11 Ağustos 2025 06:45

İşte ‘milli’ güvenlik: Grevi yasaklanan işçiler ABD’ye hammadde üretecek

1 Mayıs sabahı Saray’da siyaset, sermaye ve sendika bürokrasisini ağırlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Grev hakkını rasyonel bir zemine oturttuk” diyordu. Sadece 90 gün sonra, enflasyonun bile altında zam dayatılan Eti Maden işçilerinin grevi, “milli güvenliği bozucu nitelikte” olduğu gerekçesiyle yasaklandı.

Eti Maden grevine getirilen bu yasak gerçekten “rasyonel” olabilir… Ama kimin için?

Grev yasağının ardındaki ilk sebep, eylemlerin dalga dalga yayılma ihtimaliydi. Gazeteci Nuray Babacan’ın haberine göre, ‘içeride’ şu gelişmeler yaşandı:

“Toplu sözleşmede krizin büyüyeceğini anlayan AKP yöneticileri, eski Çalışma Bakanı Faruk Çelik’e ulaşıyor. Çelik apar topar Ankara’ya gelerek Cumhurbaşkanı ile görüşüyor. Erdoğan, ‘Ne olacaksa olsun…’ diyerek tepki gösteriyor. Partide, ‘Grev ertelemesi diye başlar, toplumsal olaylara dönüşür. Tüm sendikalar devreye girer, muhalefet bunu kullanır’ değerlendirmeleri yapılıyor. Çelik, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve sendikalarla gece yarılarına kadar süren görüşmeler yapıyor. Taraflar geç saatte uzlaşıyor.”

İktidarın derdi açıktı: Grev büyürse toplumsal tepki de büyüyecekti.

ABD bağlantısı: Kritik hammadde bor

Grev yasağının ikinci nedeni ise ekonomik ve doğrudan ABD’nin küresel tedarik zincirindeki çıkarları ile ilgili. Eti Maden, küresel hammadde zincirinde en kritik oyunculardan biri olan bor üretiminde dünyada başı çekiyor. ABD İç Güvenlik Bakanlığı, boru “kritik mineral” olarak tanımlıyor; askeri sanayi ve stratejik sektörler için önemi büyük.

Eti Maden ve Avustralyalı Rio Tinto, dünya bor arzının %85’ini kontrol ediyor. ABD’li 5E Advanced Materials CEO’su Paul Weibel, “Türkiye’nin boru Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’ya, ardından ABD’nin doğu sahillerine gidiyor. Rio Tinto piyasaya girince fiyatlar arttı, gelirler her yıl yükseldi” diyor.

Trump döneminde artırılan gümrük vergileriyle ABD, yeniden sanayileşme hedefini güdüyor. Erdoğan iktidarı ise ABD’ye bor ihracatını büyütmek istiyor. Potansiyel yüksek: Eti Maden son 5 yılda 2,7 milyar dolar net kâr elde etti. 2020’de 304,7 milyon dolar olan kâr, 2024’te 706,7 milyon dolara çıktı — %132 artış! Şimdi bu potansiyel ve sermaye rekabeti Anadolu yağmasını hızlandırıyor. Anadolu’nun taşı, toprağı, minerali satılıyor.

Bu toprakların başına ilk kez gelmiyor: Ford Otosan kurulurken, fabrikanın temeli, devlet eliyle halktan Koç’a yapılan 250 bin dolarlık sermaye transferiyle atılmıştı. Fabrika asgari üretimini 1800 kamyona çıkarsın diye memleketin milyonlarca dolarlık kromu ve pamuğu ABD ile Avrupa’ya üç kuruşa satıldı. 

İşte şimdi yine ‘sıcak para için’ grev yasaklandı. Filistin’e destek nutukları atılırken, ABD ve onun desteklediği savaş sanayisi için Türkiye’den kritik hammaddeler sorunsuz ulaştırılıyor. Resmi enflasyonun bile altında ücretlere mahkûm edilen işçilerin grevi, “milli güvenliği bozucu” gerekçesiyle askıya alınıyor. Bütün yasaklar, iktisadi ve siyasi bağlar, aslında basit bir ücret meselesinin emperyalist ağları ne denli sarsabileceğini gösteren küçük bir örnek. İşçiler gücünü zaten buradan alıyor.

Ancak bugünkü sonuç şu, ABD’ye hammadde akışı kesilmedi, işçiler yoksulluğa terk edildi. O halde soralım: Bu ‘milli güvenlik’ kimin güvenliği, milli güvenliği gerçekten kim sağlayabilir?

""

Veri: Etimaden

 

Uğur Zengin

İşte ‘milli’ güvenlik: Grevi yasaklanan işçiler ABD’ye hammadde üretecek
0:00 0:00
1.00x
0:00 / 0:00
1.00x

Evrensel'i Takip Et