13 Ekim 2026 00:15

İnsan müsveddeleri ve kapitalizm…

YAZIYI SESLİ DİNLE
0:00 0:00

Gözlerimizin önünde bir yılı aşkındır bir tiyatro oynanıyor. Komedi değil. Trajedi de değil. Ama ikisi birden. Trajikomik bir oyun. Ya da sürece yayılan bir uygulama. Özü, bir hukuk skandalı olması.

Yasaların da yargılamaların da “Türk milleti adına” yapıldığı ileri sürülür.

Yasalar ve tabii ki anayasalar da yasama organında ete kemiğe büründürülür. Yasama organının “halkın iradesinin tecelligahı” olduğu söylenir. Çünkü halk tarafından seçilmiştir. Koşullarına, halkın iradesinin, örneğin halkın ne kadar örgütlü olduğu ne kadar özgürce tartışıp çeşitli kesimlerinin toplam iradeyi oluşturmak üzere görüşlerini ne kadar serbestçe yayabildiği koşullarda gerçekleştiğine bakılmaz. Ancak genel-geçer bir yaklaşımla “Halk oyunu kullandı, seçimini yaptı; vekilleri de onun adına yasaları yapıyor” denir.

Yüze yakın kez orasına burasına ek yapılıp orası burası değiştirilen son Anayasa örneğin, 12 Eylül darbecileri tarafından yazdırılmış, darbecilerin atadığı “Danışma Meclisi”nde onaylanarak halk oyuna, yani referanduma sunulmuştur. Ama adı “referandumdu”; halk hiçbir tartışmaya katılmamıştı, zarflar şeffaftı ve biri mavi diğeri turuncu olan ‘evet-hayır’ oylarının hangisinin kullanıldığı belli oluyor ve 50’ye yakın idam cezasının infazını emreden askeri cuntanın ‘hayır’ oyu verecek olanlarının başına ne çoraplar öreceği tahmin edilebiliyordu. Düşüncelerin serbestçe yayılabilmesi bir yana oylar serbestçe kullanılamamıştı.

Ama yine de bu Anayasa’nın defalarca değiştirilmesinden kaçınılamadı.

Yetmedi; geriye kaldığı kadarıyla Anayasa’nın açık emirleri de uygulanmadı. “AİHM kararları uygulanır” diyordu Anayasa örneğin, uygulanmadı. “Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulur” diyordu, uyulmadı. Özetle yasaları yapanlar kendi yaptıkları yasalara uymadı.

Anayasa’da da yasalarda da “tutuklama istisnaidir” denir, öyle olmadı. Çifte standart olmaz, “Yasalar herkese eşit uygulanır” denir, standart farklılaştı. Örneğin bazı belediye başkanlarının birkaç bin lira rüşvet aldığı ileri sürüldü ve tutuklandılar; ancak son fon vurgununda bir eski bakan iki milyardan fazla şüpheli kazancı olmasına rağmen ifadesi alınıp uğurlandı, Ankara’nın eski belediye başkanı ağzında sakızla geldiği ifadesinden güle güle ayrıldı. Oysa hem de cemaate “parsel parsel” arazi tashih ettiği iddia edilmekteydi.

Burada kalmadı, devam ettirildi. Tıpkı Cumhurbaşkanı ve partisinden olanlar gibi aynı “halkın iradesi” ile seçilen belediye başkanlarıyla belediye meclis üyeleri istifa ya da daha çok parti değiştirmeye “ikna” edildi. “Halkın iradesi” ile seçilen belediyeler el değiştirmeye başladı.

İlginçti! Anlı şanlı, zamanında çok yüceltilmiş, kibrinden yanına varılmaz, mangalda kül bırakmaz afra tafralı kişiler tam tersi olmasa bile, kısa süre önce “Katiyen olmaz” dedikleri pozisyon değişiklikleri yaptılar. Hem de güle oynaya, yüzlerinde gülücüklerle yeni banilerine övgüler dizdiler!

İnsan müsveddeleri denip geçilebilir!

Transferlerini gerçekleştirenler aşağı kalmadı, onlarla yer değiştiren belediyeleri almakla onlardan da çok övündü.

Son haftalara damga vuran fon vurgunu olayı ve tümü aynı çevreden örgütçüleri farklı kategoriden değildir. Afra tafralarından semtlerine uğranamazdı. Herkese tepeden bakarlardı. Şimdi “Halkın vicdanının isyan etmemesi” için bir bölümü bir süreliğine “içeride” misafir ediliyor. Cebe atılanla kamuya bindirilen toplam zararın 100 milyar doları aştığı hesap ediliyor.

Nerede muhalif belediyelerde alındığı iddia edilen rüşvetler nerede yüz milyar doları aşkın vurgun!

Sorun “müsveddelik” sorunu değil kapitalizm ve yiyicilik serbestliği sorunudur. Düşünceyi yaymak ve örgütlenmek serbest değildir; ana muhalefete bile “mutlak butlan” kararıyla kayyım atanır ama yiyicilik serbesttir! Değişmesi gereken şu ya da bu partiden çok bu tür müsveddeler de üreten serbest yiyicilik düzeni olan kapitalizmdir.

Ve “Hele sandık gelsin” demenin çözüm olmadığı artık anlaşılmalıdır. 12 Eylülcüler sandığı getirdiler ama açık oylama gizli sayımla getirdiler! Tavşan sadece şapkadan değil sandıktan da çıkartılabiliyor. Sorun, halk iradesinin sandığa olduğu gibi ve sağlam yansımasının garanti edilmesinin sağlanması sorunudur!

Evrensel seninle güçlü!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Evrensel'i Takip Et