Avuntudan öteye


16 Haziran 2011 10:04

Seçim sonuçlarıyla ilgili olarak kendi kendimizi avutma yöntemleri geliştiriyorum. Bunlardan bir tanesi şöyle: Popüler müzik parçaları gündelik en çok dinlenen şarkılar listesinde ilk sıraları alabilir… Velev ki aralarında çok değerli parçalar da bulunabilir... Ama listelere girme ihtiyacı aranmayan ve yüzyılların eskitemediği klasik müzik parçalarının tadı bir başkadır.
***
Çok renkli bir parlamentomuz oldu… Toplumun hemen hemen her kesimini temsil etme yeteneğini taşımasıyla, popüler olan ile azınlığa hitap eden vekilleri aynı anda bünyesinde barındırmasıyla avunabiliriz…
Fakat işleyişi görmeliyiz. Eğer Sayın Başbakanın “Yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır” sözlerinden, Azadiya Welat hakkında hemen seçim sonrasında verilen 15 günlük kapatma kararı örneğinde olduğu gibi benzer basın hakkı ihlallerinin devamını anlayacaksak, ne kadar endişelensek azdır.
***
Gazetelerin kapatılması, gazetecilerin cezaevlerine konulması, basın ve ifade özgürlüğünü kısıtlayan hükümler konusunda Türkiye Gazeteciler Sendikasının hükümete ve meclise yaptığı çağrı dünkü Evrensel gazetesinin manşetine taşındı. Umarız bu çağrı yerini bulur. Umarız hükümet, muhalefet partileri ve gazeteci meslek örgütleriyle ortak bir çalışmaya öncülük ederek, Türk Ceza Kanunu ve Terörle Mücadele Kanunu’nda gerekli düzenlemeleri acilen parlamentodan geçirir.
***
Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ) Yıllık Toplantısı dolayısıyla Belgrad’da bulunduğum sırada, bu karamsarlık havası içinde kendimize yeni bir soluklanma alanı yaratmaya çalışarak avunurken, Başbakanın “Gazeteciler hakkında açtığı bütün davaları geri çekeceği” haberini Ulusal Kanal’dan değerlendirme için arayan meslektaşlarımdan ve Evrensel gazetesi Ankara Temsilcisi Sultan Özer’den işittim.
Anadolu Ajansının haberine göre, TVNET televizyonunda bir programa katılan AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, şunları söylemiş:
“Sayın Başbakan, dün konuştuğumuzda hakikaten çok büyük olgunluk örneği gösterdi. Bizatihi kendisi bizleri çağırdı. Dedi ki, ‘Arkadaşlar mademki helalleşmeden söz ediyoruz, hesaplaşma zamanı değil. Beyaz bir sayfa açıyoruz’ dedi. Onun için bugün itibarıyla o davaları geri çekiyoruz. Yalnız, gazeteciler derken, Sayın Başbakanın şahsını, ailesini hedef alan ve çok galiz küfürlerin yer aldığı, çok çirkin iftiraların yer aldığı bazı kitaplar var. Zaten bunların sanıklarının önemli bir kısmı şu veya bu davadan yargılanıyorlar. Onlar bunun istisnasıdır ama bir köşe yazarı kullandığı bir cümlede ileri gitmişse, hakikaten bizim zorumuza giden, kişilik haklarına saldırı olarak yorumladığımız bazı ifadeler kullanmışsa bu ve benzeri şeylerden dolayı açılan davaları da Sayın Başbakan sarfınazar etti.”
***
Davaların geri çekileceği haberi memnuniyet verici ama çeşitli gerekçeler ileri sürerek buna “istisnalar koymak” insanın sevincini kursağında bırakıyor.
Sayın Başbakandan, bu konuda tereddütlü bir “yarım adım” değil “tam bir adım” atmasını isteyip, istisnasız tüm davaları geri çekmesini bekleyelim. O zaman parlamentonun da “ileri demokrasi” için görev yapması dileğimiz bir avuntunun ötesine geçebilir…

evrensel.net
www.evrensel.net