29 Ekim 2026 00:25

‘Lulismo’nun Sınırları: Brezilya’da sınıf ittifakları, devlet ve sol

YAZIYI SESLİ DİNLE
0:00 0:00

Lula da Silva, 25 Ekim 2026'daki ikinci turda Flávio Bolsonaro’yu yenerek dördüncü kez Brezilya başkanı seçildi. Bu sonuç, solun toplumsal temsili ve örgütlenme becerisi açısından önemli bir gelişme. Ne var ki, seçim sonucunun ötesinde dikkat edilmesi gereken iki boyut daha var: Bunlardan biri, sendikal hareketin tarihsel birikimiyle genç kuşakların yeni siyasal katılım biçimlerinin kampanya sürecinde kurduğu ilişki. Diğeri, Brezilya’da iktidar bloğunun yapısı ve sermayenin farklı gruplarının devlet iktidarı üzerindeki mücadelesi.

Geleneksel ve dijital siyaset

Öncelikle ne oldu?

İlk turda yüzde 45,16’da kalan ve Bolsonaro’nun yaklaşık 2,2 milyon oy gerisine düşen Lula, ikinci turda oyların yüzde 51,79’unu alarak yeniden seçildi. İlk turda valiliklerde ve Kongre seçimlerinde ağır bir yenilgi alan İşçi Partisi (PT), kampanya stratejisini değiştirdi. Milletvekili André Janones’in kurduğu WhatsApp tabanlı “Exército do Lula” (Lula’nın Ordusu) ağı yaklaşık 50 bin katılımcıdan 10,8 milyonun üzerine çıktı. “Vira-Voto Brasil” girişiminde gönüllüler yakın çevrelerindeki kararsız seçmenleri ikna etmeye çalıştı.

Sit Tsui’nin üzerinde durduğu üzere dijital araçlar geleneksel örgütlenmenin yerini almadı ama yeni bir siyasi iletişim sentezi oluşturuldu. Üniversitelerdeki öğrenci hareketleri, mahalle dayanışması ve kitlesel yürüyüşler dijital ağlarla birbirini besledi. Gençler propaganda içeriği üretti, seçmenleri sandığa gitmeye çağırdı ve ABD menşeli büyük teknoloji tekellerinin dezenformasyon kampanyalarına karşı propaganda faaliyetlerinde yer aldı.

Belirtmek gerekiyor, tablonun kuşakların siyasetle kurduğu bağ açısından tartışılan bir yönü de var. Gazeteci Glenn Greenwald, Lula’nın sendikal mücadeleden yükselişini yaşamamış gençler için PT’nin düzen karşıtı bir hareket olmaktan çıkmış, uzun süredir devleti yöneten siyasal düzenin parçası haline gelmiş durumda olduğunu belirtiyor. Ona göre PT, Lula sonrası siyasal kadrolar yetiştirmeyi ve yeni iletişim biçimlerine uyum sağlamayı ihmal etti. Gençlerin kampanyada harekete geçmesiyle partide kalıcı bir siyasal özne haline gelmesi arasındaki mesafe bu yüzden önemli. İkinci turdaki seferberlik bu mesafeyi kapatmaya yönelik bir deneyimdi ancak gençlerin siyasette veya PT içinde karar alma süreçlerindeki kalıcılığı belirsizliğini koruyor.

PT, kararsız seçmenlere nüfuz etmek için ise dijital siyasetin dışında somut ve gündelik siyasete de odaklandı. Haftada altı gün çalışma düzeninin kaldırılması, ücretler düşürülmeden haftalık çalışma süresinin 44 saatten 40'a indirilmesi, gelir vergisi muafiyetleri, Bolsa Família yardımlarının artırılması ve hanehalkı borçlarına yönelik “Desenrola” programı, ücretler ve gıda fiyatları gibi gündelik kaygılara dayandı. Bu programı gençler dışında, iki kutup arasında gidip gelen pragmatik seçmene hitap eden bir siyasi araç olarak işlevselleştirdi.

Seçmen tabanının sınıfsal sarkacı

Ülkedeki seçmen hareketlerinin arkasındaki sınıfsal yapıyı André Singer’in Phenomenal World için verdiği söyleşi açıklıyor. Singer, söyleşide Brezilya siyasetinde kendi tanımıyla ‘Lulismo’nun tarihsel toplumsal tabanını, ideolojik olarak örgütlü Bolsonaro seçmenini ve iki kutup arasında hareket eden pragmatik kesimleri ayırt ediyor.

Aşırı sağın çekirdeği seçmenin yaklaşık yüzde 15’i ancak daha geniş bir muhafazakâr kitleyi peşinden sürükleyebiliyor. Pragmatik seçmenin tercihlerinde ise enflasyon, gıda fiyatları ve borçluluk belirleyici. Evanjelikler bu haritada ayrı bir yer tutuyor; seçmenlerin yaklaşık yüzde 30’unu oluşturan bu kesimin kabaca yüzde 70’i aşırı sağı destekliyor. Singer, bunu Brezilya’nın “Kutsal Kitap Kuşağı” olarak adlandırıyor ve Bolsonarismo’nun en sağlam dayanaklarından biri sayıyor.

Singer’in Impasse kitabında işlediği ve Fernando Henrique Cardoso’nun “sarkaç” imgesinden hareketle anlattığı burjuvazinin çıkarları kendi içinde çelişkili durumu Brezilya seçimlerinde de görülüyor. Brezilya burjuvazi dönemler itibariyle demokrasi ile otoriterlik arasında salınımlı bir görünüm sergiler. Sermayenin modern kesimleri devlet kapasitesini, altyapıyı ve kalkınmayı desteklese de, reformlar emekçilerin gücünü artırmaya, toprak mülkiyetini ve emek rejimini değiştirmeye yaklaştığında desteklerini geri çekebiliyor. Singer bunu “kırmızı çizgi” olarak adlandırıyor.

1964 darbesinde toprak ve emek reformlarının yarattığı sınıfsal gerilimler, 2016’da Dilma Rousseff’in görevden uzaklaştırılmasında ise ekonomik kriz, siyasal koalisyonun çözülmesi ve sermaye kesimlerinin reform programına karşı konumlanması bu sınırların farklı tarihsel koşullarda nasıl işlediğini gösteriyor. Öte yandan otoriterliğin yarattığı siyasal istikrarsızlık, burjuvazinin belirli kesimlerini yeniden demokratik uzlaşmaya yöneltebiliyor. Singer’e göre finans ve bankacılık kesimleri 2018’de Bolsonaro karşısında görece tarafsız kalarak onun önünü açtı, pandemi döneminde ise Bolsonaro’dan uzaklaşarak demokratik rejimin savunulmasına yöneldi. Darbe girişimine ilişkin gelişmeler bu ayrışmayı güçlendirdi.

Küresel işbölümü ve sınıf ittifakları

Bu salınımın maddi koşulları Brezilya’nın bağımlı kapitalist yapısıyla, küresel ve bölgesel işbölümüyle doğrudan bağlantılı. Dünya piyasasına bağımlılık, birincil ürün ihracatının ağırlığı ve geniş yedek işgücü ordusu, toplumsal dışlanmayı sermaye birikiminin yeniden üretim koşullarından biri haline getiriyor. Sanayisizleşme, borçluluk ve güvencesiz istihdam ‘Lulismo’nun hareket alanını daraltıyor. Sorun hükümet tercihlerinin ötesinde, birikim rejiminin yapısında bulunuyor.

Singer güncel ittifakları iki kavramla tarif ediyor. Bolsonaro’nun “konfederasyonu” tarım sermayesini, madencilik ve ekstraktif sektörleri, küçük işletme sahiplerinin bir bölümünü, güvenlik güçlerini ve Evanjelik örgütlenmeleri bir araya getiriyor. Coğrafi olarak güneyden tarımsal üretimin yoğunlaştığı iç bölgelere uzanan bir koridor oluşturuyor. Çevre düzenlemelerinin gevşetilmesinden yararlanan sermaye kesimleriyle dini ve güvenlik ağları arasındaki ilişki, aşırı sağın maddi temelini gösteriyor.

Lula’nın “concertación” ittifakı ise PT’yi, sendikaları, yoksul emekçileri ve toplumsal hareketleri eski PSDB çevreleriyle, finans ve sanayinin uluslararası piyasalarla bütünleşmiş kesimleriyle buluşturuyor. Geraldo Alckmin’in başkan yardımcılığı bu uzlaşmanın simgesi olarak görülebilir. Singer, bilinçli şekilde böyle adlandırıyor çünkü Şili’deki “concertación” da sosyalistlerle Hristiyan Demokratları Pinochet diktatörlüğünün ardından demokratik geçiş için birleştirmişti.

Bu ittifakın sınırları ise ekonomi politikalarında belirginleşiyor. Finans sermayesinin mali disiplin ve finansal istikrar talepleriyle emekçilerin ücret, çalışma süresi ve sosyal haklara ilişkin beklentileri aynı hükümet programında karşı karşıya geliyor. Lula’nın reform siyasetinin sınırını, bu çelişkilerin hangi sınıfsal çıkarlar lehine çözüleceği belirleyecek.

Tarihsel blok mu, güncel birlik mi?

Burada kavramları ayırmak gerekiyor. “Concertación”, Gramsci’nin anlamıyla tamamlanmış bir tarihsel bloktan çok, mevcut koşullarda seçimsel ve savunmacı niteliği ağır basan bir ittifak. Tarihsel blok, ortak bir hegemonik proje ile bu projeyi yeniden üreten toplumsal ve kurumsal ilişkileri gerektiriyor. ‘Lulismo’ ise “concertación”dan daha eski ve köklü bir siyasal-toplumsal oluşum. Yoksul emekçi sınıfların desteğiyle kurulan, gelir dağılımını iyileştirmeyi hedefleyen ancak sermayeyle doğrudan çatışmayı sınırlandıran bir reform siyaseti.

‘Lulismo’ olarak anılan reform siyasetini, Antonio Gramsci’nin pasif devrim kavramıyla birlikte düşünülebilir. Alt ve bağımlı sınıfların talepleri sosyal politikalar aracılığıyla kısmen karşılanırken, bu taleplerin mülkiyet ilişkilerini dönüştürecek bağımsız bir sınıf siyasetine dönüşmesi sınırlanıyor. PT’nin sendikal mücadeleden doğan tarihsel karakteriyle devlet yönetiminde geliştirdiği uzlaşmacı reformizm arasındaki gerilim de burada ortaya çıkıyor. Gençlerin seçim kampanyasında harekete geçmesi, bu gerilimin aşıldığını veya kalıcı bir sınıfsal örgütlenmenin kurulduğunu göstermiyor.

Devlet mekanizması

Nicos Poulantzas’ın devlet kuramı, Singer’in üç rejim ayrımını okumaya yardımcı oluyor. Devlet, sınıf güç ilişkilerinin kurumsal olarak yoğunlaştığı bir alan. Başkanlık, parlamento, yargı ve güvenlik kurumları bu ilişkileri farklı biçimlerde yoğunlaştırıyor; iktidar bloğunun iç çelişkileri devlet aygıtları arasında da yeniden üretiliyor. Singer’e göre başkanlık seçimleri emekçilerin devletten beklentilerini ifade edebildiği başlıca kurumsal alanlardan biri, parlamentoda ise yerel oligarşiler ve sermaye grupları daha etkili. Lula’nın kazanmasına rağmen sağın Kongre’de ve eyaletlerde güçlü kalması bu çelişkiyi görünür kılıyor. Singer üç rejim eğiliminin çatıştığını belirtiyor: Demokratik rejim, ekonomi yönetimini Centrão’nun etkili olduğu parlamentoya kaydıran yarı başkanlık ve faşizan özellikler taşıyan otoriterlik.

Sonuç

Sonuçta Lula’nın zaferi, sendikal hareketin tarihsel birikimiyle genç kuşakların örgütlenme biçimlerinin kampanya düzeyinde buluşabildiğini gösterdi. Kalıcı bir sentez ise henüz yok. Lula, sermayenin belirli kesimleriyle uzlaşarak aşırı sağın iktidara dönüşünü engelledi. Aynı uzlaşma, emekçilerin taleplerini karşılayacak yapısal dönüşümün sınırlarını da belirliyor. Singer'in sarkaç analizi, Brezilya burjuvazisinin demokrasi ile otoriterlik arasındaki hareketinin maddi temelini açıklıyor. Bu hareketin nasıl aşılacağı sorusu, emekçi sınıfların siyasal bağımsızlığı ve örgütlenme kapasitesi tartışmasını gerektiriyor. Brezilya solunun önündeki temel mesele, sermayenin farklı fraksiyonları arasında kurulan geçici dengelerin ötesine geçebilecek bağımsız ve kalıcı bir sınıf örgütlenmesi geliştirmek. Lula’nın zaferinin tarihsel anlamı da bu kapasitenin geliştirilip geliştirilemeyeceğiyle belirlenecek.


Kaynaklar:

Evrensel 31 yaşında!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Evrensel'i Takip Et