Kahrolsun bağzı anlayışlar

Kahrolsun bağzı anlayışlar

Ne kadar çok şey öğretti Gezi eylemleri. Ne kadar farklı insanlar, gruplar hakkında bilgi sahibi olduk... Mesela gençlerin canına tak ettiğinde nasıl cevval olduğunu gördük... Sokaklara yansıyan yazılamalara gülümsedik kafamıza gaz bombaları atılırken... Gözlerimizin yanmasına mide ilaçlarının iyi geldiğini öğrendik. Hi&

Çağrı SARI

Şu çokça bahsettikleri ve ‘istihbarat aldık’ dedikleri Eylül ayındayız... Artık hangi ülkenin lobisiyse tribünlere fısıldamış olmalı ki maçlar epey hareketli geçiyor bugünlerde... Hayır hayır sahadan bahsetmiyorum, bahsettiğim tabii ki tribün...

KADINLARIN SESİ DUVARINI AŞTI: DK 34
Nihayet sezon başladı gözler trübünlere döndü. Beklenen oldu yurdun dört bir yanındaki statlarda “Her yer Taksim” sloganları gelmeye başladı.
Onlarca örnek verilebilir eylemler için. Biz, Adana Demirspor taraftar grubunun eylemlerinden bahsedelim. Zira slogan atanlar bu kez sadece kadınlar ve çocuklardı.
Adana’da stat inledi. Hani o tribünde ceza olarak konulan kadın taraftarlardan bahsediyorum. Adana Demirspor'un cezası nedeniyle, erkek seyircilerin alınmadığı Gaziantep maçında direniş sloganlarıyla stat sarsıldı. Bu sezon ilk defa kadın ve çocuk taraftarlar yasakları böylelikle çiğnemiş oldu...
Hatırlayalım. Neydi sadece kadın ve çocukların bu maçı izlemesindeki sebep? Takım ceza alır. “O zaman kadın ve çocuklar izlesin maçı” denir ve tribün kadın ve çocuk taraftarlara açılır...
Kadınlar ne demişti halbuki bu uygulama için: Biz tribün objesi değil taraftarız. Ceza ne demek?
İşte o gezi eylemlerinin en etkin grupları taraftarlar, sokaklardaki direnişi stada taşıdı. Adana’da kadınlar inletti, İstanbul’da kadınlı erkekli taraftarlar.

Peki bu futbol sevdası kadınlarda yeni mi başladı? Hayır tabii ki, “kadınların hepsi çocukluğundan beri futbol hastasıdır” diyebilir miyiz? Peki bunu erkekler için söyleyebilir miyiz?
Yıllardır süregelen bir tartışmadır; kadınlar futboldan anlar mı? Gerçekten bir taraftar olabilir mi? Deneyimlerimiz, televizyon programları, internetteki tartışmalar... Biraz olsun neler yazılıp çizildiğini tahmin ediyorsunuzdur... Okudukça sinir bozan sözlük yazıları... Futbolu hegomonik bir tartışmaya döndürme çabaları...
Halbuki futbol da sporun pek çok dalı, hayatın bir çok alanı gibi kimsenin tekelinde değildir... Seviyorsan seviyorsundur. Bu kadar basit... İlgileniyorsundur ya da ilgilenmiyorsundur.
Futbolu erkeğin hakkı olarak görenler, televizyon aracılığıyla bunu deklare ettiğinde kadını yok saymak daha çok meşru hale geliyor.
“Kadınlar ne kadar anlar ki” diye kendini kantar yerine koyanlar aşağılamayı da kendisinde hak olarak görebiliyor. Programı terk ediyor, beğenmediği pozisyonda işin içine kadını karıştıran küfrü de yapıştırıyor. Trabzonspor oyuncusu Volkan Şen’in de başına gelen buydu aslında. Küfür edildi ve Volkan ağladı.
Futbolcu sahayı terk etti. Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ise çözümü buldu(!) futbolcusuna sahip çıkmak ve tribünlerde küfür ile mücadele etmek yerine, oyuncu ile yollarını ayırmaktan bahsetti. Neden bir sporcu bu hale gelir? Tribün neden küfür eder? Bunlar konuşulmadı bile.
Bir değişim yaşıyor taraftar gezi eylemleri ile beraber. Belki Volkan’ın başına gelenler bir miladı başlatır. Hükümetin ürktüğü sloganlar bir bir deliniyor. O tribündeki kadın ve erkek beraber direnişine sahip çıkıyor. ‘Futbola siyaset karıştırmayın’ diyenler birlikte ıslıklanıyor...
Tribünler gittikçe politikleşiyor. Kim bilir belki de bu mücadele biraz daha ilerler de cinsiyetçi küfürler de trübünlerden silinir. Kadınların da futbol ile ilişkisi yadırganır bir durum olmaktan çıkar. Volkan’ın başına gelenler başka kimsenin başına gelmemesi için çaba gösterilir. Eylül’de işte bunun da startı verilir...
 


ANNEM VE BEN
Ben kendi üzerimden örnek vereyim. Annem futbolla hiç ilgilenmez... Eskiden Fenerbahçeyi tutarmış yalandan, herkes bir şey tutuyor diye... Sonra vazgeçmiş... Öyle ki hangi takımı tuttuğunu yıllar sonra öğrendim. İlgilenmiyor kadın... Peki ya ben?
Yaşım 5, takım tutmaya başladım. Yıllar geçti. Hala tutuyorum. Zaman zaman fanatiklik düzeyindeyim, bazen de takımıma küsüyorum ama çaktırmadan da bir bakıyorum… Bu durum benim için hep normaldi. Futbolla ilgilenmek; başka takımların maçını izlemek, pozisyonlara sinirlenmek, yorum programlarını takip etmek…
Benim futbol ile olan alakam çevremdeki erkekler tarafından genellikle yadırganan bir durum oldu. Annem ise hiç sorgulanmadı bile. Ben de bu yadırgamayı yadırgadım haliyle. Hemen bir teste tabii tutulmak; O zaman söyle bakalım takımının on birini, peki rövaşata nedir? Ofsaytı anlat... Evet ofsaytı anlat... Kadın ve ofsayt kelimesini internette hiç yan yana yazdınız mı? Bitmek bilmeyen geyikler, aşağılamalar... Futbolu kendi tekelinde gören ve karşı cinsin futbol ile ilgilendiğini görünce şaşıran egemen güç...

www.evrensel.net