Resimlerdeki kadınlar...

Anadolu kadını geçmişten günümüze kendi topraklarına karşı duyarlı her sanatçının imgesini oluşturmaya devam ediyor. Ressam Ece Esirkuş da bu kadınlardan birisi.

Resimlerdeki kadınlar...
Özlem Ergun
Ressam Ece Esirkuş'un 'Kadın ve Çocuk' adlı sergisi Uran Sanat Galerisi'nde açıldı. 1957 Turhal doğumlu Esirkuş, o zamanki adı 'Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Akademisi' olan Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil Bölümü mezunu. '80'li yıllardan bu yana ciddi anlamda resimle ilgilenen sanatçının, boyalar ve tuvalle tanışıklığı ise çok daha eskilere dayanıyor. İlk denemelerini babası Ressam Mustafa Esirkuş'tan etkilenerek çizen Ece Esirkuş, sonrasında kendi özgün biçimini, tarzını yaratmakta da gecikmemiş görünüyor. Eserlerinde Anadolu kadınının geleneksel örtüsü olan yazmayı, ana materyal olarak seçen sanatçı, bunu akrilik ve yağlı boya ile birleştirerek objelerine hayat vermiş. Yapıtlarını figüratif, normatif ya da modern sanat diye tanımlama gereğini duymadığını söyleyen Esirkuş, kullandığı tekniği, arayış olarak adlandırıyor: "Resimlerimde kullandığım teknik karışık. Salt düz tuvale yapılan resimlerden hoşlanmıyorum. Fazla bir şey anlatmıyor gibi geliyor artık bana. Ne figüratif, ne normatif ne de modern sanat diye bir tanımlama getiremiyorum. Hepsinden ufak ufak alıntılar var desek, daha doğru olur herhalde. Figürler soyut değil, somut değil, tümü karışık, içimden geldiği gibi."
'Kadınlar hüzünlüdür'
Şimdiye kadar resim sanatında görmeye çok da alışık olmadığımız yazmanın yanında, dikkat çeken bir diğer noktada, resimlerde kullanılan taş, tahta gibi objeler. Yüzeyselliğin artık kendisini çekmediğini anlatan sanatçı, zaman içinde üç boyutluluğa doğru yol aldığını belirtiyor: "Birtakım objelerle, taşlarla tahta parçalarıyla bir üç boyutluluğa doğru yol alıyorum, yani yüzeyselden kurtarmak istiyorum. Belki de ilerde daha kalın ve daha çok obje kullanarak heykelimsi çalışmalar çıkarabilirim. Klasik alışageldiğimiz yüzeysellik, artık beni çekmiyor."
6. kişisel sergisini açan Esirkuş'un ilk sergilerinden bu yana işlediği konu ise çocuk ve özellikle de kadın...
Kadın ile özdeşleşen yazmayı birleştiren sanatçının resimlerinde izlediğimiz figürler, Anadolu gerçeğini yansıtırcasına hep hüzünlü, hep ağlamaklı. Çocukluğu ve ilk gençliği Anadolu'da geçen ve dolayısıyla yöre insanının yaşam biçimine yakından tanıklık eden sanatçı, Anadolu kadınını alabildiğine yalın, alabildiğne gerçekçi yansıtıyor bizlere.
Kadın olduğum için...
"Kadın olmam yapıtlarıma birebir yansıyor" diyen sanatçı şöyle devam ediyor. "Kadın olduğum için kadınları çok daha iyi anlıyorum. O yüzden kadın ve çocuk, ve onun da ötesinde ezilen, yardıma gereksinim duyan insanlar çok dikkatimi çekiyor ve bir şey yapılamıyor olmasını görmek üzücü. Ben de resimlerimde hissettiklerimi yansıtıyorum. Resimlerimdeki kadınlar üzgündür, hüzünlüdür."
Özde bir değişiklik yok
Genel olarak bir kadın sorununun olduğunu, ancak söz konusu olan kırsal kesimdeki kadın olduğunda, bu sorunsalın artarak devam ettiğini belirten sanatçı, eserlerini onlara bir sesleniş olarak yorumluyor: "Yıllar sonrasında kadının görünümünde bir değişiklik var gibi ama öze indiğinde pek de fazla bir şeyin değişmediğini görüyorsunuz. Kadınlarımız aldıkları eğitimden, daha doğrusu yetiştiriliş biçimlerinden kaynaklı olarak pek çok eksiklikle, yoksunlukla yaşamak durumda kalıyorlar. Yani yıllar geçse de ilerleyemiyor, ya da ilerletilmiyorlar."
Kadını ve çocuğu hayatın içinde, ama yaşamı ön plana çıkartarak anlatan Esirkuş'un çalışmaları 27 Eylül tarihine kadar görülebilir.
www.evrensel.net