Kürtlerin genel grevi: kepenk kapatma!


30 Mayıs 2011 09:26

Başbakan Erdoğan, Bölge kentlerinde kapalı kepenkler ve protestolarla karşılanıyor. Oysa hatırlanacağı gibi 2007 Genel Seçimlerinde yaratılan beklenti üzerinden AKP Kürtlerin önemli bir kısmının desteğini almıştı. AKP’nin borazanlığını yapan yazar ve yorumcular da verilen bu destek üzerinden AKP’nin ülkenin her tarafında siyaset yapabilen tek parti olduğu söylemleri eşliğinde  ‘AKP güzellemeleri’ yapıyorlardı.  Aynı yazar ve yorumcular, bugün AKP’nin Bölge’de siyaset yapma zeminini kaybetmeye başlaması konusunda ise o yapmayı çok sevdikleri “sosyolojik tespitler”i bir tarafa bırakıp Kürt hareketine saldırıyorlar.  İşi JİTEM’ci cinayet şebekelerinin en büyük mağduru olan Kürt hareketini Ergenekoncularla işbirliği yapmakla karalamaya kadar vardırıyorlar.  Oysa yaşanan bütün cinayetlerin açığa çıkartılması, karanlıkların aydınlatılması için yıllardır dillendirilen ‘Hakikat Komisyonu’ kurulmasını yine bunlar (AKP ve temsil ettiği güç odakları) engelliyorlar. Eğer iddia ettikleri kirli ilişkiler varsa ve kendileri  içinde değillerse, o zaman bunların ortaya çıkartılmasını niye engelliyorlar?
Bölge’de kapalı kepenkler, toplanmayan çöpler ve alanlarda önceki mitingleriyle kıyaslanmayacak kadar azalmış kitlelerle karşılanan Başbakan Erdoğan, halkın bu tutumundan doğru sonuçlar çıkarmak yerine Kürt hareketine yönelik saldırıların dozunu giderek arttırıyor. Başbakana göre bütün bu protestolar “terör örgütünün halka baskı uygulaması” nedeniyle gerçekleştiriliyor ve hem BDP, hem de Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku’nun adayları “terörün destekçiliğini” yapıyor! Şimdi düşünün ki, Kürt halkının başta ‘demokratik özerklik’ ve ‘iki dillilik’ talepleri olmak üzere eşit haklar için yaptığı bütün eylemlere devlet güçleri panzerler eşliğinde gaz bombaları, coplarla müdahale ediyor; yüzlerce gözaltı ve tutuklama gerçekleştiriliyor. Yetmiyor halka ateş ediliyor ve bu gösterilerde sivil vatandaşlar yaşamını kaybediyor. Adeta kentler devlet güçleri tarafından yeniden işgal ediliyor ama bütün bu baskı ve saldırılara rağmen yüz binlerce Kürt alanlara çıkmaktan geri durmuyor. Ama gelin görün ki, devletin uçağına, panzerine, bomba ve copuna rağmen alanlara çıkan bu halk, iş Başbakan’ın mitinglerine gelince korktuğu için kepenk kapatıyor! Acaba Erdoğan, uydurduğu bu gerekçelere kendisi inanıyor mu?
Başbakan Erdoğan, kapalı kepenkler görünce “kahrolduğu”nu söylüyor. Ne kadar kahrolsa azdır. Çünkü kapalı kepenklerle karşılanmak, kentin kapılarının kendisine/siyasetine kapandığının ifadesidir. Oysa Başbakan dediğimiz gibi bunlardan doğru sonuçlar çıkarmak, Kürt halkının taleplerini anlamak, savaş ve baskı siyasetine son vermek yerine Kürt halkına saldırma yolunu seçiyor. Kürt hareketine saldırmak için protesto için toplanmayan çöplerden bile medet umuyor!
Kepenk kapatma, Kürt halkının devletin baskı, inkâr ve asimilasyon politikalarına cevap vermek üzere geliştirmiş olduğu bir eylemdir. Bu eylemlerin yoğun olarak gerçekleştirildiği kentler, verilen onca vaade rağmen yapılmayan yatırımlar nedeniyle sanayisi gelişmemiş kentler olarak öne çıkmaktadır. Bu kentlerde ekonomik yaşam esas olarak küçük üreticiler, esnaflar, seyyar satıcılar ve mevsimlik tarım işçiliği üzerinden sürdürülmektedir. Dolayısıyla bu kentlerde kepenk kapatmak, ekonomik yaşamı durdurmakla eş anlamlıdır. Bu nedenle kepenk kapatma eylemlerini Kürt halkının genel grevi olarak nitelemek yerinde olacaktır. Ve esnafın ekonomik kayba ve bunca baskıya rağmen bu eylemlere katılım oranı son dönemlerde yüzde yüze yakındır. Bölge’de kapalı kepenkler ve boş sokaklarla karşılanan Başbakan Erdoğan, yine kendisinin de inanmadığı bir yalan uyduruyor; belediye zabıtalarının kepenk kapatmayanlara ceza yazdığını söylüyor. Oysa bu iddiayı kanıtlayacak tek bir örnek olsaydı, hem AKP’nin borazanı medyanın, hem de devletin yetkili organlarının bu belediyeyi hedefe koymaktan geri durmayacağı bilinmez değildir. Tam aksine 90’lı yıllardan bu yana bu kentlerdeki esnaflar kepenk kapattıkları için fişlenmiş, gözaltına alınıp tutuklanmış, polis zoruyla işyerleri açtırılmış, hatta buna karşı direnenler kaçırılıp katledilmiştir. Bu arada Bölge’deki esnaf ve sanatkâr odalarının dikkat çektiği bir gerçekliği de hatırlatmadan geçmeyelim. AKP’nin uyguladığı ekonomik politika nedeniyle Bölge’de binlerce esnaf sadece bir gün değil, tamamen kepenk kapatmak zorunda kalmakta, işsizler ordusuna katılmaktadır. Ama meselenin bu yanını görmek, başbakanın işine gelmemektedir.
Bugün başbakanın saldırılarına verilecek en güzel cevap; Bölge’deki kepenk kapatma ve eylemlerin ülke genelinde halk eylemleriyle, işçi-emekçi grevleriyle birleştirilmesidir. Ve bugün ‘Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku’nun varlığı, böylesi bir cevabın verilmesinin olanaklarını yaratmıştır.

evrensel.net
www.evrensel.net