. Hiçbiri bu fotoğraflarda yok" dedi.
www.evrensel.net