30 Ekim 2026 00:15

‘Öğrenci Listesi’, MESEM ve okul beslenmesi: ‘Millet meclisi’ toplum meclisi mi?

YAZIYI SESLİ DİNLE
0:00 0:00

Dün Türkiye Cumhuriyeti’nin 103. yıl dönümüydü, Anadolu halkları için bu tarih boyunca gerçekleşen belki de en temel siyasi kırılma ve geçiş anıdır, ama geçmişin pek çok yükü ve sınırlılıklarını da barındırarak. Güncel gerilimleri çok daha fazlası ile barındırarak.

Ekim ayı Sırbistan seçimlerinde “öğrenci listeleri”nin mecliste çoğunluk sağlamasına da tanıklık etti. Bu da önemli bir dönemece işaret edebilir.

Bugünün ana sorusuna dönersek; okulda çocuğuna su hakkı ve beslenme hakkı düzenleyemeyen, böyle bir karar alma eğiliminde olmayan, işçisini emeklisini neredeyse açlığa mahkum eden, aksi yönde uygun yasalar oluşturmayan cumhuriyetler veya millet meclisleri de var da bunlar toplumun meclisi, toplumun cumhuriyeti olma özelliğine sahip mi, kaç tür cumhuriyet var?

Halkın yüzde 99’unun yer almadığı cumhuriyetler ve Sırbistan ‘öğrenci cumhuriyeti’

Tiranlığa, sultanlığa, şahlığa, krallığa, monarşiye karşı veya onlardan farklı olarak tanımlanmış bazı zümrelerin karar süreçlerinde yer alma hakkı olduğu devletler cumhuriyet sayılabilir.

Her cumhuriyet toplum cumhuriyeti değil, demokrasi bile değil, nüfusun yüzde 90’ının, hatta pratikte yüzde 99’unun “millet” olmadığı, nüfusun yüzde 1’i de olsa “millet”in olduğu ve bunların yönettiği cumhuriyetler var.

Ne cumhuriyet ne de “millet meclisi” doğrudan o topraklarda yaşayan “demografya/nüfus” meclisi anlamına gelmez, nüfuzlu grupların meclis yönetimleri de “cumhuriyet”tir. Cumhuriyetin ayırıcı özelliği monarşi veya krallık değil de tanımlanmış daha geniş bir grubun meclise dayalı yönetimleri anlamındadır.

Roma bir dönem cumhuriyetti, Fransa da cumhuriyet, ABD, Mısır, İtalya, İran, Çin ve Kuzey Kore de.

Sırbistan’daki “öğrenci listeleri” umarım “öğrenci cumhuriyeti”ne dönüşebilir.

Antik Roma Cumhuriyeti ve kölecilik: Romalı soyluların cumhuriyeti, fakirler, kadınlar, köleler, yabancılar yok

MÖ 500’lere kadar giden Roma Cumhuriyet dönemi aynı zamanda kölecilik dönemidir. “Roma halkından” olanlar “Romalı sahipler soylarından” gelenler anlamındadır. Soy da “kadını ancak kadınlık” anlamında tanımlar, Roma Cumhuriyeti’nin, senato veya komitelerinin parçası değildir. O topraklarda yaşayan yoksullar, köleler zaten yer alamaz. Plepler/Avam’dan büyük çiftçiler, zanaatkarlar, tüccarlar bile bazı dirençlerle kısmi tribünler oluşturabilmişti, kısmi yönetsel güçler edinebilmişti. Roma Cumhuriyeti, kısaca patrici/ soylu erkekler ve zengin plep erkeklerinden oluşan senato ve komitelerden oluşur.

‘Toplum’ ile ‘millet’ veya ‘egemenliğin millette olması’ farklı anlamlarda: Mülkiyet/sahiplik hakkı ölçütü

“Toplum”, bir devlet altında yaşayan o devlete dair nüfus ile “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” iki farklı anlama geliyor.

Toplum, nüfus gibi terimler daha geniş olarak bir devletin toplam tebaasını tanımlarken “millet” o nüfustan ancak sahiplik/mülkiyet ve yönetim hakkına sahip zümresini ifade ediyor, daha sonra bu seçme seçilme hakkına temel oldu.

Fransız İhtilali: Nüfusun yüzde 10’u kadarı seçme seçilme hakkı elde etti

1789 Fransız İhtilali ile birlikte, burjuvazi de seçme seçilme hakkı elde etti, “erkek” olmak, “Vergi ödüyor” yani “Sahip olmak” şartlardandı. İşçi, köle, kadın, hizmetçi, uşaklar bu hakka sahip değildi. Yani zengin tüccar ve toprak sahipleri “meclis”e, “cumhuriyet”e dahil olma hakkı elde etti.

Meşrutiyet ve cumhuriyetin ilk dönemleri: ‘Toplum meclisi’ değil işçinin, kadının, topraksızın hakkı olmadığı ‘Millet Meclisi’ cumhuriyeti

I. Meşrutiyet, II. Meşrutiyet, Büyük Millet Meclisi, İstanbul ve Ankara dönemleri, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk cumhuriyet dönemleri seçimleri tüm erkek ve kadınları kapsamıyordu. Yani Millet Meclisi resmi olarak da “tüm yurttaşların meclisi” değildi, herkese seçme seçilme hakkı bir süreç içinde tanımlandı, nüfusun yarısından fazlasını oluşturan kadınlar bile Meclise seçme seçilme hakkını 1930’larda halk elde edebildi (1930 belediye, 1933 muhtarlık, 1934 milletvekilliği hakları), bugün bile buralarda pratikte çok sınırlı temsil ediliyorlar.

Hanenin sahibi, milletin sahibi olursa ‘cumhuriyet’ değil ‘despotluk’ olur

Despotluk -dems- (ev, hane) + *poti- (sahip, lord, efendi) köklerinden hanenin sahibi kökünden geliyor, milletin sahibi olduğunda despotik rejime dönüşüyor. Sahiplik, sahip olduğu alanda her tür keyfiyetin/gücün onda olduğu anlamında, yani isterse çocuğunu karısını öldürebilir, o kadın özgür kişi değil efendinin mülkü yani eşi değil de “karısı” ise.

Sırbistan: Oligarşik partiler değil karnı aç öğrenci topluluğu cumhuriyeti

Ekim ayı içinde Sırbistan’daki seçimler fraklı bir örnek oluşturdu. Öğrencilerin belirlediği listeler mecliste çoğunluğa ulaştı. Öğrenciler aday olmadı, öğrenciler doğrudan meclise girmedi ancak meclise girecek temsilcilerini listeler üzerinden belirlemiş oldu.

Aslında bu günümüzde öğrencilerin ve onların işçi, yoksul, hatta memur, emekli hanelerinin giderek ortak kaynaklardan ve saygınlıktan uzaklaştıklarını, buna bir direnç oluşturma eğilimini eğirdiklerini gösteriyor.

Sırbistan ancak liste belirleme halinde bile olsa, doğrudan ilgili bileşenlerin, okul bileşenlerinin, üniversite bileşenlerinin, kent bileşenlerinin, toplum bileşenlerinin etki sağlaması bakımından önemli bir örnek oluşturmaktadır.

Oluşan parti oligarşilerine karşı, dolayısıyla meclis oligarşilerine karşı, artık aktüel/gerçek süreçte de farklı bir tarz oluşturabilirse, farklı bir cumhuriyet rejimi modeli haline gelebilir.

Liberal Arts: Karnı doyan öğrenci cumhuriyeti 

Eğitim ve okul hakları da “schole” veya “liberal arts” aynı toplumsal ve etimolojik gerçekliklere bağlı bulunuyor. Okul düşünmeye, felsefe yapmaya (schole) imkanı/zaösnı olan özgür sınıflar için başladı, dersler de “liberal arts” diye anıldı, ancak mülkiyet hakkına sahip özgür erkek efendilerin ve onların erkek çocuklarının hakkı olarak Endüstri Devrimi’ne kadar devam etti. Bu kez de nitelikli niteliksiz okul ayrımı eski ayrımların bir tür sürdürümüne dönüştü.

Güncel olarak çocukların aç kaldığı, bir öğün yemek bile bulamadığı bir ülkede “toplumun cumhuriyeti” oluşmamış demektir, buna yönelik bir yasa çıkarmayan “Millet Meclisi” toplumun meclisi olmayı hak etmiyor demektir.

Partilerin küçük prensliklere, oligarşilere dönüştüğü bir halde, toplum yararına kararlar çıkması da seçim sırasındaki oy kaygısı ile popülist bir karar olmazsa, pek olası gözükmemektedir.

Öğretmen ve öğrenciler, kendi listelerini umarım oluşturabilirler. En azından “Okul yemeği yoksa oy da yok” diyebilirler.

Öğrencisinin işçisinin emeklisinin karnı doyduğu, bulunduğu yerde ve ülkede meclisi oluşturduğu cumhuriyetlere dileğiyle.

İki temel şart: Sadece temsilci seçmek değil etkili olmak ve denetlemek

Cumhuriyetler temsili cumhuriyet ötesinde toplum cumhuriyetleri pek olamadı. Sadece liste belirlemek ancak temsilci belirlemek anlamına geliyor ama etkili olmayı, denetimi garanti etmiyor. İktidarı denetleyecek ve yönetene kullandığı yetkiye dair hesap sorabilecek bir duruma gelinirse demokrasiler yol almış olacak.

Bugünlerde bütçe maratonu var.

Öğrencilerin, hanelerin, hükümetten yöneticilerden bütçeyi nasıl kullandığına, fon soygununa, futbol kulüplerinin borçlarına, özelleştirmelere, eğitim bütçesine kadar hesap sorabildiği ve bütçeyi denetleyebildiği halde demokrasi biraz daha olgunlaşacak.

Cumhuriyet ve demokrasi ne halde, sadece okul yemeği bile, çocukların aç kalması, MESEM’ler, emeklilerin hali, çalışanların hali temel göstergeler.

Sınıfsız zümresiz cumhuriyetler hiç kimsenin açta açıkta kalmadığı birlikte üretip birlikte paylaşıldığı toplum cumhuriyeti olursa başarılacak.

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Evrensel'i Takip Et