15 Ekim 2019 03:54

Bu “muhalefet”le nereye gidilir?

Paylaş

Bir muhalefetimiz var mı, var. Anayasa Referandumunda “Hayır”da ortaklaşılmış, ardından asıl olarak milletvekili ve cumhurbaşkanı seçimlerinde denenmişti. 31 Mart Yerel Seçimlerine gidilirken epey uğraşılarak çoğu ilde ortak adayda anlaşıldı. Başlıca büyük kentlerde yönetimler alınınca milletin pek hoşuna gitmişti. Nasıl gitmesindi ki; AKP ve tek adam yönetiminden kurtulmanın yolu açılıyor diye herkes heyecanlanmıştı. Hatta coşturucu ama beklenti oluşturan bir de slogan bulunmuştu: “Her Şey Çok Güzel Olacak”!

Haydi olsun... Ne gezer! Kim kaybetmiş de Türkiye’nin yoksul olmakla kalmayıp krizin artık sefalete itmekte olduğu halkı bulacak? Yerel seçimlerden bu yana güzel bir şeye rastlayan olduysa beri gelsin.

İmamoğlu’nun vaadiydi; ama iyi ki, İstanbul seçiminden önce, AKP’li Yerel Meclis çoğunluğu CHP’yi zora sokmak için öğrencilerin toplu taşıma fiyatını düşürmüştü. Yoksa geri kalan vaatleri katık edip kuru ekmekle yetinmekte bile zorlanıyor İstanbul’un yoksulları. Halk ekmek bile zamlandı çünkü!

Tamam, CHP ve İmamoğlu ne yapsındı, CHP iktidarda değildi. Haydaa, al bir beklenti daha. Ölme eşeğim ölme.. yonca bitecek... Yoksul yerel yönetime getirmişti, “her şey çok güzel olacak” diye, ama olmuyordu, genel seçimler beklenecekti! Ona da daha 4 yıl var ve CHP “krizde seçim mi olurmuş!” deyip, bir erken seçim bile istemedi. İşi olmayanlar bekleyecek!

Ya geçim derdi? O beklemiyor ki!

Kılıçdaroğlu, yurt dışına asker gönderme tezkeresinin oylanmasından bir gün önce Meclis Grup konuşmasında, el Hak, ekonominin gidişatıyla geçim derdini bir güzel teşhir etti. Silkeledi durdu. Sonunda Suriye konusuna gelince, dinleyenler, “hah şimdi tezkereye hayır” diyecek diye düşündü! Tekrar: Ne gezer! “Anaların gözyaşıyla Mehmetçiğin hatırına evet” dedi, çıktı işin içinden.

Tamam, AKP ve tek adam yönetiminin gerekçesi de ihtiyacı da var. Genel ve yerel seçimler öncesi ortaya “beka meselesi”ni atıp milliyetçiliği tırmandırıp oya tahvil etmeyi denemiş, ama olmamıştı. Laf yetmemişti, icraat lazımdı. Başka nedenleri yok değil. Örneğin tekeller ucuz işgücünden olmak istemezler ama, imarından tatlı kazançlar sağlayacakları yeni alanlar için yanıp tutuşurlar. Zor ama, hele mümkün olursa, Rakka civarında petrol bile var. Üstelik fobi haline getirilmiş “bölünme tehdidi” pazarın bir bölümünün kaybı demek.

AKP ve “tek adam” epey bir süredir “Fırat’ın Doğusu” ve “Bir gece ansızın gelebiliriz” demekteydi. Dolaysız güçlendirici etkisi yanında milliyetçiliğin tırmandırılması, bir de asıl, muhalefeti hem derdest etmeye yarayacak ve hem de bölecekti. Nitekim öyle oldu. Zaten dile dolanan İYİ Parti, daha öncesinden mırın kırın etmeye başlamış, HDP’yi öne sürerek, Millet İttifakını bir ucundan masaya getirmişti.

“Masa”yı kuran Grup Başkanvekili Yavuz Ağıralioğlu, şimdi, “Mehmetçik sınır dışında operasyondayken, parti, ittifak vs. yoktur. Gündelik siyasette sesler kısılır. 82 milyonu ‘Al Bayrağın Partisi’ne davet ediyoruz” demektedir. Hani, nerede muhalefet? Unutulmuştur! “Reis”in emir komutasında hizaya geçilmiştir. Parti, ittifak vs. yok; Bayrak var. Ama bayrağı “Reis” sallıyor. Öyleyse “Reis”in arkasına dizil! İstanbul’la Ankara’yı kaybedince fena korkan AKP ve “tek adam”, kendisini yenen ittifakı, en çürük görünen yerinden bölmüş dağıtmıştır.

Ama çürük tek değildir, CHP de sökülmüştür. İşte, Grup Başkanvekili Engin Altay’ın aynı içerikli sözleri:

“Biz içerde bazen müzakere bazen çok sert münakaşa yaparız, ama Türkiye’mize dışardan yapılan her türlü müdahale, tehdit ve hadsizliğe karşı gereken cevabı vermesini biliriz.” Aman da ne bilirmiş! Hani nerede kaldı CHP’nin muhalifliği?! Göz göre göre AKP’nin ardında sıraya girip “birerlekol”da koşmadalar!

Hani, “Her Şey Çok Güzel Olacak”tı? Var mı yeniden toparlama şansları?

“Bu nasıl milliyetçilik?”, “terör destekçiliği” salvolarını göğüsleme cesaretsizliği değil tabii tek başına. Altı Ok’tan biri, yurtseverlik değil, milliyetçilik! Ve CHP devleti kuran devletçi parti. Devlet zaafa uğrayacağına, varsın ittifak dağılsın ve varsın “Her Şey Çok Güzel Olmasın”– ne çıkar!

Reklam
Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa