Asgari hayat

Asgari hayat

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, yoksulluk sınırının 3100 TL olduğu ülkemizde “800 TL iyi para, geçinilmez diye bir şey yok, geçinirsiniz.” demişti

Halil BANDIRMA
Çiğli


Geride bıraktığımız 2013 yılı tüm dünya açısından unutulmaz bir yıl olarak tarihe kazınsa da Türkiye gençliği açısından geleceği için yapacaklarının bir prova dönemi oldu neredeyse. İşçiler bakımından düşünüldüğünde ise 59’u çocuk, 101’i kadın olmak üzere 1203 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, yoksulluk sınırının 3100 TL olduğu ülkemizde “800 TL iyi para, geçinilmez diye bir şey yok, geçinirsiniz.” demişti.

Ve tam da 2014 asgari ücretinin belirleneceği bir sürece girerken hükümetin en tepesinden patlak veren yolsuzluk ve rüşvet dalgası işçilere 800 TL’yi reva görenlerin milyonlar içinde yüzdüğünü günyüzüne çıkardı.

Çiğli Atatürk Organize Sanayi Bölgesinde çalışan genç işçiler kendi yaşamlarını ve aylık 1000 lirayı bulmayan gelirleri ile nasıl yaşadıklarını şöyle anla-tıyor:

Hıdır Özdem 18 yaşında, YİBO mezunu, Tunceli’de Meslek Lisesi 2.sınıftan terk. 2 Yıldır İzmir’de tek başına yaşayan Hıdır 1,5 yıllık tekstil işçisi.

Lisedeyken tenisçi olmak istiyormuş Hıdır, liseler arası müsabakalarda da başarıları var, ancak bir türlü istediği gibi eğitim alamadığını ifade ediyor ve ekliyor “Aile zoruyla meslek lisesine gittim, ben tenisçi olmak istiyordum, 5 yıldır da oynuyorum.” diyor.

YOLSUZLUK ONLARIN YOLU    

Hükümetin tepesindeki yolsuzluk davasını sorduğumuzda Hıdır’a hiç duraksamadan başlıyor; “O koltukla alakalı bir şey, o koltuğa oturan çalıyor, yapıyor bunları! Umudum yok bu ülkeye dair, anca bir tanıdığın olacak da yurt dışında filan kurtaracak seni.” sözleriyle bitiriyor.

Burcu Çelik 21 yaşında, 2 yıldır gıda sektöründe garson, kasiyer olarak çalışıyor. Bursa’dan lise terk olarak kardeşleri ve annesiyle birlikte gelmiş İzmir’e. Açıktan lise okumaya başlamış henüz. Çocukluk hayalini soruyoruz Burcu’ya; “Anaokulu öğretmeni olmak istiyordum, ben çocukları çok severim ama olmadı okuyamadık.” diyerek başlıyor sözlerine. Ailevi sebeplerden bırakmak zorunda kalmış okulu ve bugün evi ablasıyla birlikte geçindiriyor. 2 asgari ücret giriyor evlerine.

Sosyal etkinliklere vakit ayırıp ayıramadığını sorduğumuzda; “Yılda en fazla iki kere sinemaya giderim, onun dışında bir şey yok.” diyerek  belirtiyor hayatını.

BİR EVİM OLSUN İSTERDİM

Geleceğe dair umutlarını, hayallerini soruyoruz Burcu’ya; “Bugün neredeyse 2 bin lira ev giderimiz oluyor ve biz bir evimizin olmasını hayal ediyoruz bunlara rağmen. Ancak bugünkü koşullarda bu çok uzun ödenecek bir borcun altına girerek olur ancak.” derken, asgari ücretin-yetmese de- en az açlık sınırında olması gerektiğinin altını çiziyor.

Ülkenin gündemindeki gelişmeleri sorduğumuzda ise; “Hayata dair umudum var, hala yaşıyoruz, birlikteyiz. Ancak ülkenin geleceğine dair umudum yok, bugün AKP gitse CHP gelse farklı mı olacak, o koltuğa kim oturursa aynı.” diyerek son sözü söylüyor aslında.

Einstein görelilik kuramını kuşkusuz bizim ülkemiz üzerine tanımlamamıştır ama analiz etme imkanı olsaydı eminiz ki bir yerlerde adımız geçecekti. Hükümetin tepesinde 4,5 milyon lirayı çalarken bakan, kuryeyle kaçırmayı beceremeyince yolsuz olanlar için zaman şüphesiz hızlı akıyor Hıdır’a ve Burcu’ya göre...


HER ŞEY YOLUNDA GİDERSE...

BUGÜNKÜ yaşamını soruyoruz Hıdıra, mesai olduğu günlerde 8-8 çalıştığını ifade ediyor ve bazı hafta sonları sporla ilgilenebildiğini belirtiyor. Hiç tiyatroya ve sinemaya gitmemiş Hıdır. Aldığı asgari ücretle nasıl ve ne kadar geçindiği üzerine ise; “Ev kırası vermiyorum ama gene de 400-450 TL civarı ev gideri oluyor. Kalanıyla da spora devam etmeye çalışıyorum.” sözlerini kaydediyor.

Bir hayalini soruyoruz Hıdır’a, teklemeden BMW arabasının olmasını istediğini belirtiyor. Bu hayalin için ne yapacaksın dediğimizde kendince bir hesapla; “Tekstilde olmaz ama sigortalı işi bırakıp yevmiyeci olarak çalışırsam tekstilde, anca 10 yılda alırım!” diyor. -Tabi bunca sene içinde ekonomik koşulların değişmemesi, Hıdır’ın evlenmemesi, askere de gitmemesi lazım.

www.evrensel.net