‘Trump sonrası’ tartışması başladı!..
“Mühürsüz zarflar” kullanma becerisi gösteremeyen Trump ezici denebilecek bir yenilgiye uğradı.
Ancak fark öyle açık, sonuçlar öyle net ki, Trump, sanki Trump değilmiş gibi, hemen yenilgiyi kabul ederek “pes” dedi.
Teksas 38 yıldır Cumhuriyetçi hegemonyasındaydı, 40 yaş altındakiler Demokrat senatör görmemişti. Kansas’taysa 94 yıllık Cumhuriyetçi egemenliği vardı. Trump asırlık egemenliğinin bile yıkılmasına neden oldu.
Derin analizler gerekmiyor. İran’ açılan savaşın bir sonucu olarak yükselen petrol fiyatlarının arabasına atlayıp işine gitme ya da yalnızca gezme alışkanlığını gözden geçirme raddelerine gelen “orta sınıf” olarak tanımlanagelmiş ortalama Amerikalı üzerindeki etkisinin sözünü etmek bile yeterli. Ne söz verdiyse tersini yapan Trump ektiğini biçti. “Savaşları bitireceğim” demişti örneğin seçilirken, bitirme bir yana yenilerini açtı. Yenilgiyi ise listede kendisinin olmayışına bağladı. Kendisi olsaymış Cumhuriyetçiler ezici üstünlük kazanırmış!..
Öte yandan “pes” deyişini “Demokratlarla her konuda birlikte çalışabiliriz” sözleriyle süsledi. Oysa “Vetocu başkan olacağım” demişti!
Cumhuriyetçiler hem Temsilciler Meclisi hem de Senatoda azınlığa düşünce Trump’ın kalan süresini “topal ördek” olarak tamamlayacağı kesinleşti. Etkisiz ve “yetkisiz” bir başkan olacak bundan böyle. Bu, şimdiden “Trump sonrası” tartışmasını başlattı. Trump’ın gittiği kesin de, sonrası ne olacak- merak konusu bu artık. Demokratlar neyi ne kadar değiştirecek? Örneğin Avrupalı “müttefikler” ile yeniden dayanışmanın öne çıkarıldığı Biden politikalarına dönülecek mi? İran savaşı ne olacak? Trump’ın “Sırada o var” dediği Küba’ya Amerikan yaklaşımı değişecek mi? Ortadoğu’da az da olsa frene basılacak, aralarında çok sayıda İsrail yanlısı olan Demokratlar, Trump yönetiminin bile sertçe eleştirmeye başladığı İsrail’le ilişkileri gözden geçirecek mi?
Ya Elçi Barrack’ın dediğine göre “meşruiyeti” Trump’da arayan Türkiye’yle ilişkiler farklılaşacak mı?
Bu sorular aslında sadece sözcüğün gerçek anlamıyla “Trump sonrası” değil, Trump’ın “topal ördek” haline geldiği iki yıllık dönemi için de soruluyor. Amerikalılardan zılgıtı yiyen Trump politikalarında isteyerek ya da mecburen ne tür değişiklikler yapacak?
Biliniyor, Trump, uluslararası aşırı sağ akım ve örgütlerin yalnızca “koruyu meleği” değil denebilirse yönlendiricisiydi de. Avrupa’da seçimler dahil tüm politik gelişmelerde ağırlığını aşırı sağ partilerden, örneğin Almanya’da AfD’den yana koyan Trump tutumunu değiştirecek mi?
Ve dış destek önemsiz değilken, belirleyici olan her ülkenin iç gelişmeleri ve güç ilişkileri olduğu gibi, “topal” Trump’ın destek ya da kösteklerinin artık ne denli etkili olabileceği de tartışmalı. Macaristan’da örneğin Trump’ın desteğine rağmen Orban devrilmişti. Saray yazıklanmaya başlamıştır bile, ancak bundan sonra Trump etkisinin azalacağı öngörülebilir.
Hele Avrupalıların NATO ortaklıklarını sürdürürken başta silah harcamalarını katlayıp Avrupa ordusu kuruluşunu ciddiye bindirmeleri olmak üzere kendi bağımsız emperyalist çıkarları yolunda yürümeye yöneldikleri koşullarda Trump’ın pervasızlıkları öneminden kaybedecektir.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et