Korku ve endişeyle değil, umut ve dayanışmayla


07 Temmuz 2011 09:54

İdare, kurallara uygun olarak yetkilerini her zaman için kullanabilir. Kurumlardaki hiyerarşik yapılanma çerçevesinde, yetki ve sorumluluk sahibi olanlar, bazen yetki ve sorumluluklarını aşabilir, hatalı kararlar verebilirler. Bu hatalı uygulamaların çeşitli haksızlıklara yol açtığı düşünülebilir. Bunlar çoğu zaman onur kırıcı da olabilir.
***
İdarenin tasarrufları, kurallara uygun olabileceği gibi bu yetki ve sorumluluklar kötüye de kullanılabilir. Ve yetki ve sorumlulukların idare tarafından kötüye kullanılması çok yaygındır.
***
Korkutma, cezalandırma, tehdit ya da şantaj içerikli tasarruflar üzerinden hesaplaşma, kişisel ihtirasların bir sonucudur. Yakıcıdır… Yetkilerini kötüye kullanan idarecinin elini yakar.
***
Cezaevlerinde tutuklu olarak yargılanan 70 basın emekçisinin çektiği acının yanında, onların ailelerinin yaşadığı ızdırapla kıyaslandığında, yargının verdiği haksız kararların karşısında, öteki şahsi hesaplaşmaların bir değeri olur mu?
Hele ki, kendi şahsı için hiçbir beklentisi bulunmayanların; herkes için özgürlük, herkes için sendikal hak ve sendikal koruma mücadelesini, şahsi çıkarları uğruna lekelemesi söz konusu olabilir mi? Onurlu bir mücadele, onursuzca sonlandırılabilir mi?
***
Platon’un “Devlet” adlı eserinde yaptığı tanıma uygun bir yaşam biçimi; her türlü korkutma ve sindirmeye karşı direnç verir insana:
“Sağlıklarında ünleri, öldükten sonra da ünlerine uygun bir mezarları olsun isterler.”
***
Şahıslarla kaim değildir bu mücadeleler; yeter ki, mücadeleye önderlik edenlerin duruşu, gençlerin cesaretini artırmaya yetecek kadar sağlam ve güçlü olsun.
Varislere bırakılacak miras, korku ve endişe değil, umut ve dayanışma olmalı. O zaman geride kalanlar, çok daha büyük mücadelelere ve başarılara önderlik edebilirler.
***
Bütün bunlar bir yana, 10 Temmuz 2011 tarihi, Türkiye Gazeteciler Sendikasının 59’uncu kuruluş yıldönümü… Bu yıl, TGS olarak kuruluş yıldönümümüzü, “Tutuklu ve hükümlü gazeteci yakınlarıyla dayanışma günü” ilan ettik.
Cezaevlerindeki gazetecilerin yakınlarının yanı sıra tutuksuz yargılanan meslektaşlarımızı ve tüm basın emekçilerini, Pazar günü saat 18.00’den itibaren Maçka Sanat Parkı’ndaki İfade Özgürlüğü Anıtı önünde buluşmaya ve dayanışmaya davet ediyoruz.
Sanatçı Yasemin Göksu da o gece bizlerle birlikte olacak, hasretimizi ve acılarımızı paylaşacak.
Bu dayanışma etkinliğine katkılarından dolayı Şişli Belediye Başkanı Sayın Mustafa Sarıgül’e de teşekkür ediyoruz.
***
1 Temmuz 2011 Cuma günü Taksim Meydanı’nda bir araya gelen 10 sendikanın başkan ve temsilcileri, sendikal mücadeleye yeni bir ivme kazandırmak amacıyla ortak hareket etme kararlarını kamuoyuna deklare ettiler.
Bir yandan basın ve ifade özgürlüğü mücadelesi, diğer yandan sendikal hak ve özgürlükler hareketinin içinde yer alan Türkiye Gazeteciler Sendikası, bu iki kulvardaki dayanışmayı birleştirebilse, ne muhteşem bir buluşma olurdu!
***
24 Temmuz 2011 tarihinde, Bedri Adanır’ın önerdiği Tutuklu Gazete basılacak ve okuyucuya ulaştırılacak. Cezaevlerinden çok sayıda yazı elimize ulaştı. Tutuklu Gazete’nin yayın kurulu 15 Temmuzdan itibaren kolları sıvayacak ve sayfaları baskıya hazırlamaya başlayacak.
***
Uğrunda mücadele etmeye değer ideallerimiz capcanlı dururken, bu hayallerimizi gerçekleştirmek için hiç eksilmeyen umutlarımız bize yol gösteriyor…
En küçük bir şahsi beklenti kaygısı taşımadan, hiç kimsenin tehditlerine aldırmadan, gençlere örnek bir davranış çizgisinde kalma titizliğine dikkat ederek; mücadele azmimizden ve direnme gücümüzden sapmadan…

evrensel.net
www.evrensel.net