Tutuklu Gazete


23 Haziran 2011 09:59

Cezaevinden gelen her mektup, her feryat; tutuklu ve hükümlü yakınlarının her çığlığı beni ağlatıyor…
Gözyaşlarımızın anlam kazanabilmesi için Devlet Bakanı mı olmamız gerekiyor?
Ya da bir Başbakanın bu acılara dönüp bakabilmesi için, kendi siyasi amaçları uğruna malzeme yapacağı, suiistimal edeceği bir kriz ortamına mı ihtiyacımız var? Mesela anayasa halkoylaması gibi…
***
Diyarbakır Cezaevindeki tutuklu gazeteci ve yayıncılardan Bedri Adanır önerdi “Tutuklu Gazete” çıkarılmasını… Biz de hazırlıklara başladık… Cezaevlerindeki tutuklu gazetecilere birer mektup göndererek, Tutuklu Gazete için kendilerinden yazı istedik…
Yazılar gelmeye de başladı… İşte, herkesin güneşlenmek için kumsallarda yer aradığı bir dönemde, benim içimi yakan ışık o cezaevlerinden gelen mektuplardan yayılıyor...
Bunları okumak için 24 Temmuzu bekleyeceksiniz… Gazetemiz, Sansüre Direniş’in 103’üncü yıldönümü olan 24 Temmuz’da okuyucuyla buluşacak.
Peki Tutuklu Gazete, nasıl basılacak, nasıl dağıtılacak?
***
Başta Evrensel, Özgür Gündem, Azadiya Welat, Birgün, Aydınlık ve Cumhuriyet gazeteleri olmak üzere, tüm yayın kuruluşlarından içerik, dizgi, baskı ve dağıtım konularında destek almayı umuyoruz. Sanıyorum, tüm gazeteler, 24 Temmuz tarihli sayılarının ücretsiz eki olarak “Tutuklu Gazete”yi okuyuculara ulaştıracaklardır.
***
Bedri Adanır’ın “Tutuklu Gazete” beklentisi şöyle:
“Tutuklu Gazete, adeta dürtercesine, herkese ‘Duydunuz mu? Türkiye hapishanelerinde şu kadar gazeteci var ve bu gazetecilerin suçu gazetecilik yapmak’ diyecek. Sabahattin Ali’yi, Apê Musa’yı, Hrant Dink’i, Metin Göktepe’yi hatırlayacak ve hatırlatacak. ‘Dün katlediyorduk, bugün hapsediyoruz, şükredin’ diyen arsız, pişkin muktedirleri teşhir edecek, halkların vicdanına teslim edecek…”
Meslektaşlarımızdan, bu içeriğe uygun yazılar bekliyoruz…
Bedri Adanır’ın hedefi daha da büyük… Şöyle diyor:
“Sabit yazarları olmayacak. Her sayıda, Ragıp Duran, İsmail Beşikçi, Şanar Yurdatapan,, Banu Güven, Mete Çubukçu, Uğur Dündar, Erol Önderoğlu, Ruşen Çakır, Necati Abay, Nevin Berkdaş, Yıldırım Türkler, Dilek Kurban, Ertuğrul Mavioğlu, Hüseyin Aykol, Yaşar Kemal, Murathan Mungan, Zülfü Livaneli, Ahmet Telli, Hicri İzgören ve daha çoğaltılabilecek isimlerden üçünün, beşinin yazılarına yer verilebilir.”
Bedri Adanır’ın beklentilerini karşılayacak yazıların gelmesini diliyoruz…
***
Düşüncenin cezaevinden çıkması için hukuka bağlı kalarak, meşru zeminlerde çırpınıp duruyoruz. Ama dönüp dolaşıp yasal engeller karşısında tıkanıp kalıyoruz…
Yeni parlamento bu yasal engellerin aşılması için bir umut olabilecek mi?
Henüz çalışmalarına bile başlamadan tutuklu ve hükümlü vekiller krizini yaşayan bir parlamento yasal değişiklikler için umut verebilecek mi?
Vekilliği düşürülen bir kişinin durumuyla ilgili yasa değişikliği yapılsa bile, seçimlerin yenilenebilmesi için onun yerine Meclise giren kişiden istifa etmesi mi rica edilecek?
Mahkemeler, tutuklu yargılanan diğer vekiller hakkında tahliye kararı vermez ise bu kriz daha da büyümeyecek mi?
Tutuklu yargılananlarla ilgili aleyhte bir mahkeme kararının düzeltilebilmesi kamuoyu tepkilerinin artması neticesinde mümkün olabilir…
Ama hızlandırılmış mahkumiyet kararıyla bir kişinin vekilliğinin engellenmesinin sonuçları nasıl telafi edilecek?
Parlamentodaki sandalyelerin çoğunluğuna sahip olarak halkın yarısının desteğini arkasında görenler, bu açılıma hazırlar mı?
Oy gücünün verdiği cesaret, daha fazla baskı için mi, daha fazla özgürlük için mi kullanılacak?
Tutuklu Gazete’miz, tek sayı mı çıkacak, yoksa her sayısı bir öncekinden daha kabarık mı basılacak?
“Umut yola sokar, yoldan çıkmış insan aklını…” (Platon)
Fakat düşüncelerimizde sıkışıp kalan “umut” yetmiyor işte… Bu umudun “ifade edilmesi” de gerekiyor… Hatta ifade ettiklerimizi yaşama geçirmek için mücadele etmek de…

evrensel.net
www.evrensel.net