26 Mart 2014 20:11

Berkin'e mektuplar

Paylaş

Ahmet Kaya’nın dediği gibi; “Çocuk oldun, sokaklarda oynamadın sen. Doğdun da büyüdün ama yaşamadın sen.”. Sokaklarda oynayan çocuklara da aşk olsun ki seni unuttular, kardeşlerini unuttular. 269. günde yenik düştüğün bu dünyada sen bizim umudunuz dayanağımız oldun. Hani adalet ‘haklı ve haksızın birbirinden ayrılması, haksız olanın cezalandırılması’ demekti. Bu ülkede adalet, söz konusu 14 veya 15 yaşında ki bir çocuk olunca dahi devlet büyüklerinin haklı olduğunun savunulması anlamına geliyor. Bu veda hiç yerli olmadı, uyanacaksın sen. İnanmıştık bizler buna; sen uyanamadın ama İstanbul uyandı, Ankara uyandı, Zonguldak uyandı, Türkiye uyandı.Bilmiyorum ki sapan mı daha çok acıtır bedeni yoksa bir annenin oğlunun arkasından döktüğü gözyaşı mı? Eğer acıtıyorsa canı sapanlar, kaldırın tomaları sapan kullanın. Ne de olsa daha çok can acıyormuş, daha kötüymüş çocukken oyun oynadığımız sapanlar ve onlar 15 yaşında bir çocuğun öldürülmesini meşru kılarmış. Gülsüm anne bir evlat kaybetti milyonlarca evlat kazandı. Hepimiz Berkiniz. Bu ülkede hala kaba kuvvete baş vuruluyorsa, meydanlarda acılı anne yuhlatılıyorsa, 15 yaşındaki bir çocuğun ülkeyi bölmeye çalıştığına inanılıyorsa ve terörist ilan ediliyorsa bu ülkede ters giden bir şey değil de bir çok şey vardır. Hesabın mahşere kalmayacak, sen rahat uyu umudun çocuğu.

Tuna SÜRENOĞLU
Kozlu Lisesi
Zonguldak


Ölen 14 yaşında bir genç, bir çocuk. Ekmek olmaya giderken vurulmak kimin aklına gelir ki? 269 gün direnmek, direnirken bir halkı uyandırmak... Berkin bu halkın direnişinin bir neferi oldu. Bu ülkede çocuklar ölüyor, bu ülkede çocuklar devlet tarafından öldürülüyor. Bu ülkede 14 yaşında bir çocuk terörist ilan ediliyor! Benim bildiğim 14 yaşında bir çocuk öğrenci olur, ders çalışır, top oynar, şarkı söyler, eğlenir. Hangi vicdan 14 yaşındaki bir çocuğu terörist ilan edebilir ki? Acısı daha taptaze olan anne ve baba nasıl olur da yuhalanabilir? Bir de bunlar yetmezmiş gibi kendi adlarını duyurmak için Berkin’in adını kullanan, direnişlerde kendi bayraklarını ön plana çıkaran dernekler, topluluklar var. İşte tam bunları düşünerek Dersim’de ‘liseli gençler’ olarak Berkin için yürüdük. Biz öğrencilere “Okulun bahçesinde 5 dakika oturun kalkın.” diyen yöneticilere karşı 2 bine yakın öğrenci bir araya geldik. Dersim’in her köşesinde Berkin’i unutmayacağımızı, katillerin kim olduğunu bildiğimizi haykırdık. Bir araya gelince katillere ve bu sisteme yenik düşmeyeceğimizi bir kez daha gördük-gösterdik. Direnişimizle onlara Berkin Elvanların, Uğur Kaymazların, Ceylan Önkolların ve devlet tarafından katledilen daha nice çocuğun hesabını soracağımızı, bizi öldürmekle bitiremeyeceklerini gösterdik. Biz gençler, halkın umudu olmayı ve halkın çocuğu olan Berkinlerin temsili olmayı sürdüreceğiz

Dilşah KAYA
Tunceli Anadolu Öğretmen Lisesi


Berkin Elvan...Uykusuyla tüm Türkiye’yi uyandıran kahraman...11 Mart’a kadar asla öleceğine inanmadığım, inanmak istemediğim kardeşim. Benim, senin ve hepimizin yerine derin bir uykuya dalan; görünüşte minik ama kocaman bir yüreği olan bir çocuk... Berkin’in vurulduğunu duyduğum an dünyam başıma yıkıldı. Berkin kafasından bazı insanlarsa vicdanından vuruldu.14 yaşındaki bir çocuğun öldürülmesini bile sağcı-solcu meselesi yaptılar. Öldürülen bir çocuğa üzülmeniz için siyasi görüşünüzün değil, vicdanınızın olması yeterliydi oysa ki. 14 yaşında bir çocuğun suçu ne olabilirdi ki? Ekmek almaya annesini göndermek istememesi mi? Aklım almıyor. Onun bu cesareti önünde eğilmesi gerekenler ise hala onun ailesini yuhlatabilecek kadar korkaklar. Ancak unutulmamalıdır ki tarih korkakları asla yazmaz!

İlayda ve Beyza
İstanbul

ÖNCEKİ HABER

İş, Ekmek ve Konut!

SONRAKİ HABER

10 Ekim Katliamı ile ilgili yeni iddianamede "insanlığa karşı suç" denildi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa