Türkiye Komedi Tiyatrosu


22 Şubat 2011 14:10

Türk siyasetinin önde gelen isimlerinden Hüsamettin Cindoruk bir söyleşisinde şöyle diyordu: “Siyaset tiyatro sahnesi değildir.” (Cumhuriyet, 6.2.2011) Evet, siyasetin tiyatro sahnesi olmaması gerekir. Ama ülkemizde siyaset, ne acıdır ki sahnesinde sadece komedilerin oynandığı bir yerdir. Dramı da, trajediyi de, hepsini, ama hepsini komediye dönüştüren bir siyaset...
Düşünün bir iş cinayetinde, ilgili bir ilgisiz, “Allah’a şükür bir kişi öldü,” diyebiliyor. İşte kara komedi... Daha önceleri de, acılı bir aileye, güzel ölümden, cennete gitmekten falan söz etmişlerdi...
Ünlü referandumdan önce, AKP’lilerin Başbakanı, 20 Temmuz 2010’da Mecliste yaptığı konuşmada, son dönemin modası olan gözyaşları eşliğinde 12 Eylül Darbesi sonrası idam edilenlerin adlarını saymış, ardından bir şiir okumuş ve darbecileri yargılamak için oy istemişti. Yetmez ama evetçcilerden dincilere kadar yüzde 58’lik bir topluluk, AKP Başbakanının isteğini yerine getirmişti. Beşinci ayda, BDP’li Hasip Kaplan, darbecilerin yargılanması için Meclise yasa önerisi verdi. Oylandı ve AKP’nin oylarıyla reddedildi. Önce ağla, oyları götür, sonra kıvır. Bu komedinin cinsi nedir?
CHP de, gözaltındaki ve hapishanelerdeki kayıpların araştırılması için bir komisyon kurulmasını ister. Önerge verir. Reddedilir. “Bizim siyasetimizde karnından konuşmak, çark etmek, nabza göre şerbet vermek yok,” diyen AKP’lilerin Başbakanı, o ünlü referandumdan önce neler söylemişti, neler. Üç-beş oy almak için alanlarda nice vaatlerde bulunmuştu. Ama bugün?!..
Komedi Tiyatrosu’nun en görkemli diyaloglarını arkası arkasına şöyle patlatıyor AKP’lilerin Başbakanı: “Bizim siyasetimizde korku yok, bizim siyasetimizde korkutmak yok, bizim siyasetimizde dedikoduyla sanal korkularla, sanal tehditlerle ayakta kalma çabası yok. Bizim siyasetimizde özellikle başkalarının yaşam tarzına müdahale, yasaklama, kısıtlama yok. Bizim siyasetimizde istismar yok, kutsal değerleri, hassasiyetleri siyasete alet etmek yok...” Bunları okuyunca, aklıma nedense, “Ucube” konusu geldi, kendisi gelecek diye iftar saatinin de, ezan saatinin de geciktirilmesi geldi, daha neler, neler... Bir konuşmasında da aynen şöyle diyordu: “Emniyet teşkilatımız, totaliter idarenin değil, ileri demokrasinin savunucusudur...”
Birkaç örnek, bu savunmayla ilgili: Karadeniz Teknik Üniversitesine gelen Çevre Bakanını protesto etmek isteyen öğrencilere polis ve güvenlikçiler tekme-tokat saldırır... Başbakanı ıslıkla protesto ettiler diye, spor sahalarında çalınan ıslıklara ceza geliyor... Polis, Başbakan gelecek diye, elektrik arızası ekibini yola yatırıp aradı... Ankara’da torba yasaya karşı yürümek isteyenlere polis saldırdı, bir bayan işçi, polisin gaz bombasıyla yaralandı... Daha niceleri...
Ama Recep Bey bir sözünde çok haklı: “Güvenliğimiz için çalışan hiçbir kuruma haksız, yıkıcı, tahkir ve tahrip edici eleştiri getirilmesini kabul edemeyiz...” Bir de halkın güvenliği için çalışsalar...


Muhteşem büyüklerimiz

ZAHİD AKMAN: Deniz Feneri Yolsuzluğu’yla tanınan Eski RTÜK Başkanı Zahid Akman, şimdi de RTÜK yolsuzluğuyla gündeme gelmiş. Deniz Feneri uykuya gönderildi, RTÜK’ün de eli kulağındadır, o da yakında hasıraltı edilir. Bakalım yeniden gündeme nasıl gelecek Zahid Akman?
NECMETTİN ERBAKAN: Büyük adamsın Hoca, sen... Yıllar önce, sana “Mercümeklerin, Bosna paralarının hesabını soracağım,” diyen Tansu Çiller’i kündeye getirdin, susmasını sağladın... Sonra “kayıp trilyon” davasının aleyhine sonuçlanmasının ilk aşamasında, öğrencin Abdullah Gül sayesinde içeri girmekten yırttın... İkinci aşamasında da, bir diğer öğrencin Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Meclisteki adamlarının aracılığıyla trilyonları ödemekten kurtuldum... Şimdi son bir aşama kaldı: AKP iktidarı, senin bunca yıldır çektiğin üzüntüleri gidermek için şöyle bir 50-60 trilyon verilmesi gerekçesiyle yeni bir yasa çıkartmalı...
İLHAN ATIŞ: Kendileri Adana Valisi olurlar... Adana’da büyük çapta bir yolsuzluk olayı olur. İş büyüdükçe büyür. Ve sonunda Vali, basına bilgi veren memurların bulunması için talimat verir... Günümüzün “ileri Demokrasi”si galiba böyle oluyor...
RÜŞVETÇİLER: Rüşvet Ligi’nde, geçtiğimiz yıl Dünya 6.sı olmuşuz. Yakışmıyor bize. Dilerim bu yıl finale kalırız, gelecek yıl da Allah’ın izniyle Dünya Şampiyonu oluruz...
KOYUN: Dünyadan söz edince, bir haberden söz etmek istiyorum: Cambridge Üniversitesinin yaptığı bir araştırmaya göre koyunların zannedildiği gibi aptal olmadığı, aksine karar alabildikleri ortaya çıkmış... Bir dayanak noktamız daha yerle yeksan olmuş oldu... 

evrensel.net
www.evrensel.net