03 Eylül 2019 12:13

Gel de bu düşüşü vatandaşa anlat!

Paylaş

TÜİK ağustos ayı enflasyon rakamını açıkladı.

Açıklanan rakama göre...

Temmuz ayına göre fiyatlar ortalama sadece 0.8 puan artmış. 1 puan bile değil.

Yıllık enflasyon ise 16.65 seviyesinden 15.01’e gerilemiş. Yıllık enflasyon 1.5 puandan fazla gerilemiş.

Normal şartlarda ağustos ayında enflasyonun gerilemesi doğaldır. Çünkü ağustosta meyve sebze fiyatları düşer, giyim ve ayakkabıda yaz indirimi başlar ve sair.

Lakin bu yaz yaşanan düşüş de, açıklanan yüzde 15’lik rakam da vatandaşı hiç ama hiç ikna etmiyor.

Bunun birkaç sebebi var.

Bir; zam yağmuru devam ediyor.

İki; temel tüketim mallarındaki fiyat artışı yüzde 15’i çok aşıyor.

Üç; 12 aylık ortalamalara göre enflasyon açıklanandan 4.5 puan fazla.

Dört; ücret ve maaşlara yapılan zamlar gelirleri hızla erittiği için vatandaş fiyat artışlarını cebinde çok daha ağır hissediyor.

Şimdi tek tek bunları açalım.

TÜİK’İN HESABI, VATANDAŞIN CEBİNE DENK GELMİYOR

Diyor ki TÜİK...

Ağustosta fiyat artışı bir puan bile değil!

Oysa ülke ağustos ayına sigaraya ve doğal gaza yapılan zamlarla girmişti. Doğal gaz yüzde 15, alkollü içecekler ve tütün grubu yüzde 19 daha pahalı hale gelmişti.

Peki doğal gaz ve içecekte yaşanan fiyat artışları enflasyonu ne kadar etkilerdi?

İki ürünün enflasyon sepetindeki ağırlığına göre 1 puandan fazla. 

243 maddenin de ortalama fiyatlarında artış yaşandığı dikkate alındığında ise...

‘Enflasyon en az 1.5 puanın üzerinde artması gerekir’ sonucu çıkıyordu.

TÜİK’in açıkladığı bunun yarısı.

‘İstatistik Kurumu yalan söylüyor’ demiyoruz. Lakin kurumun hesap yöntemi (Uluslararası alanda kabul görse de) düşük çıkarıyor.

Çıkan rakam aklına bir türlü yatmayan vatandaş da, “Hem zam var hem enflasyon düşüyor olacak iş değil” diyor.

İkincisi...

TÜİK’in de dikkat çektiği gibi on iki aylık ortalamalara göre fiyatlar yüzde 19.62 artış gösterdi.

Vatandaşlar yıldan yıla değil her ay harcama yapıyor. Bir yıl boyunca her ay yaşadığı enflasyon ortalaması yüzde 20 olan vatandaş yıllık yüzde 15 olarak açıklanan rakama itibar etmiyor. 

İtibar etmemesinin üçüncü sebebi ise...

Temel olarak tükettiği mal ve hizmetlerin fiyatlarındaki yüksek artış. On iki aylık ortalamalara göre bazı fiyat artışları şöyle;

Gıda ve alkolsüz içecek:          yüzde 25.86

Çeşitli mal ve hizmetler:          yüzde 27.66

Ev eşyası:                                   yüzde 28.31

Görüldüğü üzere yaşadığı enflasyon yüzde 25’i aşan vatandaşa, ‘Enflasyon yüzde 15 demek’ inandırıcı gelmiyor.

TÜİK yanlış yapmıyor ama onun hesabı ile vatandaşın ki tutmuyor işte!

GIDA FİYATI DÜŞTÜ DÜŞMESİNE DE...

Taze meyve ve sebze fiyatları ile işlenmemiş gıda fiyatları ağustos ayında geriledi. Taze meyve ve sebze üretiminin artışına bağlı olarak arka arkaya dört aydır fiyatlar geriliyor.

Oysa bu yılın nisan ayına kadar 8 ayda yüzde fiyat artışları 75’i aşmıştı.

Gıdada yıllık fiyat artışı yüzde 50’yi buluyor.

Taze meyve sebzede 12 aylı ortalama yüzde 40’ı aşıyor.

Yüzde 75’lerden gerilese de hâlâ cep yakıyor.

TUİK fiyatların ağustosta, temmuza göre 1 puan bile artmadığını hesaplarken...

Salatalık almaya giden vatandaş temmuza göre salatalığın yüzde 23’ün üzerinde arttığı gerçeği ile karşılaşıyor.

Domatesin yüzde 13 daha pahalı.     

Sarımsağın fiyatının bir ayda yüzde 11 arttığı...

Yumurta fiyatının geçen aya göre yüzde 6 artmış olduğu.

Limonunu yüzde 5, çayın yüzde 4, elmanın yüzde 3.5 arttığı gerçeği ile.

İşte bu yüzden, TÜİK’in hesabı yöntem olarak Avrupa’da ne kadar kabul görürse görsün vatandaşta kabul bulmuyor.

Geçen yıl ağustosta fiyatlar ortalama yüzde 2.30 arttı. Bu yıl ise 0.8. O yüzden yıllık enflasyon otomatikman düştü.

Böylesi bir açıklama matematiğe uysa da vatandaşa uymuyor.

YOKSULLUK DERİNLEŞECEK

Dün büyüme rakamları açıklandı.

Gördük ki...

Hane halkının dayanıklı mal tüketimi yüzde 7.4 oranında daralmış. İnsanlar mobilya yenilemeyi, beyaz eşya almayı iyice azaltmış.

Yarı dayanıklı mal tüketimi yüzde 5.2 gerilemiş. Demek ki yurttaşlar elbise, ayakkabı almayı bile kısmış.

Belli ki vatandaşın zorunlu harcamaların ötesine geçebilecek gücü yok. Vatandaş yoksul.

Yoksulluk ekim ayında daha da derinleşecek.

Zira yüzde 30’u bulan okul masrafları artışı ile girilen eylül ayında doğal gaza yüzde 15, okul taşıma ücretlerine yüzde 13 zam geldi. İstanbul’da taksi ücretleri yüzde 25 zam gördü. 

Elektrik ve doğal gaza yapılan zincirleme zamlar etkisini ekimden itibaren gösterecek.

Vatandaşın dar bütçesinden ısıtma ve ulaşıma harcadığı miktar yükselecek.

Yoksulluk kışın iliklerde hissedilecek!

MEMUR KAZIKLANDI

Aylık ortalamalara göre yüzde 20’lerde gezen, temel ihtiyaçlarda ise düşüşe rağmen yüzde 25’lerin üzerinde seyreden enflasyon gösterdi ki...

Yaklaşık 5.5 milyon memur ve memur emeklisine 2020 ve 2021 için verilen zamlar yoksullaştıracak.

2020 için alınacak zam yüzde 4+4.

2021 için ise yüzde 3+3.

Gerçekleşen enflasyon rakamının yanında oldukça düşük kalan maaş artışları, ülkedeki krizin kamu emekçisine yıkılmasından başka bir şey değil!

Hükümete göre dengelenme hareketi, gerçekte ise ‘kazık’! 

Reklam
Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa