10 Mart 2014 13:00

Fethiye'de 22 yıl sonra bir kez daha 'Kurden raus'

Fethiye'de HDP'ye saldırı sonrası ırkçı grupların insan avı başlatması, ilçede 1992 Eylülünde yaşananları hatırlattı. Kürtlerin ilçeden kovulmasına kadar varan, sokaklarda simit satan çocukların bile linç edildiği saldırılar için Özgür Gündem 4 Ekim'deki manşetinde neo-Nazi saldırıları hatırlatarak 'Kurden raus' manşetini atmıştı.

Paylaş

Fethiye'de HDP'nin ilçe örgütü açılışı bahanesi ile ırkçı grupların kentte insan avı başlatması Kürtlerin hafızalarında hala tazeliğini koruyan ilçede 1992 Eylül'ünde yaşananları hatırlattı. Kürtlerin ilçeden kovulmasına kadar varan, sokaklarda simit satan çocukların bile linç edildiği saldırılar için Özgür Gündem 4 Ekim'deki manşetinde neo-Nazi saldırıları hatırlatarak "Kurden raus" manşetini atmıştı.

Fethiye'de dün HDP'nin parti tabelasının indirilmesine kadar varan saldırılar HDP'ye dönük son dönemde gittikçe tırmanan saldırı dalgasının son halkası oldu. Açık açık geliyorum diyen bu saldırı örgütlenmesi karşısında yapılan hukuki şikâyet ve başvurulara rağmen herhangi bir güvenlik önlemi, alınıp bu saldırıları örgütleyenlere dokunulmadığı için dün hazırlanan plan devreye sokuldu ve parti binası ırkçı grupların saldırısına maruz kaldı. Parti binasına piknik tüpü atılmasına kadar varan saldırıları ve saldırganları önlemeyen polis ise gidip parti tabelasını bulunduğu yerden itfaiye aracı ile indirdi. Saldırganlara müdahale edilecek yerde parti tabelasının bulunduğu yerden kaldırılması, ırkçı gruplara daha da cesaret verdi ve iş akşam saatlerinde ilçede yaşayan Kürtlerin fotoğraflarının teşhir edilerek linçe dönük çağrılar yapılmasına kadar verdi. Tüm bu yaşananlar içerisinde tedirginlik içerisinde bekleyen ilçede yaşayan Kürtleri, bu tedirginliğe iten ise yine saldırılar sırasında sarf edilen "Bunlar 1992'yi unuttular galiba" sözleri oldu. 1992 Eylül'ün de yaşananlar o dönem ilçede kalmaya devam eden o günlerde orada olan Kürtlerin hafızalarında hala taze.

1992'Yİ SALDIRGANLAR HATIRLATTILAR!
Aradan geçen 22 yılda Fethiye'de saldırganların bu hatırlatması, o gün yaşanan olayların bir tekrarının yaşanmasından da kaynaklı. Tarih ve isimlerin dışında linç oyununun tüm aktörleri hemen hemen aynı. Bir kavga sonrası örgütlenen ırkçı gruplar, o dönem Halkın Emeği Partisi'nin ilçe örgütüne ve yöneticilerine saldırıp, yine parti tabelasını yerinden söktü. Sonrasında sokaklarda kimlik kontrolleri yapılarak Doğu ve Güneydoğu nüfusuna kayıtlı ellerine kim geçtiyse varsa linç edildi. Saldırılar ilçede yaşayan Kürt ailelerin evlerinin ve işyerlerinin kundaklanmasına kadar vardı. Sonunda ilçede yaşayan pek çok Kürt aile evlerini barklarını bırakarak ilçeyi terk etmek zorunda kaldı. Olayları büyümesine imkan sunanlar arasında da yine ilçedeki bazı siyasi partiler ve kaymakam yer aldı.

BİR KAVGA İLE SALDIRILARIN FİTİLİ ATEŞLENDİ
Irkçı grupların bugün hatırlattığı Kürtlere dönük geliştirilen linç saldırılarının fitili 24 Eylül 1992 günü Patlangıç mahallesinde bir kahvehanede televizyon izleyenler arasında çıkan kavga ile başladı. Kavganın nedeni ise bazı kaynaklarda yer aldığına göre, Kemal Sunal'ın "Şabaniye"sini seyretmek isteyenler ile başka bir kanalda PKK'nin karakol baskınına ilişkin belgeseli seyretmek isteyen Kürt ve Türk gençleri arasında çıktı. Çıkan kavgada Kürt gençlerin dövülmesinin hemen ardından toplanan bir grup, "Bunlar PKK'li, Fethiyelilere de küfür ettiler" diyerek mahalle halkını Kürtlere dönük kışkırtmaya başladı. Sayıları anında 200 kişiyi bulan bu ırkçı grup, olaylardan habersiz olan ve mahallede fırıncılık yapan HEP Fethiye İlçe Saymanı Fikri Pakedis ile arkadaşı İsa Ökten'e saldırarak ağır şekilde yaraladı. Onlara engel olmak isteyen yerel halktan bir gençte saldırganların hedefi oldu. Arkadaşı ile HEP İlçe Saymanı Pakedis'i yaralayan saldırganlar bununla da kalmayarak Pakedis'in mahalledeki fırınını tahrip edip, evini kundakladı.

ASKER CENAZESİ İLE SALDIRILAR TIRMANDIRILDI
Gerçekleşen bu saldırı ile Kürtlere dönük yaratılan linç ortamı, ertesi gün ilçeye gelen bir asker cenazesi bahane edilerek daha da tırmandırıldı. Bitlis'in Mutki ilçesinde, PKK'liler ile girilen çatışmada hayatını kaybeden Ali Galip Met isimli bir askerin cenaze töreninde, Kürtlere dönük öfke kusulmaya devam edildi. Muğla Valisi Lale Aytaman ve İlçe Kaymakam'ı Sait Eker'in de bulunduğu cenaze töreninde, yerel halktan olmadıkları belirtilen grup, "Kürtler dışarı" diye bağırarak halkı kışkırtmaya başladı.

CADDE VE SOKAKLARDA KÜRT AVI
Cenazenin kaldırılmasından sonra toplanan yaklaşık 200 kişilik bir grup, Kürtlere yönelik saldırılara başladı. Hemen ilk elden de simit satan çocuklar dövülerek, arabaları parçaladı. Sonrasında da cadde ve sokak aralarında kimlik kontrolü yapılmaya başlanarak Kürt avına çıkıldı. Doğu ve Güneydoğu nüfusuna kayıtlı ellerine geçen kim varsa saldırganlar tarafından linç edildi. Benzer pek çok olayda olduğu gibi kim oldukları hiçbir zaman ortaya çıkarılamayan kişiler kıraathanelerde toplantılar düzenleyerek, Kürtlere dönük saldırıları kışkırtması sonucu ilçede yaşayan HEP ilçe örgütünün tabelasının sökülüp, kundaklanmasının ardından Kürt ailelerin evlerine ve işyerlerine dönük saldırılar başladı.
İlçede yayın yapan Billur gazetesinin de günlerce kışkırttığı saldırıları destekleyen ve yine kışkırtanlar arasında DYP ve DSP'li yerel yöneticilerin yanı sıra SHP'li belediye başkanı dahi yer aldı.

FAİLLER SERBEST BIRAKILDI
Günlerce süren saldırılara göz yumulması yüzünden can güvenliklerine dönük tehdit gün geçtikçe artan ilçede yaşayan Kürtler ise yaşananlar karşısında çareyi ilçeyi tek etmekte buldu. Onlarca aile evlerini barklarını geriden bırakarak çevre illere gitmek zorunda kaldı. Saldırılar Kürtlerin can güvenliğini ortadan kaldırırken, Fethiye Emniyet Müdürü Feyzullah Aslan ile görüşen dönemin HEP İlçe Başkanı Hüseyin Atay'a Emniyet Müdürü Aslan; "Fethiye'de Türk-Kürt çatışmasına müsaade etmeyeceklerini, olayların kışkırtıcılarının tespit edilmeye çalışıldığını" söyledi. Emniyet Müdürü'nün bu açıklamasına rağmen ilçede neredeyse tek bir Kürt aile bile kalmazken, yakalanan 19 saldırgan birkaç gün sonra ellerini kollarını sallayarak karakoldan çıktı.

MAKAM AYNI, İSİM FARKLI
Saldırıların başlatıldığı cenaze töreninde de yer almasına rağmen "adi vaka" olarak tanımladığı her geçen an yükselen linç dalgası karşısında ilçeyi terk etmek zorunda kalan Kürtler için dönemin Fethiye Kaymakamı Sait Eker ise "Şehrimizde göçen olabilir. Bunun olaylarla ilgisi yok. Gidenler işportacılar, inşaat işçileri, turizm mevsimi de sona erdi. Yaşanan olaylar Türk-Kürt çatışması filan değil. Alacak verecek yüzünden çıkan kavgalar, şu anda her şey denetimimiz altında" açıklaması yapmıştı.

Tıpkı dün tekrar eden saldırılar sırasında olay yerine giden Fethiye Kaymakamı Ekrem Çalık, Belediye Başkanı Behçet Saatcı ve Garnizon Komutanı'nın ırkçı gruplarla samimi bir görüşme gerçekleştirmesi gibi. Görüşme o kadar samimi oldu ki, Kaymakam Çalık, linç kitlesine "Tabelayı indirip, Türk bayrağı asacağım" sözü dahi verdi. Kaymakam'ın verdiği bu söz, Demokrat Partili (DP) Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatçı tarafından itfaiye ekipleri tarafından yerine getirildi.

Fethiye'de dün kendisini sadece tarih ve isimlerin değişmesinin dışında aynı şekilde gösteren saldırılar o gün ilçe merkezi ile de sınırlı kalmamıştı. İlçeye bağlı Üzümlü kasabasında ve İzmir'in Urla ilçesinde yine tetiklenmiş bir biçimde Kürtlere dönük bazı saldırılar gelişti.

ÖZGÜR GÜNDEM VE 'KURDEN RAUS'
22 yıl sonra, bugün saldırganların kendisi tarafından hatırlatılabilinen saldırıları Özgür Gündem, günü gününe yapılan pek çok haberin ötesinde 4 Ekim 1992 tarihli sayısında "Kurden raus" manşeti ile kamuoyuna duyurmuştu. Saldırıların başlatıldığı ilk anda sarf edilen "Kürtler dışarı" sloganı üzerine, Almanya'da Neo-Nazilerin eylemlerini hatırlatan Özgür Gündem, Neo-Nazilerin genel olarak yabancılar, özel de ise Türklere karşı düzenledikleri saldırılarda kullandıkları "Türken raus (Türkler dışarı-Türkler defolun)" sloganını Türkiye'de Kürtlere dönük gerçekleşmesini teşhir etmişti. (DİHA)

ÖNCEKİ HABER

DİSK: İşçileri, emek düşmanı AKP\'ye oy vermemeye davet ediyoruz

SONRAKİ HABER

Yunanistan'ın yaralı mültecileri zorla Türkiye'ye geri gönderdiği iddia edildi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa