“Dünyanın, emeğin ve aşkın yarısı biziz”

“Dünyanın, emeğin ve aşkın yarısı biziz”

Sakarya’da geniş katılımlı bir kahvaltıda biraraya geliyoruz kadınlarla. Etrafta bir neşe. Belli ki çok uzun süredir emek verdikleri bu buluşmanın heyecanından. Farklı meslek gruplarından kadınlar mart ayından bu yana her çarşamba toplanıyorlar, kadın olgusuna doğru bir bakış açısı getirmek ve toplumda ihtiyaç duyulan zihniyet değişimini öncelikle kendi içlerinde gerçekleştirmek amacıyla tartışıyorlar.

Münire ÇALIŞKAN TUĞ

Sakarya’da geniş katılımlı bir kahvaltıda biraraya geliyoruz kadınlarla. Etrafta bir neşe. Belli ki çok uzun süredir emek verdikleri bu buluşmanın heyecanından. Farklı meslek gruplarından kadınlar mart ayından bu yana her çarşamba toplanıyorlar, kadın olgusuna doğru bir bakış açısı getirmek ve toplumda ihtiyaç duyulan  zihniyet değişimini öncelikle  kendi içlerinde gerçekleştirmek  amacıyla tartışıyorlar. Bu tartışmalardan bir dernek doğuyor. Kadınlığın güçlenen tarihinin bugüne uzanmasını sağlamak için antik çağın “kader tayin eden tanrıçalarına” atfen derneklerinin adını Moira  koyan kadınlar çabalarını anlatıyor:
Elvan Şafak: (Moira Kadın Dayanışma Derneği Başkanı): Bizler, farklı meslek gruplarından kadınlar bir araya gelerek Moira Kadın Dayanışma Derneği’ni kurduk.  Dünyanın, emeğin ve aşkın yarısı biziz. Ülkemizde ve dünyada hala güncelliğini koruyan kadın sorunun çözümüne Sakarya’ dan da destek ve ses vermek için bir araya geldik. Kadın olgusuna, doğru bir bakış açısı getirmek ve toplumda ihtiyaç duyduğumuz zihniyet değişimini önce kendi içimizde gerçekleştirmek için film, kitap ve eğitim atölyeleri oluşturduk. Derneğimizin faaliyet alanlarının eksenini, toplumda derin biçimde görülen eşitsizliğin, haksızlığın, emek sömürüsünün giderilmesi oluşturmaktadır. Her türlü cinsel yönelim ve cinsiyet ayrımcılığına karşı ve kadın bireylerin sahip olduğu ya da olması gereken sosyal-ekonomik, siyasi ve yasal hakların mücadelesini amaçlıyoruz. Bu tarz oluşumların ihtiyaçtan hareketle ortaya çıktığını ve her bir katkının değerli olduğunu bilerek kolektif bir çalışma anlayışla yola çıktık. ‘Kadın olarak doğulmaz, kadın olunur’ şiarıyla bu meseleye bakan kadınlar olarak, günümüzde kadın sorununa çözüm üretmek için yapılan her çabayı kıymetli bulmakla beraber bu soruna bakış açısının ve dilin değişmesinin gerektiğini söylüyoruz. Kadının şiddetin her türlüsüne, tacize, tecavüze, istismara, baskıya uğraması ve bunun sonucunda sürekli mağdur olarak işaretlenmesinin, toplumda korumak amaçlı da olsa geride tutulmasının bu döngüyü kıramayacağını, mağduriyetin dilinin mücadelenin diline dönüştürülmesinin gerekliliğini savunuyoruz.”
Özgül Kahraman: (Eğitim Sen Sakarya Şubesi Kadın Sekreteri) Kuruluşundan itibaren içindeyim; ancak Eğitim-Sen'deki görevimden dolayı çalışmalara çok aktif katılamadım. Kadının kendini var edebilmesi adına Sakarya'da bir kadın dayanışma derneğinin kurulması önemli bir adım. Kadın sorununu sistemden bağımsız bir sorun olarak düşünmeden hareket etmeli, çalışmalarımızı bu doğrultuda planlamalıyız. Çalışan ve ev emekçisi kadınlar Sakarya’da cemaatlerin kıskacındalar. Bu kadınlarla buluşmak ve onları çalışmalarımızın öznesi yapmak gibi sorumluluklarımızın olduğunu düşünüyorum.
Necmiye Pektaş Yıldız: Hep destekleyeceğim, kadınların siyasi atılımlara bir yerlerden başlamaları gerektiğini düşünüyorum. O yer neden Moira Kadın Dayanışma Derneği olmasın?  Önemli olan ev çalışanı kadınları çalışmalarımıza katabilmek bence.

Tevhide Yağan: (Türk kadınlar Birliği Sakarya Şube Başkanı): Çok mutluyum.Bizim 14 yıldır kadınlar için emek verdiğimiz Sakarya’da  yeni bir oluşum daha eklendi, yalnızlıktan kurtulduk. Birlikte çok güzel çalışmalar yapacağımıza inanıyorum. Ülkemizde her geçen gün kadın sorunu çığ gibi büyüyor. Kadın örgütlerinin çoğalması ve birlikte hareket etmesi gerektiğine inanıyorum. Burada, bu çalışmaya omuz verecek çok kadın var. Bugün buluştuğumuz kadınlarla, diğer kadınlara da ulaşacağız. Arkadaşlarıma başarılar diliyorum.
Nazan Güngörsün (Sakarya Yenigün Gazetesi Genel Müdürü): Kadın eşitsizliğine karşı örgütlenmeli ve güzel çalışmalar yapmalıyız. Burada gördüğümüz kadınlar bunun için buradalar. Yerel bir gazete olarak, yapılan her çalışmayı Sakarya halkıyla buluşturmak için özel bir çabam olacak.  
Av. Reyhan Şahin: Uzun yıllar Kadın Hukuku, Kadın Hakları Komisyonları’nda görev yaptım. 1994'te yurt dışından bir heyet gelmişti, kadın dernekleriyle buluşmak ve konuşmak istiyorlardı. Adapazarı'nda onlarla buluşturacağım bir kadın derneği bulamamıştım. Nihayet Sakarya'da ikinci bir kadın derneği kuruldu. Çok önemsiyorum. Ben de  kadının örgütlenmesinin önündeki engellerin aşılması  noktasında çalışmalar yaparak, arkadaşlara katkılar sunacağım. Kadından ve kadın örgütlenmesinden korkan değil, bundan yararlanan bir toplum olabilme bilincini geliştirmeye çalışacağız.
Dr.Şeyda Gürsel: (TTB üyesi) Kadınlar mutlaka örgütlü yaşamda yer almalıdır. Onların kabuklarını kırmak için öğrenmeye, kendilerine güvenmeye ihtiyacı var. Bu da kadınların aktif hayata katılımı ile olacaktır. Böyle bir çalışmaya gönül veren dernekle dayanışmak adına buradayım. Emeklerine  saygı duyuyor, arkadaşlara başarılar diliyorum.
İrem Bayındır: Yaşam koçuyum. Adımlarımızı birleştirip çoğalmak için buradayız. Kadın hakları insan haklarının bir alt birimi gibi görülüyor. Oysa bizler eşit insanlar olarak, insan hakları için, onların korunması, geliştirilmesi için mücadele ediyoruz. Bu mücadelede ben de varım ve onun için bugün buradayım.
Yasemin Fakiroğlu:  Kadınların dayanışma içinde olması beni çok heyecanlandırdı. Yalnız olmadığımızı gördük. Birlikte çok şeyin üstesinden geleceğimizi düşünüyorum. Adapazarı’nda  bu derneğin kurulması kadın çalışmaları açısından umut vericidir. Emeği geçenlere teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.
 

www.evrensel.net