Baluken: Barzani Türkiye’nin  gerisine  düşüyor

Baluken: Barzani Türkiye’nin gerisine düşüyor

BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, PYD Eş Başkanı Salih Müslim’e sınır kapılarını kapatan Federal Kürdistan Bölge Başkanı Mesut Barzani’nin bu tavrıyla Türkiye’nin de gerisine düştüğünü söyledi.

Sultan Özer

PYD Eş Başkanı Salih Müslim’in, Semalka Sınır Kapısı’ndan geçişine izin verilmemesine bir tepki de BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken’den geldi. Baluken KDP ve Barzani’nin bu tutumuyla Türkiye’nin de gerisine düştüğünü, bu tutumun Kürt Konferansına da zarar verdiğini söyledi.

“Barzani’nin, KDP ve Güney Kürdistan Hükümetinin Rojava devrimine sahip çıkmasını beklerken, Salih Müslim’in Güney Kürdistan’a girmesini engelleyen bir durumla karşı karşıya kaldık” diyen Baluken, bunun hiçbir şekilde kabul edilemez olduğunu söyledi. Bugüne kadar KDP ya da Barzani’yi suçlayan dil ve üsluptan hep uzak durmaya çalıştıklarını, ama yaşanan son durumun sert bir şekilde eleştirilmesi gerektiğini belirten Baluken, Türkiye’nin dahi Müslim’i muhatap almak zorunda kaldığını hatırlattı. Baluken, “Neticede Türkiye de Rojava devrimini boğmak için çetelerle iş birliğinden tutun da, Suriye’ye dış müdahaleye kadar çok farklı arayışlar içerisine girmişti. Gelinen aşamada Türkiye hem PYD, hem Salih Müslim’i muhatap olarak kabul etmek zorunda kaldı. Müslim birkaç kez Türkiye’ye gelerek dışişleri yetkilileriyle de görüşmeler yaptı” dedi.

‘AMBARGONUN PARÇASI GİBİ’

Baluken, “Rojava devriminin geliştiği, ete kemiğe büründüğü bu süreçte, ilaçtan aşıya, çocuk mamasından, temel gıda malzemelerine kadar insani yardım malzemelerine çok fazla ihtiyaç duydu. Küresel güçler ve başta Türkiye olmak üzere bölgedeki güçler tarafından Rojava’ya adeta bir ambargo ve abluka uygulandı. Güney Kürdistan hükümeti ve Barzani  bu ambargonun neredeyse bir parçası haline geldi” dedi.

Rojava’da Kürtlerin önemli bir kesiminin PYD ve YPG etrafında örgütlendiğini kaydeden Baluken, Barzani’nin ise daha çok kendisine yakın, toplumsal örgütlenme düzeyi son derece zayıf bazı güçlerle hareket ettiğine dikkat çekti. Baluken, bu nedenle KDP’nin ambargonun parçası olarak iktidar alanını genişletme arayışında olduğunu söyledi.

‘VAZGEÇ’ ÇAĞRISI

Rojava devriminin küçük iktidar hesaplarına kurban edilmeyecek kadar ağır bedellerle ortaya çıktığını belirten Baluken, devrimin sadece Kürtler değil, bütün Ortadoğu halkları açısından bir üçüncü yol olabileceğini göstermesi bakımından önemli olduğunu söyledi. Barzani’ye seslenen Baluken, “İktidar odaklı yaklaşımları bırakın, Kürtlerin birlik ruhuna denk düşecek bir politika üzerine yoğunlaşın” çağrısı yaptı. Baluken, “Kürtlerin parçalı duruşu, emperyalist planlarını hayata geçirmek isteyen güçlere hizmet eder” dedi.

KONFERANS KASIM SONUNDA

Daha önce iki kez ertelenen Kürt Konferansının kasım ayının sonlarına doğru toplanmasının öngörüldüğünü belirten İdris Baluken, erteleme kararlarında Güney Kürdistan’daki seçim süreçlerinin büyük ölçüde etken olduğunu söyledi. Görüş ayrılıklarına da dikkat çekerek, konferansın kurumsal yapısına ilişkin KDP ve diğer partilerin farklı düşündüklerini aktaran Baluken, “Ne olursa olsun bizim bu görüş ayrılıklarının aşılması gerekir. Konferans yapılsaydı, belki de Rojava devrimine karşı bu kadar acımasız, insanlık dışı saldırılar olmayabilirdi” dedi.

‘MUTLAKA TOPLANMALI’

Kürdistan’ın bir parçasındaki statü talebine yönelik bir saldırının tüm Kürtlere yönelik bir saldırı olarak algınalacağını belirten Baluken, “Bu konferans, aradaki görüş ayrılıkları ne olursa olsun, tarihi bir döneme imza atacak şekilde mutlaka yapılmalıdır. Ama tabii ki, bu ulusal kongre çalışmalarından rahatsız olan güçler var. Bugüne kadar Barzani’nin Ulusal Kongrenin durumuna denk düşmeyen politikalarının arkasında da, Ortadoğu üzerine hesabı olan küresel güçler ve Türkiye başta olmak üzere bazı bölge devletlerinin olduğunu ifade ediyoruz” dedi. (Ankara/EVRENSEL)

www.evrensel.net