Aklını karanlığa kiralayanlara inat  yine de sanat!

Aklını karanlığa kiralayanlara inat yine de sanat!

Hangi konsere, hangi oyuna gitmeli? Vizyona giren filmlerden hangisi dikkat çekiyor? Sahra Alkan, haftanın kültür sanat gündemini evrensel Pazar'a değerlendiriyor.

Sahra Alkan

ZENGİN MUTFAĞI

Gezi Parkı direnişine destek veren sanatçılara uygulanan baskılar tüm hızıyla devem ederken, geçen sezonun en tartışılan oyunlarından biri olan “Zengin Mutfağı” bu sezon da şehir tiyatroları oyun programında yer alıyor. Toplumcu gerçekçi tiyatronun önemli temsilcilerinden biri olan Vasıf Öngören’in 1977’de yazdığı oyun,  geçen sezon İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda Aslı Öngören’in yönetmenliğinde izleyicilerle buluşmuştu. Oyun ilk sahneye konulduğu dönemlerden bu yana izleyenin taktirini kazandığı gibi bazı kesimlerin de hedef tahtasında yer aldı. 1978 yılında örneğin; oyun  İstanbul Şehir Tiyatroları oyuncuları tarafından Fatih’te prova edilirken oyunculara karşı yapılan bombalı saldırı sonucunda Fatih Şehir Tiyatrosu’nun yan sahnesi tamamen havaya uçmuş. Gelelim 2012’ye... Oyun, yine İstanbul Şehir Tiyatroları tarafından sahnelendiği sırada “faşizm eleştiriliyor” gerekçesi ile bazı seyircilerin küfürlü saldırısına uğradı. Bu sezonun başında oyunun repertuarda yer alıp alamayacağı merakla bekleniyordu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları (İBBŞT) oyuna bu yılın repertuarında da yer vererek yüzleri güldürse de, Eylül ayında düzenlenen Kıbrıs Tiyatro Festivali’nde, oyun gösterimi sonunda Gezi Parkı Direnişi’ne destek veren konuşması nedeniyle festivalin genel sanat yönetmeni Ragıp Yavuz’a kurumu tarafından soruşturma açtı. Görünen o ki; yıllar farklı deneyimler kazandırsa da, tarih yine tekerrür ediyor. İşte Zengin Mutfağı bu tartışmaların gölgesinde Kasım Ayında Şehir Tiyatroları Programında!


İŞGAL EVLERİ İÇİN BABA ZULA KONSERİNE...

Kadıköy Yoğurtçu Parkı forumu bünyesinde çalışmalarına başlayan Rasim Paşa mahallelilerinin mahalle forumu olan Yeldeğirmeni Dayanışması son bir kaç aydır hummalı bir çalışmanın içerisinde. Mahallede bulunan ve uzun yıllardır kullanılmayan, çürümeye terk edilmiş, inşaat halindeki bir binayı işgal eden dayanışma üyeleri yeni “Squat” evlerini elbirliğiyle ayağa kaldırmaya çalışıyor. Kapıları herkese açık olan, çıkar güdülmeyen bir dünya inşa etme şiarıyla yola çıkan Yeldeğirmeni Dayanışması Gezi parkı tecrübelerini de arkasına alarak dayanışmayı büyütmeyi hedefliyor. Hayal ettikleri “Başka Dünyayı” hep birlikte kurmak için, daha fazla çimentoya, alçıya, emeğe, fikre ihtiyacı olduğunu söyleyen Rasim Paşalılar “eve bir çivi de benden olsun” diyenleri dayanışma konserine bekliyor. 12 Kasım saat 20:00’ de Babazula ve Sekerse Tehlikenin sahne alacağı Kadıköy Sahne’den elde edilecek tüm gelir işgal evinin giderleri içi harcanacak. Ayrıca Wernicke-Korsakofflu direnişçilerin Yaşam ve Dayanışma alanlarında hazırladıkları sürprizlerin de konsere katılanlara dağıtılacağı gecenin biletlerine Yel değirmeni Dayanışması facebook, twitter sayfalarından iletişime geçerek ulaşılabilir.


4. MALATYA ULUSLARARASI FİLM FESTİVALİ

Kasım ayının gelişiyle birlikte Malatya’yı bir heyecan sarmış durumda. Bu yıl dördüncüsü düzenlenecek olan Malatya Film Festivali dünyanın dört bir yanından nitelikli yapımları seyirciyle buluşturmayı hedefliyor. Malatya Film Festival’i hem Malatya’ya, hem de Türkiye’ye yarışma heyecanının yanı sıra, etkinlikleriyle de sinema dolu bir hafta yaşatmak iddiasıyla yola çıkmış görünüyor. Film gösterimleri, sinema kursları, atölyeler, sergiler, panel ve söyleşilerle dolu; Malatya’daki kültür sanat hayatını sinemayla renklendirmeye hazırlanan 4. Malatya Uluslararası Film Festivali’nde maraton, 21 Kasım Perşembe gecesi Ödül Töreni’yle sona erecek.


'CARRIE: GÜNAH TOHUMU'

Bu hafta vizyona giren filmlerden en dikkat çekicisi ‘in çok satan romanından uyarlanan Carrie; Günah Tohumu. Roman daha önce 1976 yılında Brain De Palm tarafından beyaz perdeye aktarılmış ve korku-gerilim severlerden tam not almıştı. Bakalım Kimberly Pierce de bu başarıyı yakalayabilecek mi?  


İYİ GECELER ANNE

Özel tiyatroların ödenek sıkıntısı, fahiş sahne kiraları, vergi yükleri ve tiyatro sanatına yönelik devlet destekli saldırılara rağmen bu sanatla uğraşanları yeni çağın Don Kişot’ları olarak tanımlamak abartılı bir benzetme olmasa gerek. Modern çağın yel değirmenlerine karşı inançla savaşan bu tiyatrolardan biri de Ankara Devinim Tiyatrosu. Bozkırın ortasında filizlenen bu genç tiyatro yeni bir tiyatro anlayışıyla yola çıkarak kendi seyircisini yetiştirmeyi hedefliyor. Geçen sezon B. Marie Koltes’in Roberto Zucco oyunuyla adından bahsettiren Ankara Devinim Tiyatrosu bu sezon çerçeve sahneyi terk ederek alternatif mekanlarda farklı deneyimler yaşama imkanını sunuyor. Marsha NORMAN’ın 1983 Pulitzer Drama Ödüllü oyunu “İyi Geceler Anne”yi Yıldırım Türker çevirisiyle oynayan topluluk, her zaman yeni kalma iddiasını koruyor.  Yönetmenliğini Ahmet Yapar’ın yaptığı oyun her cuma saat 20:00 da Ankara Sarkaç Cafe’ de oynamaya devam ediyor.


OTTOMATİK DÜŞLER

Geçmişin Osmanlı imgesi ile bugünün megapol İstanbul’u arasında paralel bir evren kuran Avangart sanatçı Can Yeşiloğlu’nun resim sergisini keşfetmek için çok az zamanınız kaldı. 26 Eylül’den beri G-Art Galeri’de sergilenen resimleri görebileceğimiz son tarih 13 Kasım.

 

www.evrensel.net