08 Ağustos 2014 06:00

Yine Rojava sınırı yine infaz

Urfa’nın Ceylanpınar sınırında, kaçakçı olduğu öne sürülen bir kişi askerlerin açtığı ateş sonucu yaşamını yitirdi. Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, sınırı yasadışı yollarla geçmenin cezasının infaz olmaması gerektiğini belirterek, keyfi uygulamanın olduğunu kaydetti. Elçi, sorumlular hakkında soruşturmanın başlatılması gerektiğini belirtti.

Paylaş

Şerif KARATAŞ
İstanbul


Urfa’nın Ceylanpınar sınırında, kaçakçı olduğu öne sürülen bir kişi askerlerin açtığı ateş sonucu yaşamını yitirdi. Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, sınırı yasadışı yollarla geçmenin cezasının infaz olmaması gerektiğini belirterek, keyfi uygulamanın olduğunu kaydetti. Elçi, sorumlular hakkında soruşturmanın başlatılması gerektiğini belirtti.

İHD Urfa Şube Başkanı Atilla Yazar ise, Türkiye ile Suriye sınırında özellikle Rojava’yla olan sınırın Kürtler kapalı olduğunu kaydetti. Yazar, bunu da bir hükümet politikası olduğunu belirterek, duyarlılık çağrısında bulundu.

BİR KİŞİ KATLEDİLDİ

Urfa’nın Serêkaniyê (Ceylanpınar) sınırındaki olay önceki gün akşam meydana geldi. Rojava tarafından Serêkaniya Serxet tarafına geçmek isteyen ve kaçakçı oldukları ileri sürülen 3 kişi ile Telhamut Mülteci Kampı’na 5 kilometre uzaklıkta bulunan Ateşoğlu Hudut Karakolu’na bağlı askerler arasında çatışma yaşandığı belirtildi. Olayda 2 kişi askerlerce sağ yakalanırken, 1992 doğumlu Yusuf İbrahim adlı kişi başına isabet eden kurşunla ağır yaralandı. Ağır yaralanan Yusuf İbrahim kaldırıldığı Ceylanpınar Devlet Hastanesi’nde yapılan müdahaleye rağmen yaşamını yitirdi. Hastane morguna kaldırılan İbrahim’in cenazesi, Ceylanpınar Cumhuriyet Savcısı’nın yaptığı incelemenin ardından Urfa Adli Tıp Kurumu’na gönderilirken, sağ yakalanan 2 kişi ise hastanede yapılan sağlık kontrollerinden sonra adliyeye sevk edildi.

Askerlerin sınır bölgesinde tedbirleri artırdığı görülürken, olayla ilgili soruşturma başlatıldığı öğrenildi.

SINIR KÜRTLER’E KAPALI
İHD Urfa Şube Başbakanı Atilla Yazar, sınırın Kürtlere kapalı olduğunu söyledi. Özellikle Rojava sınırında Kürtlerin geçişine izin verilmediğini yineleyen Yazar, IŞİD’çilere ve her türlü kaçakçılığa ise açık olduğunu söyledi. Urfa’da IŞİD’çilerin tedavi edilmediği hastanenin kalmadığını da anlatan Yazar, Şengal’de Êzidîlere yönelik gerçekleşen katliamda olduğu gibi sınırda yaşanan katliamlara da dünya kamuoyunun sessiz kaldığını belirtti. Rojava’da oluşan modelin egemen güçler için kötü bir örnek olduğu için hedef halinde olduğunu ifade eden Yazar şunları söyledi: “Rojava’da içinde Kürtlerin, Arapların, Süryanilerin, Hıristiyanların da olduğu farklı inanç ve etnik yapılarında olduğu bir demokratik yapı ile yönetiliyor. Bu model, Ortadoğu’da akan kanı durduracak model, barışı getirecek bir model. Bunu gördükleri için Rojava’yı kuşatmaya aldılar. Nasıl ki Hitler faşizmine karşı Stalingrad bir direniş olduysa, bugün Rojava’da da aynısı oluyor. Buraya yönelik IŞİD saldırısı başarılı olmayınca bu kez Şengal’e yöneldiler. Kürtlerin olduğu bütün yerlere yönelik saldırı var.”

Sınır kapısının resmi olarak Akçakale’de açık olduğunu hatırlan Yazar, buranın sınır kapısının diğer tarafından ağırlıklı olarak Arap nüfusunu bulunduğu için açık tutulduğunu kaydetti. Yazar, Ceylanpınar ve Suruç’taki sınır kapıların kapalı olduğu haftanın iki günü belirli zaman aralığıyla insani yardımlar için açık tutulduğunu belirtti. Yazar, söz konusu sınır kapılarının resmi olarak sürekli açık tutulması halinde Rojava, Şengal başta olmak üzere her yere insani yardımların ulaşmasının daha kolay olacağını ifade etti.

MAYINLARI MENDERES DÖŞEMİŞTİ
Sınırın sınır yakasının iki tarafında yaşayanlar için anlamsız olduğuna dikkat çeken Yazar şunları söyledi: “Kendimden örnek vereyim. Teyzem Rojavalı, Propaganda filmi vardı. nasıl ki bir gecede sınır ikiyi ayrıldıysa bizde de öyle oldu. Demokratik Parti döneminde demokrat olduğunu söyleyen Adnan Menderes zamanında sınır birbirinden ayrıldı. İki sınır muhafızın öldürülmesinin ardından  sınır iki yakasındaki akrabalar bu mayınlar üzerinden birbirinden ayrıldılar. Akrabalık bağları da zayıfladı. Ama şimdi durum değişti. Kürtler 1950’lerdeki Kürtler değil. Bilinçlendi. Rojava’da birine bir şey olursa, buradaki Kürtler kendilerine karşı yapılmış bir gelişme olarak görüyorlar.” Kürtlere yönelik gerçekleşen IŞİD katliamlarına kamuoyunun sessiz kalmamasını isteyen Yazar, kamuoyunun duyarlılık yaratarak, hükümet üzerinde baskı kurmasını ve sınır kapıların açılmasını istedi.

ELÇİ: KEYFİ UYGULAMA 

Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, sınırı yasaya aykırı bir şekilde geçmenin cezasının infaz olmadığına dikkat çekti. Ceylanpınar’da yaşanan keyfi bir uygulama ve hukuk dışını olduğunu kaydetti. Elçi, “Sınırı yasa dışı yollarla geçmenin cezası birkaç ay hapis cezasıdır. Bunun para cezasına da dönüştürülmesi de söz konusu. Bu olayda sorumluluğu bulunanlar hakkında gerekli soruşturmanın başlatılması gerekir” dedi.

İKİ YILDA 25 İNFAZ
Türkiye ile Suriye sınırında son iki yıl içinde sınırda katledilen sayısı ise önceki Kobane’den Türkiye giriş yapmak isteyen Cuman Bilal Osi’nin ardından Yusuf İbrahim’inde infaz edilmesiyle  birlikte 25 kişiyi buldu. Söz konusu rakam kayıtlara geçen rakam. 20 Mayıs’ta Şırnak’ın Cizre ilçesinde iki çocuğunun gözleri önünde Rojavalı Saada Derviş’in katledilmişti.

ÖNCEKİ HABER

İsrail saldırılarının temeli ırkçılıktır

SONRAKİ HABER

Ekrem İmamoğlu: İstanbul'da en büyük ihaleler canlı yayınlanacak

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa