İzmir Kültürpark Platformundan Basmane Çukuru tepkisi: 'Kamu arazileri ranta teslim edilemez'
İzmir Kültürpark Platformu, Basmane Çukuru’nun satışa çıkarılmasına tepki göstererek alanın geleceğinin ticari satış ve yapılaşma sürecine indirgenemeyeceğini belirtti. Platform, kamu arazilerinin kamu yararı doğrultusunda değerlendirilmesini istedi.
Fotoğraf: Evrensel
İzmir- Basmane Çukuru’nun satışa çıkarılmasına tepki gösteren İzmir Kültürpark Platformu, alanın sermaye gruplarının çıkarları doğrultusunda değerlendirilmesine karşı çıktı. Basmane Çukuru önünde düzenlenen basın açıklamasında, kamu mülkiyetindeki alanların geleceğinin ticari satış ve yapılaşma kararlarına bırakılamayacağı vurgulandı. Basın metnini Cengiz Kaygısız okudu.
On yıllardır süregelen hukuka aykırı uygulamalar, ayrıcalıklı imar kararları ve kamu yararını geri plana iten sermaye odaklı müdahaleler nedeniyle kentin planlama tarihindeki en önemli meselelerinden biri haline gelen ve bir kent suçu olarak varlığını sürdüren bu alanın geleceğinin, ticari bir satış ve yapılaşma sürecine indirgenemeyeceğini belirten Kaygısız, “Basmane Arazisi’nin yıllardır çözümsüz bırakılması tesadüf değildir. Kamu yararını esas almak yerine kamu arazilerini ekonomik bir kazanç aracına dönüştüren planlama politikaları, bu alanı sermaye gruplarının çıkar ilişkilerinin konusu hâline getirmiştir. Yaşanan süreç, kent merkezindeki kamusal değerlerin halkın ortak ihtiyaçları yerine sermayenin kâr beklentileri doğrultusunda değerlendirilmesini esas alan kentleşme anlayışının bir sonucudur” dedi.
“Kentlerin geleceği değişen belediye başkanlarına bırakılamaz”
Kamu arazilerinin sermayenin sömürü ve rant düzenine teslim edilemeyeceğini vurgulayan Kaygısız, “Basmane Arazisi yalnızca bir arsa, bir ticari yatırım ya da ihale konusu değildir. Basmane Arazisi, kamu malına çökmek isteyen sermaye grupları ile kentin merkezindeki kamusal varlıkların korunmasını ve kamu yararını savunan halk iradesi arasındaki bir mücadele alanıdır. Yıllardır meslek odalarının, demokratik kitle örgütlerinin ve kentlilerin yürüttüğü hukuki ve toplumsal mücadelenin konusudur” diye konuştu.
Fotoğraf: Evrensel
Bu mücadelenin kentin merkezindeki kamusal varlıkların korunması ve kamu yararına değerlendirilmesi mücadelesi olduğunu söyleyen Kaygısız, şunları ekledi:
“Kentlerin geleceği, belediye başkanlarının değişen siyasi tercihlerine, dönemsel yönetim anlayışlarına veya kapalı kapılar ardında yapılan protokollere bırakılamaz. Kamu mülkiyetindeki alanların geleceği kişisel ve siyasi tasarrufların değil, kamusal denetimin ve demokratik karar süreçlerinin konusu olmalıdır. Belediye başkanları gelip geçicidir; fakat kente karşı işlenen suçlar kalıcı tahribatlar bırakır. Bu kent, kamusal değerleriyle birlikte İzmir halkına kalır.”
(Evrensel)Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et