Sanat emekçilerinin güvencesizliği Meclisin gündeminde
Sanat emekçilerinin güvencesiz çalıştırılmasına, kamu kaynaklarının sanatsal üretim yerine restorasyon ve hizmet alımlarına yönlendirilmesine tepki gösteren Bayhan, Bakan Mehmet Nuri Ersoy'a 9 başlıkta soru yöneltti.
Fotoğraf: EMEP Basın Bürosu
Dilan Temiz
[email protected]
İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, Kültür ve Turizm Bakanlığının 2027 bütçesine ilişkin hazırladığı yazılı soru önergesini TBMM Başkanlığına sundu. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un yanıtlaması istemiyle verilen önerge, kültür-sanat alanında çalışan emekçilerin güvencesiz çalışma koşullarını ve bütçe tercihlerine ilişkin eleştirileri gündeme taşıdı.
Bayhan, 27 trilyon 276 milyar liralık genel bütçeden Kültür ve Turizm Bakanlığına ayrılan 95 milyar 15 milyon liranın yalnızca yüzde 0,35'lik paya karşılık geldiğini belirtti.
Bakanlık bütçesinde doğrudan sanatı ve sanatçıyı kapsayan "Sanat ve Kültür Ekonomisi" programının payının yüzde 7,62'den yüzde 7,34'e gerilediğine dikkat çeken Bayhan, program için ayrılan kaynağın 6 milyar 98 milyon lira olduğunu aktardı.
Bakanlığın 26 milyar 129 milyon liralık yatırım bütçesinden sanatsal üretime ayrılan payın 586 milyon lirayla yüzde 2,24'te kaldığını belirten Bayhan, "Gayrimenkul Büyük Onarım Giderleri" için 15 milyar 77 milyon lira öngörülmesini eleştirdi.
Bayhan, taşınmazların onarımına ayrılan kaynağın sanatsal üretim yatırımlarının 25,7 katına ulaşmasını, bütçenin sanat emekçilerinden ve sanatsal üretimden yana kullanılmadığının göstergesi olarak değerlendirdi.
Sanat emekçileri sigortasız ve güvencesiz çalışıyor
Kültür-sanat alanında üretimin yükünü taşıyan emekçilerin ağır sömürü ve güvencesizlik koşullarına itildiğini belirten Bayhan, kamu kurumlarında kadroların azaltıldığını, sanatsal üretimin piyasa koşullarına terk edildiğini ifade etti.
Konservatuvar mezunu eğitmenlerin kamuda güvenceli iş bulamadığını belirten Bayhan, özel sanat merkezlerinde saatlik 500 ila 1.500 lira ücretlerle, sigortasız ve düzensiz çalıştırıldıklarını kaydetti.
İstanbul'da kiraların 45 bin liraya dayandığı koşullarda saatlik 500 lira ücret alan bir eğitmenin yalnızca kirasını karşılamak için ayda 90 saat ders vermek zorunda kaldığını belirten Bayhan, ders hazırlığı, repertuvar belirleme ve konser organizasyonu gibi işlerin karşılıksız bırakıldığını vurguladı.
Ders iptallerinin ekonomik yükünün de eğitmenlere yüklendiğini belirten Bayhan, yaklaşık 4,5 milyon işçiyi kapsayan 10 No'lu işkolundaki yüzde 1'lik barajın sanat emekçilerinin toplu sözleşme hakkının önünde engel oluşturduğunu ifade etti.
Devlet tiyatrolarında yüzlerce emekçi yevmiyeli
Kamudaki çalışma koşullarına da dikkat çeken Bayhan, Devlet Tiyatrolarında yaklaşık 350 sanat ve teknik emekçinin yıllardır yevmiyeli çalıştırıldığını belirtti.
Devlet Opera ve Balesinde sanatçıların "figüran sözleşmeleri" üzerinden düşük ücretli ve güvencesiz biçimde istihdam edildiğini ifade eden Bayhan, sanat emekçilerinin güvenceli çalışma hakkının bütçe ve istihdam politikalarının dışında bırakıldığını söyledi.
Bayhan, Devlet Tiyatrolarında yevmiyeli çalışan emekçilerin 657 sayılı Kanun'un 4/B maddesi kapsamında güvenceli sözleşmeli statüye geçirilmesi ya da kadrolu pozisyonlara alınması için 2027 bütçesinde planlama yapılıp yapılmadığını sordu.
Kurumlardaki boş kadro sayılarının açıklanmasını isteyen Bayhan, güvencesiz istihdamın sona erdirilmesine yönelik somut adımların atılıp atılmayacağını da gündeme getirdi.
Milyarlarca liralık hizmet alımı, sanatçıya tasarruf
Bayhan, bütçede sanat emekçilerinin güvenceli istihdamı ve yasal harcırahları için kaynak ayrılmazken, "Kâr Amacı Gütmeyen Kuruluşlara Yapılan Transferler" kalemine 3 milyar 464 milyon lira ödenek konulmasını eleştirdi.
Bu kaynağın hangi dernek, vakıf ve kuruluşlara, hangi projeler kapsamında aktarılacağını soran Bayhan, destek alan kuruluşların personel ücretlerini ve sigorta haklarını eksiksiz ödemesinin zorunlu kriter olup olmadığının açıklanmasını talep etti.
Bakanlığın 2025 yılı hizmet alımları harcamasının 777 milyon liralık başlangıç ödeneğinden 3 milyar 354 milyon liraya yükseldiğini belirten Bayhan, aradaki yaklaşık 2 milyar 577 milyon liralık farkın hangi şirketlere aktarıldığını sordu.
Bayhan, hizmet alımları kapsamında çalıştırılan emekçilerin sigorta primleri ve çalışma sürelerinin denetlenip denetlenmediğinin de açıklanmasını istedi.
Harcırah bütçesi artarken sanatçıdan feragat istendiği iddiası
Devlet Tiyatrolarının 2027 yılı yolluk bütçesinin 222 milyon 364 bin liraya çıkarılmasına dikkat çeken Bayhan, İstanbul Devlet Tiyatrosunun Ağustos 2026'da Moskova'da gerçekleştirdiği turnede sanatçı ve teknik çalışanlardan harcırahlarının bir bölümünden feragat etmelerinin istendiği iddiasını gündeme getirdi.
Bayhan, bütçede yolluk ödeneği artırılırken sahne emekçilerinin yasal harcırahlarında kısıntıya gidilip gidilmediğini ve iddiaya ilişkin soruşturma başlatılıp başlatılmadığını sordu.
Özel sanat merkezlerinde taban ücret ve sigorta talebi
Özel sanat merkezlerinde çalışan konservatuvar mezunu eğitmenlerin güvencesiz çalışma koşullarına dikkat çeken Bayhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığının ortak bir denetim mekanizması kurup kurmayacağını sordu.
Eğitmenlerin saatlik ücretlerinin 500 ila 1.500 lira arasında değiştiğini belirten Bayhan, taban saat ücreti ve zorunlu sigortalılık düzenlemesi yapılmasını gündeme getirdi.
Ders saatine sığmayan hazırlık, repertuvar belirleme, veli görüşmesi ve performans organizasyonlarının yasal çalışma süresinden sayılması gerektiğini belirten Bayhan, MEB tarafından ilan edilen tatil günlerinde eğitmenlerin zorla çalıştırılmasının önlenmesine yönelik mevzuat düzenlemesi yapılıp yapılmayacağını da sordu.
Özel tiyatrolara destek, emekçiye güvence koşulu
Bayhan, 2026-2027 sanat sezonunda 391 özel tiyatroya sağlanan 116,4 milyon liralık destek ile 2027 yılında desteklenmesi planlanan 495 proje kapsamında çalışma koşullarının güvence altına alınıp alınmayacağını gündeme getirdi.
Kamu kaynağı kullanan özel tiyatro ve yapım şirketlerine sanatçı ve teknik ekibe taban ücret ödeme ve sigortalama zorunluluğu getirilmesini isteyen Bayhan, çalışma koşullarındaki ihlallerin tespit edilmesi halinde desteklerin kesilip kesilmeyeceğini sordu.
Film desteği ve izleyici hedefi düşürüldü
Bakanlık bütçesinin nominal olarak yüzde 35,9 artırılmasına karşın desteklenen yerli film sayısının 2025'teki 29 gerçekleşmesinden 2027 yılında 24'e düşürülmesinin gerekçesini soran Bayhan, izleyici hedefinin de 1,5 milyondan 1 milyona gerilediğine dikkat çekti.
Kültür Yolu Festivallerinin 32 ile yaygınlaştırılmasını ve organizasyon bütçelerinin büyütülmesini eleştiren Bayhan, festival ve reklam harcamaları artarken sanatsal üretim ve halkın sanata erişimine ilişkin hedeflerin gerilemesini sorguladı.
Bayhan, bütçenin büyümesiyle sanat emekçilerinin güvenceli istihdamı ve halkın kültüre erişimi arasında somut bir ilişki kurulup kurulmayacağını sordu.
Sansür, telif ve desteklerin geri istenmesi de gündemde
Bayhan, Bakanlığın "Kurak Günler" ve "Şiirli Oda'nın İzinde" gibi yapımlara verdiği destekleri yasal faiziyle geri istemesini de soru önergesinde gündeme getirdi.
Sanat eserlerine yönelik yasaklama ve sansür girişimleri, telif gelirlerinin adil dağıtılmaması ve özel kopyalama harçlarının hak sahiplerine aktarılmamasına ilişkin sorunların sanatçıların ekonomik koşullarının yanı sıra sanatsal üretim ve ifade özgürlüğünü de etkilediğini belirtti.
Bayhan, kültür bütçesinin sanat emekçilerinin güvenceli istihdamı ve halkın kültür hakkı yerine sermayeyi besleyen ve rant düzenini sürdüren politikalara yöneltildiğini bildirdi.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'a yöneltilen 9 soruda, bütçe tercihlerinin gerekçelerinin, kamu kaynaklarının hangi kuruluşlara aktarıldığının ve sanat emekçilerinin çalışma koşullarını iyileştirmek için hangi adımların atılacağının açıklanması talep etti..
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et