Kapitalizmin alışveriş ayini: ‘Kara Cuma’
Kasım ayında tüm dünyada alışveriş çılgınlığı yine doruk yaptı. ”Efsane Kasım”, “Şahane Cuma” ya da dünyadaki adlandırılması ile “Black Friday-Kara Cuma” kapitalist sistemin alışveriş ayinidir aynı zamanda.
Ekonomik veriler, bu kitlesel histerinin boyutlarını gözler önüne seriyor. Adobe Analytics verilerine göre, sadece Amerika Birleşik Devletleri’nde 2023 yılı Kara Cuma gününde çevrim içi harcamalar 9.8 milyar dolar seviyesine ulaşarak rekor kırdı. Bunu takip eden “Siber Pazartesi” (Cyber Monday) harcamaları ise 12.4 milyar doları bulmuş. Küresel ölçekte bakıldığında, Salesforce verileri 2023 yılında “Siber Hafta” boyunca küresel çevrim içi satışların 298 milyar dolara ulaştığını göstermekte ki bu rakamlar, birçok gelişmekte olan ülkenin yıllık gayrisafi yurt içi hasılasından (GSYİH) daha fazla. Bu devasa para akışı, ihtiyaç duyulmayan ürünlerin, psikolojik manipülasyon teknikleriyle (kaçırma korkusu gibi) kitlelere satılmasıyla gerçekleştiriliyor.
‘Kara Cuma’ nereden çıktı?
“Kara Cuma” adlandırmasının nereden çıktığına dair birkaç farklı görüş var. Tarihsel olarak bu terimin ilk kullanımı 1869 altın krizi olarak adlandırılan ABD altın piyasasının çöküşü ve birçok kişinin iflas etmesine dayanıyor. Terim, ABD’de 1950’li ve ’60’lı yıllarda Philadelphia kentinde, Şükran Günü’nden sonraki cuma günü geleneksel olarak oynana Kara Kuvvetleri-Deniz Kuvvetleri (Army-Navy) futbol maçı öncesinde şehre akın eden turist ve alışverişçiler için kullanılmış. Kentin polisi, trafiğin kilitlendiği, kaldırımların insan seline döndüğü, mağaza hırsızlıklarının doruk yaptığı bugüne kendi aralarında “Kara Cuma” demişler.
İşin bir başka boyutu ise perakendecilerin bu günlerin “kara” olarak adlandırılmasından duydukları rahatsızlık sonucu ortaya çıkmış. “Kara” kelimesinin borsanın çöküşünü, felaketleri, olumsuzlukları çağrıştıran negatif etkinin kırılması için bir muhasebe terimi devreye sokulmuş. Eski muhasebe kayıtlarında zararlar kırmızı mürekkeple, kârlar ise siyah mürekkeple yazıldığından yola çıkılarak, yılı zararla geçiren ve bunu muhasebe defterlerine kırmızı kalemle yazan dükkanların kasım ayındaki bu alışveriş yoğunluğu sonrası kâra geçmesi ve artık bilançolarını siyah harflerle yazması hikayesi uydurulmuş. Bugün, kapitalist ülkelerde genelde bu ikinci anlamı ile kabul ediliyor “Kara Cuma.”
Siyasal İslam ve ‘Kara Cuma’
Bir de tabii Türkiye gibi Siyasal İslam’ın etkisinin yoğun olarak hissedildiği ülkelerde cumanın kutsallığına atfedilen anlamlar nedeniyle bu “Kara Cuma”dan rahatsız olma hali var. Bu anlamıyla siyasal islamcılar “Kara Cuma”yı sadece ekonomik veya ekolojik bir tartışma değil, daha çok kültürel ve teolojik bir çatışma alanı olarak kabul ederler. Sonuçta kutsal güne “kara gün” denmesi “münasebetsiziliği”, AVM’lerin ve e-ticaret devlerinin kampanyalarını “Efsane Cuma”, “Muhteşem Cuma” veya “Şahane Cuma” olarak yeniden adlandırılmasıyla tatlıya bağlanır.
Siyasal İslamcının itirazı zaten eylemin içeriğine (tüketim çılgınlığına) değil, etiketine yöneliktir. İslam teolojisindeki temel yasaklardan biri olan “İsraf”, tam da bu alışveriş günlerinde zirve yaparken, muhafazakâr söylem, israfın kendisine değil, israfın yapıldığı günün adına odaklanır. Böylece, “Efsane Cuma” söylemiyle, muhafazakar kitleyi küresel kapitalist pazara entegre etmenin “helal” görünümlü bir yolu da açılmış olur. Yani Siyasal İslam, kapitalizmin yarattığı adaletsizliği, sömürüyü, ekolojik tahribatı eleştirmek yerine, onu yerel ve dini motiflerle süsleyerek meşrulaştırır.
Ekolojik bir yıkım aracı
Bu günlerde, vitrinlerdeki indirim etiketleri ve dijital sepetlerin ardında yatan gerçekliği sadece basit bir alışveriş etkinliği olarak yorumlamak doğru olmaz. Sınırsız büyüme mitine dayalı kapitalist ekonomik modelin, gezegenin biyofiziksel sınırlarıyla girdiği şiddetli çatışmadır aslında Kara Cuma. Bu anlamda da Kara Cuma’yı salt bir indirim günü olarak değil; aşırı üretimin zorunlu kıldığı bir tüketim krizinin semptomu, ekolojik bir yıkım aracı ve Türkiye özelinde siyasal İslam’ın tutarsızlıklarını ifşa eden bir turnusol kağıdı olarak ele almak gerekiyor.
Marx kapitalizmi, metaların sadece kullanım değeri için değil, değişim değeri ve kâr maksimizasyonu için üretildiği bir sistem olarak tanımlıyor. Sistemin çarklarının dönmesi sürekli “tüketim hızlandırması”yla olanaklı. İşte ‘Kara Cuma’, stoklarda biriken bu “artı değerin” nakde çevrilmesi ve bir sonraki üretim döngüsü için sermaye yaratılması zorunluluğunun bir sonucu olarak ortaya çıkıyor.
‘Temel sorun tüketim değil aşırı üretim’
Çukurova Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sedat Gündoğdu “Kara Cuma” ile ilgili yaptığı değerlendirmede 2024 yılında “Efsane Cuma”da yalnızca 24 saatte 74.4 milyar dolarlık satış yapıldığını, elektroniğin ardından en yüksek harcamanın tekstilde olduğunu ortaya koyuyor. Temel sorunun tüketim değil, “aşırı üretim” olduğunu ileri süren Gündoğdu, “Sorunun kaynağının tüketicinin alma isteği değil, endüstrinin yarattığı arz fazlası” olduğunu düşünüyor.
Gündoğdu’ya göre tüm dünyada üretim dursa bile şu anda dünyaya uzun süre yetecek kadar tekstil ürünü zaten üretilmiş durumda. Gündoğdu, olmayan ihtiyaçların yaratılarak üretim yapıldığını ve bu ürünlerin de çoğunun hiç kullanılmadan atığa dönüştüğünü dile getiriyor.
Bu noktada işin içerisine giren “geri dönüşüm” meselesini de bir çözüm değil ‘aldatmaca’ olarak tanımlayan Gündoğdu, geri dönüştürülmüş plastikten üretilen kumaşların, yapısı bozulduğu için 2-3 kat daha fazla mikroplastik saçtığının altını çiziyor.
Çözüm önerileri
Gündoğdu’nun bu soruna karşı çözüm önerileri arasında bireysel çözüm yolları yerine sistemsel çözüme odaklanılması var. Yasa ve yönetmelikler bu noktada önemli bir işleve sahip olabilirler. Ayrıca işi gönüllülük veya farkındalık yaratmaya indirgemenin yetmeyeceğini, özellikle tek kullanımlık plastiklerin ve çocuk ürünlerindeki zararlı maddelerin yasaklanması gerektiğinin altını çiziyor. “Al-at” yerine “Tamir et-kullan” kültürünün benimsenmesi, belediyelerin ikinci el ve tamir merkezleri kurmasını öneriyor.
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et