Ucuz atlattık
İstanbul’un nezih(?) caddelerinden biri. Cadde dolu. Gün boyu oturulan, kimsenin kalk git demediği, internet bedava kafeler dolu. Pahalı dükkânlarda yükte hafif parada ağır tek tük müşteri Avrupa’dan almayı unuttuğu eksiklerini tamamlama telaşında.
Doğan görünümlü Şahin ünlü Alman, İtalyan arabalarının arasından sıyrılmış, finiş çizgisine koşan atlet gibi kırmızı ışığa koşuyor. “Ya durur ya duramaz” endişesi ile acı sesli freni duyuyoruz.
Herkes bir diğerine fark edilmek istiyormuş gibi geliyor insana. İşin iyisi simit her caddede aynı fiyat; 25 lira. Küçük naylon poşet içerisinde simitimizi alıp, arabaların Veli Efendi Hipodromundaki atları kıskandıran yarışını izleye izleye kimine göre aşağıya, kimine göre yukarıya doğru yürüyoruz.
Önümüzde markalı kıyafetleriyle biri erkek, iki genç. Erkek sigara paketini çıkartıp içerisinden bir sigara alıp yanındakine uzatıyor. Son sigarayı ağzına yerleştirip boş paketi buruşturmadan kaldırıma fırlatıyor. Paketi bir iki tekme ile milli takım santraforu ustalığıyla sürdükten sonra, yine milli takım golcüsü gibi üstüne basıp geçip gidiyor.
“Şuna iki laf söyleyeyim” diye elimi kaldırırken arkadaşım elimi tutuyor.
“Dur saçmalama. Oğlana baksana, spor yapmaya çıkmış mafya tetikçisi gibi. Allah korusun, kızın yanında hava atmak için seni şişlemesi işten bile değil.”
Aklıma Beyoğlu’nda bıçaklanan SAT komandosu geliyor. Onu bıçaklayan, beni kevgire çevirir. Daha birkaç gün önce, arkadaşına kızıp 11 kişiyi vuran lise öğrencisi geliyor. Maraş’ta babasının silahıyla katliam yapan ortaokul öğrencisi geliyor. İnsanlar öldürüldükçe olayı lanetleyen, sonra tekrar öldürülünce yine lanetleyen fıtratçı devletliler geliyor. Hele bir de bu zibidi bilmem ne partisinin, derneğinin, vakfının üyesi filan çıkarsa yandı gülüm keten helva. Kolluk gelip bir de o döverse, tutup “Halkı kin ve bilmem ne” diye içeri atarsa?
Ezilmiş sigara paketini yerden alıp iki metre ötedeki çöp kutusuna atıyorum. Erkek genç bana bakıyor. Gülümseyip, alkışlıyor. Demek ki iyi bir şey yaptığıma inanarak ben de ucuz atlatmanın heyecanı ile gülümsüyorum.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et