Erdoğan-Şimşek programı yılın ikinci 6 ayına hızlı başladı: Öğütmeye devam
Yılın ikinci 6 ayı başlayalı daha 15 gün oldu. Ve bu 15 günde görüldü ki hükümetin ücretli ve dar gelirlinin alım gücünü ezmeye dayalı, enflasyonla mücadele programı tam gaz sürüyor.
Bir fark var. 2 yıldır uygulanan program, 2.5’inci yılında daha ağır uygulanacak. Sadece düne ait bu gelişmeler bu ‘uğursuz’ sürecin habercisi: 10 gün izinsiz çalışma yasalaştı; İşsizlik Fonu biraz daha sermayeye açıldı; sıfır gümrükle mısır ithalatına izin çıktı.
***
Yapılanlar ve yapılmayanlar, ekonomi programının kılıcının bundan böyle daha keskinleşeceğinin kanıtı.
Yapılanlara bakalım: Emekli maaşına yüzde 16.67 zam. Memura yüzde 15.57… Asgari ücrete ise sıfır ara zam!
İlk altı ayda kira yüzde 30; taze meyveler yüzde 64; ekmek yüzde 22, dana eti yüzde 26, elektrik yüzde 34 zamlanmışken yapılan artışların özeti şu: Fiyatların altında ezdikçe ezilenlere, gıdımla verdiler.
Sonrasında, gıdımla verileni de geri alma harekatı başlattılar.
Doğal gaza yüzde 24.60 ile başladılar. Bu zamla birlikte, son 13 ayda, ‘Sübvanse ediyoruz, parasının çoğunu biz veriyoruz’ dedikleri doğal gaz fiyatlarına yapılan artış yüzde 84’e ulaşmış oldu.
Son bir yılda elektrik fiyatlarına yapılan zam oranı ise yüzde 86!
Seçim öncesi ‘Doğal gaz, petrol bulduk’ müjdeleri her hangi bir ucuzlama getirmedi ama seçim öncesi tutulan zamlar şimdi salındı.
Sonra akaryakıta, LPG’ye, içkiye ÖTV zammı geldi. Benzin 2.26 lira, motorin 2.12 lira, otogaz 97 kuruş zamlandı, durduğu yerde.
Şimşek yönetimindeki iki yılda benzin fiyatları yüzde 110 arttı. Hem de aynı dönem dünyada ham petrol fiyatları gerilerken.
Bunlar iğneden ipliğe zam demek! Cumhurbaşkanı Erdoğan zamlardan imtina etmedi. Öğütmeye yol verdi!
Tütün mamulleri ve alkollü içeceklere de otomatik ÖTV zammı geldi. Bu ülkede üretilen milli içki rakı Avrupa’da ve bir çok ülkede Türkiye’dekinin yarı fiyatına.
2015’ten beri alkollü içki fiyatları Türkiye’de yüzde 1373 arttı. 1 litre rakı 2 bin 175 TL. 1 kadehten sonrası devletin!
Alkollü içkilere ÖTV zamları tam gaz devam ettikçe sahte içki ölümleri de hızla yükseliyor ama halk sağlığı hiçe sayılarak zam yağmuru devam ediyor.
Faize ve müteahhide verdiler
Alım gücünü düşürdüğü halktan almaya devam eden iktidar müteahhitten hiç esirgemiyor. ‘Vatandaşın cebinden 5 kuruş çıkmayacak’ denilen, döviz kuru ile geçiş garantisi verilen, bedeli Hazine’den bizim paramızla ödenen köprü, otoyol ve tünel müteahhitlerine temmuzla birlikte döviz kuru zammı geldi.
Osmangazi Köprüsü’nde tutturulamayan her araç için 2 bin 183 TL…
Çanakkale Köprüsü’nde 975 TL…
Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde ise 238 TL…
Avrasya Tüneli’nde 277 TL Hazine tarafından ödeniyor.
***
Müteahhide olduğu kadar faize de var. Sadece haziranda Hazine 250 milyar lira faiz ödedi. Hazinenin faiz ödemeleri ilk 6 ayda 1 trilyon 36 milyar lirayı aştı. İkinci altı ay daha fazla olacak.
Faize, müteahhide, yandaşa para aktaran iktidar, kasayı doldurabilmek için çeşitli yollar arıyor.
Trafik cezalarını arşa vardırıyor, ÖTV’leri katlıyor, fiyatını kendisinin belirleyebildiği mal ve hizmetlere zam yağdırıyor.
Hatta (Doğruluğu-yanlışlığı bir yana kendisi ile çelişerek) ‘Paranızı TL’de tutun faize yatırın’ dediği dönemde iktidar, kısa vadeli mevduatlardan aldığı stopajı (vergiyi) yüzde 15’ten 17.5’e çıkardı.
Turizm gelirlerinin, bölgedeki gerilim ve çatışmalardan etkilendiği için azalması nedeniyle Erdoğan yönetiminin yeni gelir kalemleri yaratması kaçınılmaz.
Çiftçiyi vurmaya, emeği ezmeye devam
İktidar, sadece ücret ve maaşları değil, çiftçinin ürünün fiyatlarını baskılamayı da sürdürmekte kararlı; hasada sayılı günler kala sıfır gümrükle ‘500 bin ton mısır ithalatı kararı’ tam da bunun göstergesi.
İlk 6 ay açıkladığı ürünlere yüzde 20 ve altında fiyat biçen iktidar, mısır üreticisine de yüzde 130 gümrük vergisi yerine sıfır gümrükle ithalat kararı ile sinyali verdi: Depolar ithal mısırla yerli hasattan hemen önce dolacak, yerli mısın fiyatları düşecek.
Aynı anda işçilerin tepesine de bir yumuk indirildi. Turizmde 10 günlük iş haftası, 11 saatlik iş günü yasalaştı. Böylece turizm işçileri 6 gün çalışıp 1 gün hafta tatili yapma hakkını kaybetti. Artık, hafta tatilini 7. gün değil 11. gün kullanacaklar.
Üstelik hafta tatilinde çalıştırılan işçilere hak ettikleri fazla çalışma ücreti de ödenmeyecek.
Turizm sektöründe çalışmayı daha da keyfileştiren, iyice kuralsız hale getiren bu düzenlemenin aynısını şimdi inşaatçılar istiyor.
Yakınan tüm patronların aynısını istemesi! Alın size Erdoğan-Şimşek programının ‘reform’ anlayışı!
Ekonomi programının işçi-emekçi düşmanı karakterini gösteren bir gelişme daha yaşandı.
Cumhurbaşkanı kararıyla… 2025 yılı itibarıyla İşsizlik Sigortası Fonundan kullanılabilecek gelir oranı yüzde 30’dan yüzde 50’ye çıkarıldı.
Yeni oran, istihdam artırıcı ve koruyucu tedbirlerin yanı sıra iş gücü piyasasına yönelik hizmetlerin finansmanında kullanılacak.
Meali yeni pay direkt ‘Patronlara verilecek’ demek. İşsizlik Fonu iyice patron arpalığına döndü. Yılın ilk 5 ayında işini kaybedenlere işsizlik maaşı olarak 37.3 milyar lira ödendi.
Aynı dönem ‘Patronlara ne kadar ödendi,’ dersiniz? Çeşitli teşvik ve destek adı altında patronlara tam 41.4 milyar lira ödeme yapıldı.
Çok daha acısı… İlk 5 ayda işsizlik maaşına başvuranların sadece yüzde 48’i ödeme alabildi. Yani işsiz kalanların yarısından fazlası fondan yararlanamadı. Buna rağmen işçinin alması kolaylaştırılmadı, patrona aktarılacak pay büyütüldü.
Oysa işsizler gözetilmeliydi. Çünkü işsizlik artıyor, artacak da… 2025’in ilk yarısında mahkemelere yapılan konkordato başvurularında büyük sıçrama bu gerçeği anlatıyor, hepimize.
2025’in ilk yarısında şimdiden 2 bin776 şirket başvuru yaptı. Bu sayı 2023 tamamında 1500 civarındaydı.
Özellikle tekstil, inşaat, gıda ve tarım sektörlerinde faaliyet gösteren büyük şirketlerden, peş peşe gelen konkordato ilanları işsizliğin habercisi.
Batağın hükümet de farkında
Ve emeğin üzerine yıkılan acımasız program, geçimi zorlaştırıp borç batağını büyütüyor.
Yasal takibe düşen tüketici kredisi 90.5 milyar liraya ulaştı. Takibe düşen kredi kartı borçları da 95 milyara dayandı. Oysa iki yıl önce 9.5 milyardı; 10’da 1’i yani! Ücretli çalışanların, emeklilerin, çiftçilerin gelirlerini enflasyona ezdirmenin sonucu bu.
Geçinemeyen milyonlar tefeci faizi ile bankalara borçlanmak zorunda bırakılanlara yönelik . iktidar ne yaptı? Baktı ki bataklık büyüyor, tüketici kredileri ve kredi kartlarında yapılandırmayı genişletti. Karar ile sadece asgari tutarı ödenmeyen değil, dönem borcu kısmen ya da tamamı ödenmeyen bireysel kredi kartları da yapılandırmaya konu artık.
Gecikme faizi de artık mevcut azami sınırı aşamayacak.
İktidar, olanların farkında. keskin kılıcını ile yaraladıklarını, küçük pansuman ile geçiştiriyor. Sonra da kılıcını bileyleyip, ‘Ekonominin düzlüğe çıkması için milyonların sefalete sürüklenmesi şart’ teziyle, kesmeyi sürdürüyor.
Kesilenlerin itirazı olmazsa çok kan akacak!
Evrensel'i Takip Et