“Fransız kalanlara” inat, 1 Mayısta alanlara


28 Nisan 2011 09:27

Avrupa Komisyonu İnsan Hakları Komiseri Thomas Hammarberg, Gazetecilere Özgürlük Platformu heyeti ile dün yaptığı görüşmeye başlarken, Türkiye’deki basın ve ifade özgürlüğü meselesine, ilgi alanı itibarıyla yabancı olmadığını, ancak özellikle Ahmet Şık ve Nedim Şener’in tutuklanmasının ardından, sorunun, hem Türkiye hem de Avrupa kamuoyunda geniş ölçüde tartışılır hale geldiğini tespit etti.
Yani, bizim anlayacağımız dilden, esasında Türkiye’deki sorunlara “Fransız olmadıklarını” belirtmiş oldu.
Meseleye “Fransız olmayanlar”, şimdi, ardı arkası kesilmeyen görüşmeler dizisi başlatarak, yalnızca basın ve ifade özgürlüğüyle ilgili sıkıntıları değil aynı zamanda medya üzerindeki mali ve politik baskıları, yasalardan kaynaklanan sorunları da analiz etmeyi amaçlıyorlar.
Hammarberg, Avrupa’dan Türkiye’ye bir heyet gönderilmesi kararı alındığını da anımsattı, ancak bu heyetin oluşumu ve çalışma yönteminin belirlenmesi için çalışmaların sürdüğünü söyledi.
Hammarberg’in bu sözlerinden, bizim anladığımıza göre, Türkiye’deki meselelere “Fransız kalmayan” Avrupalılar, “Türkiye’deki Fransızların” canını daha çok sıkmaya devam edecekler.
Çünkü Türkiye’deki meseleleri görmezden gelerek ve görülmesini engellemeye çalışarak, kendilerince “Tüm tabuların yıkıldığını, her şeyin tartışılabildiğini, özgür bir ortamın yaratıldığını” savunan iktidarın canını, gerçeklerin gizlenmesi değil ortaya çıkarılması sıkıyor. Bilirsiniz, bizde bir başka deyim daha vardır: “Türk’ün aklı sonradan gelir!”
***
Türkiye işçi sınıfı, 1 Mayıs gösterileri için Taksim Meydanı’nı yeniden kazandıktan sonra, bu yıl yine İstanbul’da ortak mitinge hazırlanıyor. İşçi sınıfının bir parçası olan gazeteciler ise bu yıl 1 Mayıs kutlamalarına en heyecanlı şekilde hazırlanan emekçilerin önünde geliyor.
Gazeteciler, kendi sınıfsal çıkarlarını temsil eden Türkiye Gazeteciler Sendikası pankartı arkasında, kitlesel olarak, tüm işçi sınıfıyla bütünleşerek, Taksim Meydanı’na yürüyecekler. Gazetecilere özgürlük mücadelesi; sendika üyesi olan ya da olmayan tüm basın emekçileri tarafından, “Ahmet Şık’ın ve Nedim Şener’in arkadaşları” tarafından 1 Mayıs alanına taşınacak.
Gazeteciler, Taksim Meydanı’nda, cezaevlerindeki tüm gazetecilerin serbest bırakılmasını, başta TCK ve TMK olmak üzere basın ve ifade özgürlüğünü, yani halkın haber alma hakkını kısıtlayan bütün yasal düzenlemelerin değiştirilmesini talep edecekler.
Meslektaşlarımızın bir kısmı cezaevlerinden tahliye edilirken, yenileri tutuklanıyor. Takibini yapabilmek neredeyse olanaksızlaşacak. Tahliye olanların yerine son olarak 19 Nisanda Dicle Haber Ajansından Kadri Kaya ve Erdoğan Altan’ın da tutuklanmasıyla, cezaevlerindeki gazeteci sayısı hâlâ 67…
***
“Fransız kalanlara” Türkiye’deki gerçekleri göstermek; halkın gerçekleri öğrenme hakkına saygı duyulmasını sağlamak; mesleki ve sınıfsal dayanışmamızı yükseltmek amacıyla 1 Mayısta haydi alanlara!

evrensel.net
www.evrensel.net