Hayatla karılan sohbet, büyüyen dayanışma

Hayatla karılan sohbet, büyüyen dayanışma

Film biter ışıklar açılır. Dolu gözler, titrek dudaklar ve beyinlerimizde kan kusulan keşkeler, öfkeler ve tabi filmden buruşturup aldığımız sahnelerin kendi hayatımızın bir ucunda ister istemez yer bulması...

Merve İLHAN
Ocaktaki yemeğimizi, camlardaki bezimizi, çamaşırımızı, bulaşığımızı, ütümüzü, tozumuzu toprağımızı bir gün de olsa bir kenara bırakıp Kartallı kadınlar olarak bir pazar sabahına da birlikte uyanalım dedik.
Kadını, kadın olmayı ya da olamamayı, kadın olmaktan utanmamıza ramak kalışını, bir fanusa bizi tepeleyen sistemi konuşup, bu muhabeti bir filmden esinlenerek pekiştirmek üzere “namusumuzu, onurumuzu, gururumuzu” yanımıza alıp toplandık.
Ne kadar film izleyip onun üzerinden bir tartışma yürüteceğiz desek de bize dayatılan, hayatın her bir köşesinden üstümüze salınan baskıların sohbetimizin parçası olması çok normaldi.
25 Kasım günü izlemeye karar verdiğimiz filmin adı ‘’Ateşin Düştüğü Yer’’ idi. Evlilik dışı hamile kalan kızına aile büyükleri tarafından verilecek ceza ile babalık duygusu arasında sıkışıp kalan bir adamı konu alan hikaye kafamızda töre, gelenek, görenek, babalık meselelerine ilişkin soruları somutlaştırdı. Bir yandan kalıplaşmış namus kavramını ortadan kaldırıp sözüm ona eğilen başını, kızını öldürerek arşa kaldırabileceğini düşünen, diğer bir yandan da kızının ona olan merhametini bir nebzede olsa hissedip öfkesini köreltmeye çalışan bu baba herhalde film izlerken kafamızdaki en büyük soru işaretiydi.
Ve sonuç olarak  “namus” kavramı yüzünden yenik düşüp kaybolan iki hayat!
Film biter ışıklar açılır. Dolu gözler, titrek dudaklar ve beyinlerimizde kan kusulan keşkeler, öfkeler ve tabi filmden buruşturup aldığımız sahnelerin kendi hayatımızın bir ucunda ister istemez yer bulması.

NAMUS NEDİR?
Tam da duygularımız bu yörüngede dönüp dururken iliştirdik ellere kalemleri, küçük küçük kağıtları ve sorduk kadınlarımıza ‘’Namus nedir?’’ diye.
- Ne olsa kadınlardan hesap soruluyor. Namus sadece ve sadece kadınların sıkıntısıdır.
- Aç yaşanır, şerefsiz yaşanmaz. Namus şerefli yaşayıp şerefli ölmektir.
- Namus deyince kadınlarımıza zorla sahip olmak geliyor.
- Namus cinsellik değil, toplumda edepli ve saygılı olmaktır.
- Eşimin ve kendi gururumu rencide etmemektir. Namus budur bence.
- Namus rızamın şapkasını öne eğdirmemektir. Namus rahat bir vicdana sahip olmaktır.
Sorularla dolu  bir sohbetti gerçekleştirdiğimiz. Yanıtlarımız net ve etraflı olmayabilir, ama birlikte cevap aramanın gücü,  birbirimizin hayatlarındaki sorunlarda çözüm yolunu da açıyor. Bu yardımlaşma ve dayanışma sahnesinde  başrol edinmeyi başaran Kartallı kadınlar olarak herhalde 25 Kasım’ı anlamlı kılmada ufak da olsa payımız olmuştur diye düşünüyoruz. 

www.evrensel.net