Şiirlerle zincirleri kırmak


31 Mart 2011 14:23

Siz adamı şair,
Siz adamı yazar,
Siz adamı adam edersiniz!
***
Tarih, iyi okunursa, bize geleceği de gösterebilir.
Evrensel’deki bu 100’üncü yazımın yayım tarihini 1 Nisan 2011 Cuma yerine –eğer hâlâ yazabiliyor olursam– 1 Nisan 2016 Cuma olarak atmayı ve demokratikleşme tarihimizin izini iki yüz yıllık şiirlerimizde sürmeyi denemek istedim.
Bu gök kubbenin altında söylenmedik söz kalmadı. Söylenmiş sözlerden yola çıkarak, ders alalım istedim.
Yayımlanmamış kitaplar toplatılır, söylenmemiş düşünceler yasaklanırken; yayımlanmış şiirlerimizle yeniden doğmak istedim.
***
“Vakt-i istibdatta söz söylemek memnu idi;
Ağlatırdı ağzını açsan hükümet ananı!
Devr-i hürriyetteyiz şimdi, değişti kaide,
Söyletirler evvela, sonra………..!” (Eşref)
***
Devr-i “ileri demokraside”, son dizenin sonunu merak edenler açıp kitaptan okusunlar, ben yazamam!
***
“Vaktiyle büyük bir devenin bir başı varmış…
Başsız deve olmaz ya, masal, neyse; bütün gün
Yaz kış, bu beyinsiz, bu çürük baş
Çöl, kır, tepe, dağ, taş,
Biçareyi beyhude sürükler ve yorarmış…
Biçare ağır gövde ne yapsın, kime küssün?
Bir karga bulup derdini dökmüş, o demiş: –Vah!
Baştan büyük Allah… başa gelmiş, çekeceksin.
Artık işe hörgüç bile şaşmış
Kuyruksa dolaşmış
Baştan başa enhayı; fakat kimseyi Allah
Baştan düşürüp kuyruğa baktırmasın; ilkin
Bir parça durup dinleyen olmuşsa da, git git,
Âlem bu uzun derdi işitmekten usanmış;
Artık kime dinletmeğe gitse,
Kim duysa, işitse,
Yüz vermediğinden, devecik sakin ü sâkit
Bir hendeğe inmiş, başı sokmuş ve uzanmış,
Birden çekilip: ‘Haydi – demiş – dûzaha, murdar!’
Haksızlık eden başları bir gün… koparırlar.” (Tevfik Fikret)
***
Yani, “Haydi cehenneme, mundar!”
***
“Geçmişten adam hisse kaparmış… Ne masal şey!
Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?
‘Tarih’i ‘tekerrür’ diye tarif ediyorlar;
Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?” (Mehmet Akif Ersoy)
***
“Dünyadan memleketinden insandan
umudun kesik değil diye
ipe çekilmeyip de
atılırsan içeriye
yatarsan on yıl on beş yıl
daha da yatacağından başka
‘Sallansaydım ipin ucunda
bir bayrak gibi keşke’
demeyeceksin
yaşamakta ayak direyeceksin.
Belki bahtiyarlık değildir artık
boynunun borcudur fakat
düşmana inat
bir gün fazla yaşamak.
(…)
Yani içerde on yıl on beş yıl
daha da fazlası hattâ
geçirilmez değil
geçirilir
kararmasın yeter ki
sol memenin altındaki cevahir.” (Nazım Hikmet)
***
“Bizim Papaz Efendi dedi ki:
‘İsa bir yanağına tokat yedi
Öbür yanağını da çevirdi
İsa’nın yediği iki tokat
Roma’yı devirdi..’
Ben de Papaz Efendi’ye dedim ki:
‘Ben de İsa Babamızın kuluyum
Her gün efendimizden tokat yiyorum
Her tokat yiyişimde
Öbür yanağımı da çeviriyorum
Efendim niye devrilmiyor Roma gibi?
Roma’dan güçlü mü bizim efendi?” (Ercüment Behzat Lav)
***
Kanunlar mı daha güçlüdür, yoksa “kanun hükmünde kararnameler” mi?
***
“Yargıçta suçumuzu sordular
– Bileklerimizde karakol mühürü vurgular–
Dedik ki çok
Dedik ki yok
Dedik ki adam öldürmedik kan içmedik
Yalnız iki laf dedik.” (İlhami Bekir Tez)
***
“Savcı nedir düşündün mü,
Dağları sorguçlu kılan?
Onlar susmaz, gece gündüz, onlar haykırır yücede.
Geçmiş dağlardan yalnayak, durmuş kapına bir işsiz,
Seni bile içli kılan.
Savcı, nedir düşündün mü,
Bıçakları uçlu kılan?
Bir eski hak alınmamış, bir dere kan sorulmamış,
Şunun bunun alın teri,
Alınları taçlı kılan.
Savcı, nedir düşündün mü?
Yazıları suçlu kılan?
Usla, yürekle büyümüş, gündüzler geceye karşı,
Ama nedir çağlar üzre,
Beni senden güçlü kılan?” (Fazıl Hüsnü Dağlarca)
***
“çocukluk arkadaşınızdı otel kayıt memuru
    önce onu yaktınız
türküleri yaktınız şiirleri yaktınız
doğru sözü yaktınız
akşamları geçerek önümden gidersiniz evlerinize
yıkıntıma sinsi sinsi gülersiniz
kapıda sizi karşılayan çocuklarınız
onlar da öğrenir bir gün
içindeki insanlarla yaktığınız
bir otelin
sonsuza dek
kül tüküreceğini yüzünüze” (Akgün Akova)
***
“Hayatım benim, kırk yıllık hayatım
Seni başarabildiğimce dürüst yaşadım
İçim burada da pırıl pırıl şimdi
Geçer, güzelim, bu günler de geçer
Sökülüp atılır dikenli teller
Koparır halk bir gün zincirlerini” (Ataol Behramoğlu)
***
Siz adamı şair,
Siz adamı yazar,
Siz adamı dinden imandan edersiniz!
***
Tüm şiirler, Ataol Behramoğlu’nun iki ciltlik Büyük Türk Şiiri Antolojisi’nden alınmıştır. (Sosyal Yayınlar, 2001). Her şiiri bilerek seçtim, her sözcüğünü inanarak yazdım.
Kimseden talimat almadım!

evrensel.net
www.evrensel.net