Emani el-Rahmun'un yazılmayan hikayesi


14 Temmuz 2017 04:15

Haber metinlerinde ve sosyal medyada çokça “Suriyeli kadın” olarak geçti. 

Kimi başlıklarda “Öldürülen hamile Suriyeli kadın”, bazılarında “Sakarya Kaynarca’daki Suriyeli hamile kadın ve 10 aylık bebeği…” şeklinde söz edildi ondan. 

Adı Emani el-Rahmun. 20 yaşındaydı. Suriyeli sığınmacı. Ülkesindeki iç savaştan kaçan yüz binlerce savaş mağduru kadından biri. Zorunlu göçle Türkiye’ye sığınmıştı. Kocası bir tavuk kesme fabrikasında işçi. 

Emani el-Rahmun ve 10 aylık bebeğinin komşusu iki erkek tarafından vahşice katledilmesi, menfur ve münferit bir vaka olarak haber metinlerine konu oldu. Evet, korkunç, vahşet; ama asla münferit değil. Emani el-Rahmun'un hikayesi, zorunlu göçle Türkiye’ye sığınan birçok başka kadının da hikayesi. Ve bu hikaye daha bitmedi, tüm acımasızlığıyla ve şiddetiyle devam ediyor. Aynaya bakalım. Emani el-Rahmun'a ve ailesine yaşatılan zulüm, bir iki gün flaş haber olup unutulacak şey değil. Emani el-Rahmun'un gerçek hikayesi henüz yazılmadı.

Acıdan ticaret yarattık

Türkiye’de 1 milyon civarında Suriyeli sığınmacı olduğu söyleniyor. Bunların yüzde 75’ini kadın ve çocuklar oluşturuyor. Sığınmacıların büyük bir kısmı Kilis, Gaziantep, Hatay, Adana, Mersin, İstanbul gibi illerde bulunuyor. Ve bu şehirlerden yıllardır tek tek sığınmacı kadınlara, çocuklara yönelik taciz, kötü muamele ve şiddet haberleri geliyor. Suriyeli sığınmacı kadın ve çocuklar fiziksel, duygusal, psikolojik, sosyal, ekonomik ve cinsel şiddete maruz kalıyor. Çocuk gelinler, ev kirasını kapatmak için ev sahibine kiralanan küçük kızlar, geçici evliliklerle seks işçisi yapılan kadınlar, zorla çalıştırılan çocuk işçiler, ikinci veya üçüncü eş olarak alınıp satılan Suriyeli kadınlar… Hepsi Emani el-Rahmun'un hikayeleri. 

Amberin Zaman 2014’te bir haber yazmıştı. Nizip’te, 22 yaşında 3 çocuk annesi kadın, temizliğe giderken iş arkadaşı tarafından emniyetten olduğunu söyleyen bir adama satılmış. Bu adam, kadının kimliğini alıp ona tecavüz etmiş ve sonra da tehditlerle başka erkeklere pazarlamış. Uluslararası örgütlerin raporlarında var. Reyhanlı’da bir kadın anlatıyor: “Suriyeli komşum 14 yaşındaki kızını 40 yaşında bir Türk erkekle evlendirdi. Adam kızı 2 ay tuttu, sonra aileye geri verdi.” Suriyeli çocukların yaşlı Türk erkekleriyle evlendirilmesi işini organize olmuş aracılar üstleniyor. Bu aracılar 18 yaşın altındaki çocukları da, yetişkin Suriyeli kadınları da Türk erkeklerine pazarlıyor. En fazla 1 ay süren evlilikler… İkinci veya üçüncü eş olarak, kuma gibi alınıp satılmaklar. Hepsi Emani el-Rahmun'un o menfur cinayetinde ipucu. 

Gaziantep’te çalışan Suriyeli Kadın Aktivist Raja Altalli’nin iddialarını hatırlayalım: “Fuhuş olduğunu biliyoruz. Son olarak Kilis’te bir zihinsel özürlü Suriyeli kadın mültecinin pazarlandığını duyduk. Ama son derece hassas konular olduğu için kimse konuşmak istemiyor.”

Batman Barosu Kadın Hakları Komisyonu Üyesi Avukat Seçil Erpolat Batman’da komisyoncular aracılığıyla küçük yaştaki Suriyeli kızların imam nikahıyla nasıl evlendirildiğini anlatıyor. Bu işin artık ticarete dönüştüğünü, sığınmacıların bu şekilde istismar edildiğini: “Bildiğimiz bir olayda, Nusaybin’de bir benzinlikte kadınların fotoğraflarından oluşan bir katalogdan seçtirilerek ikinci eş olarak 1000 ya da 2 bin TL başlık parası karşılığı evlendirilen bir Suriyeli sığınmacı kadın, hem erkekten hem de ilk eşten gördüğü şiddet nedeniyle evden kaçarak bir kişinin evine sığınıyor. Daha sonra resmî kurumlar aracılığıyla önce Hatay’a, daha sonra Ankara’daki bir sığınma evine gönderiliyor. Bir diğer vakada ise 16 yaşındaki Suriyeli bir kız çocuğu 60 yaşlarındaki evli bir erkek tarafından 10 bin TL karşılığı satın alınıyor. Kız çocuğu getirildiği GAP Mahallesi’ndeki yaşlı adamın evine girmemek için direniyor ve elinden kurtularak kaçıyor. Mahalleli durumu karakola haber veriyor ve kız çocuğu emniyet görevlilerince götürülüyor.”

Gündelik değil, tematik habercilik 

Evet, Emani el-Rahmun'un hikayesi daha yazılmadı. Çünkü o hikaye henüz bitmedi. Emani el-Rahmun ve bebeklerinin cenazesi Suriye’ye gitti diye o dosya kapanmadı. O dosya tüm şiddeti ve vahametiyle açık durumda. Yeni bir tecavüz ve şiddet haberini yapmak için bir menfur olayı daha beklemek gazetecilik değil. Suriyeli sığınmacı kadınların Türkiye’de gördüğü kötü muamele, günlerce yazılacak bir araştırma haber dosyası olmayı hak ediyor. Suriyeli kadınlara ülkemizde yaşatılan zulüm, şiddet, taciz ve tecavüzler bir insanlık dramı değil, çünkü hepsinde failler belli. Onları koruması gereken kurumlar belli. Suç ortada. Ama ceza alan yok. Bu cezasızlık döngüsü, Emani el-Rahmunların başına gelecek olan felaketleri kolaylaştırıyor ve çoğaltıyor. 

Emani el-Rahmun cinayeti, sadece iki kişinin üzerine yıkılacak bir suç değil. Çok daha organize, çok daha yapısal bir suç. Bu suçu işleyenler, bu suçu işleyenlere zemin hazırlayanlar, suçu meşrulaştıranlar, suçtan çıkar elde edenler, kulaklarını gözlerini tıkayıp suçu görmezden gelenler, mağduru suçlayanlar, hepsi bu işin içinde. Burada büyük bir sorun var. Deşip ortaya çıkartılması gereken bir araştırma haber var. Gazetecilerin tek tek üzücü olayların ardından sanki her biri bir sürprizmiş gibi ah, vah haberi yapmasını istemiyoruz. Savaştan kaçıp ülkemize sığınmış bu insanların hak ve hukukunu gözetecek sorumlu bir gazetecilik sergilemelerini bekliyoruz onlardan. Suriyeli sığınmacı kadınların ülkemizde yaşadıkları sorunların münferit olaylarmış gibi habere dönüştürülmesi yerine, bu şiddet sarmalının hukuki, ekonomik, polisiye ve siyasi boyutlarını da irdeleyen, derinlemesine araştırılmış haberler görmek istiyoruz. 

Türkiye akademisinde artık zor, ama dünyanın pek çok yerinde Suriyeli sığınmacılar konusunda araştırma yapan çok sayıda akademisyen var. Yurt içinden ve yurt dışından sığınmacılar ve zorunlu göç mağdurlarının yaşam koşulları hakkında raporlar hazırlayan bir sürü sivil toplum örgütü var. Kadın hakları örgütlerinin çalışmaları, baroların raporları, Suriyeli sığınmacılarla yapılmış söyleşilerin dökümleri var. İsteyen gazeteci bu raporlara ve belgelere kolayca ulaşır, Emani el-Rahmun’un yazılmayan hikayesini ortaya çıkartır. Türkiye’deki sığınmacı Suriyeli kadınlara ve çocuklara neler yaşattığımızın gerçek hikayesini yazacak, gerçek gazeteciler aranıyor.

www.evrensel.net