30 Temmuz 2025 06:10

Dört bir yan yangın yeri: İhmal mi?

YAZIYI SESLİ DİNLE
0:00 0:00

Türkiye’nin neredeyse her yanı cayır cayır yanıyor. Ağaçlarının yetişmesi onlarca yıl alan binlerce hektar alan şimdiden kül oldu. Yalnızca şu ya da bu bölge değil, ülkenin alevlere teslim olmayan yeri kalmadı. Orman bir yerde tutuştu mu günlerce sönmüyor.

Tamam, ormanlar sadece Türkiye’de yanmıyor. Balkanlarda da yangın var. Arnavutluk ve Kosova’da da orman yangınları var, Yunanistan’da da.

Tamam, “küresel ısınma” da denen iklim değişikliğinin bir sonucu da orman yangınları. Ve tamam, rekor kırarak artan sıcaklarda küçük bir cam kırığı bile ot ve ağaçları tutuşturabiliyor. Ama “doğal afet” deyip işin içinden çıkılacak yanı yok yaygın yangınların. Kimilerine, enerji şirketlerinin bakım harcamalarını kısması nedeniyle birbirine çarpan elektrik telleri yol açıyor.

Güçlü olasılık, ancak Bursa’da Gürsu’dan Kestel’e çok büyük bir ormanlık alanı yok eden yangının tahrip ettiği bu alanın maden aramaları için ruhsatlandırıldığı iddiasını bir yana bırakalım.

Yalnızca bu yıl değil, geçen ya da bir önceki yıl başlamadı bu büyük orman yangınları. Üstelik giderek yayılıp artıyor yangın alanları. Her şey bir yana hiç mi ders alınmaz?!

İhmal var mı diye tartışılıyor. “İhmal” sözcüğü kifayetsiz kalır. Deveye sormuşlar boynun neden eğri? Diye. Nerem doğru ki demiş. O misal!

Hükümetler yangın çıkartmıyor, yangın çıkartsınlar diye kurulmuyor kuşkusuz. Ancak önceki yıllarda koca koca ormanlık alanların yok olmasından ders ve sonuç çıkarıp tedbir almayan, kaynakları uygun şekilde dağıtmayan hükümetler yangınların neden olduğu tahribatın şüphesiz baş sorumlusudur.

Orman Genel Müdürlüğünün personel sayısı, yangınların miktar ve alan olarak arttığı son yıllarda bu artışa paralel artmadı, tersine azaldı. Şu anda bu genel müdürlüğün boş kadro sayısı 29 bin. Örneğin Diyanete binlerle fazladan kadro atanırken ormanlarda çalışan iş gücü, tıpkı eğitim iş kolunda olduğu gibi, azaltılıyor.

Sadece orman işçisi ve sair personel sayısı mı azaldı? Tabii ki hayır! Orman yangınlarını söndürmede kullanılabilir uçak ve helikopter sayısı da yetersiz mi yetersiz. Her orman yangınına karadan itfaiye arazözleriyle müdahale şansı yokken ve çoğu yerde parlayabilecek alevlere ancak havadan müdahale edilebilirken uçaklar Saray’ın emrinde toplandı. Erdoğan bir yurt dışı gezisine maiyetiyle birlikte 4 uçakla çıkıyor, ama orman yangınlarına müdahale için yeterli uçak bulunamıyor! Bu, kaynakların dağıtımıyla ilgili bir sorundur ve kaynakları dağıtan kimse sorumlu odur!

1 Ocak’tan 1 Temmuz’a 2025’in ilk 6 ayında ormanların korunması için kullanılmasına izin verilen para miktarı 12.5 milyar TL’dir. Ama Nas’a çok önem veren bu iktidar döneminde aynı sürede ödenen faiz tutarı 1 trilyon 111 milyar TL’dir. Tam bir mirasyedilikle 4 yıl önce 2021’deki 179.5 milyardan bu noktaya gelinmiştir. Yani faize karşı olduğunu iddia eden Saray iktidarı bu yılın ilk 6 ayında neredeyse ülkenin varını yoğunu faiz ödemesine yatırmış, ama ormanların korunması amacıyla eli cebine gitmemiş ve faiz harcamasının ancak yüzde 1 kadarını bu iş için ayırmıştır! Tercihtir. “Yanıyorsa yansın” der ve ona göre harcarsınız halktan topladığınız vergileri!

Vurdumduymazlık mıdır? Hayır, daha fazlasıdır! Üstelik yalnızca ormanlar yanmakla kalmıyor, ormanlar barındırdığı canlılarla birlikte, onların canhıraş çığlıklarıyla kül oluyor. Ve daha ötesi, insan kaybı da hiç az değil. Son bir ayda orman yangınlarında kaybettiğimiz can sayısı 16.

Orman işçisi sayısı azken, olanlar da masraftan kısılarak kısa kollu fanilalarla yangın içine sürülüyor. Oysa kasklar, tümü yanmaz ayakkabı, elbise, eldivenler ve gaz maskeleriyle çalışmaları gerekiyor yangında. Ama işçiler inşaatlarda nasıl emniyet kemersiz, kasksız çalıştırılıyorlarsa orman işçileri de korumasız gönderiliyor alevlere. Hem de üç kuruş ücret için. Eskişehir’deki yangında kaybettiğimiz bir işçinin ücret zammı için nasıl uğraşıp mücadele ettiğini biliyoruz.

Kaç kuruştur insan hayatının değeri? Türkiye’de başında M. Şimşek’in bulunduğu neoliberalizm yüceltisinde bu sorunun yanıtı bellidir? “Kısın kısabildiğiniz kadar maliyetleri!” “Sıkın kemerleri sıkabildiğiniz kadar!” Yangın mı- “Yansın yanabildiği kadar!”

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Evrensel'i Takip Et