Selçuk'a bağlı Gökçealan'da, JES projesine karşı ortak mücadele çağrısı
Selçuk'a bağlı Gökçealan köyünde jeotermal sondajlarına karşı köylüler bir araya gelerek mücadele çağrısı yaptı. Köylüler, projeye karşı imza kampanyası başlatırken belediye ve çevre örgütleri de hukuki ve fiili mücadeleye destek vereceğini açıkladı.
Fotoğraf: ANKA
İzmir – Selçuk ilçesine bağlı Gökçealan’da yapılması planlanan jeotermal enerji santrali (JES) projesi kapsamında gerçekleştirilecek sondaj çalışmalarına karşı köylüler harekete geçti.
Selçuk Kent Konseyi öncülüğünde düzenlenen toplantıya, Efes Selçuk Belediye Başkan Yardımcısı Bilgi Keskin, Gökçealan Köyü Muhtarı Nazmi Tabak, Çamlık Köyü Muhtarı Talat Ünlü, Çevre Mühendisi Caner Temel, Germencik Çevre ve Doğa Derneği Sekreteri Mehmet Güngör, İyi Parti Selçuk İlçe Başkanı Ziya Tüccar, Selçuk Kent Konseyi Başkanı Güllü Kartal ve çok sayıda köylü katıldı.
Toplantıda, projenin geçmişi, idari süreç ve olası çevresel etkileri değerlendirilirken, Gökçealanlı köylüler tarım alanlarını ve doğal yaşamı korumak amacıyla imza kampanyası başlattı. Katılımcılar, sürecin birlikte takip edilmesi ve ilgili kurumlara başvuruların yapılması konusunda görüş birliğine vardı.
Keskin: El ele, omuz omuza mücadele edeceğiz
Efes Selçuk Belediyesi’nin projeye karşı köylülerin yanında olacağını belirten Belediye Başkan Yardımcısı Bilgi Keskin, hukuki ve eylemsel mücadeleye destek vereceklerini söyledi. Keskin, “Yine önümüze bir JES projesi geldi. Gökçealan’ın yanı sıra Çamlık’ı da çevre köyleri de ilgilendiren bir proje. Muhtarımızla, sivil toplum örgütleriyle toplandık. Nasıl hareket edeceğimiz üzerine konuştuk. Biz her zaman Efes Selçuk Belediyesi olarak sizlerin yanındayız” dedi.
İmza kampanyasının ve ilgili kurumlara yapılacak başvuruların önemini vurgulayan Keskin, köylülerden sürece aktif katılım göstermelerini istedi.
Keskin, "Muhtarımız imza toplamaya başladı. Köyde yaşayanların imzaları çok kıymetli. Biz ilgili il müdürlüklerine dilekçe hazırlayıp sizin de dilekçelerinizi ekleyerek müracaat edeceğiz. Gerekirse İl Tarım Müdürlüğü ile görüşeceğiz. Çünkü bu topraklar çok verimli ve coğrafi işaretini aldığımız Osmancık üzümü de burada yetişiyor" ifadelerini kullandı.
ÇED sürecinde verilecek karara göre, hukuki mücadeleyi sürdüreceklerini belirten Keskin, "Eğer 'ÇED gerekli değildir' kararı çıkarsa biz durmayacağız. Efes Selçuk Belediyesi olarak yürütmenin durdurulması için dava açacağız. Hukuki açıdan da eylemsellik açısından da biz sürekli sizin yanınızdayız. El ele, omuz omuza sizlerle birlikte mücadele edeceğiz" diye konuştu.
Kartal: Biz burayı vermeyi düşünmüyoruz
Selçuk Kent Konseyi Başkanı Güllü Kartal, daha önce İl Tarım Müdürlüğünün olumsuz görüşü üzerine geri gönderildiğini belirttiği proje dosyasının yeniden gündeme gelmesine tepki gösterdi.
Gökçealan ve çevre köylerin tarım alanlarını korumak için mücadeleyi sürdüreceklerini ifade eden Kartal, şirketlerin projeden vazgeçmediğine dikkati çekti. Kartal, "Bu dosya mayıs ayında gelmiş. Gökçealan’da zeytinlik olduğu için İl Tarım Müdürlüğünün olumsuz yazısıyla dosya geri gönderilmiş. Ama bu şirketler bir türlü vazgeçmiyor. Biz buna yine ‘hayır’ diyeceğiz" dedi. Projenin etkilerinin Gökçealan’la sınırlı kalmayabileceğini belirten Kartal, "Çünkü Gökçealan, Havutçulu, Çamlık, Naipli ve Ortaklar’ı bir bütün olarak ele alıyorlar. Bizim başka gidecek yerimiz yok. Bizim memleketimiz burası. Biz burayı vermeyi düşünmüyoruz. Hep birlikte olursak ancak başarırız” ifadelerini kullandı.
Temel: Aynı şirket, aynı yer, aynı proje yeniden sunuldu
Çevre Mühendisi Caner Temel, sondaj çalışmalarının planlandığı alan ve projenin geçmişine ilişkin bilgi verdi. Görekli Mevkisi’nde üç ayrı noktada jeotermal kaynak arama sondajı yapılmasının planlandığını belirten Temel, sondajların 2 bin ila 2 bin 500 metre derinliğe ulaşmasının öngörüldüğünü söyledi.
Temel, "Söz konusu proje, herkesin bildiği Görekli Mevkii’nde 186 ada 187 ve 188 parsellerde yapılması planlanıyor. Üç yerde jeotermal sondaj kaynak araması yapacaklar. 2 bin-2 bin 500 metre derine inmeyi planlıyorlar" dedi.
Proje dosyasının daha önceki sürecini anlatan Temel, dosyanın mayıs ayında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne sunulduğunu, İl Tarım Müdürlüğünün olumsuz görüş bildirmesinin ardından sürecin o aşamada durduğunu belirtti.
Temel, "Tarım İl Müdürlüğü haziran ayının başında bu projeye olumsuz cevap verdiği için o dönem proje iptal edildi. Şu aşamada bizim de bilmediğimiz her ne olduysa tekrar aynı şirket, aynı yer, aynı projeyi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne sundu" ifadelerini kullandı. Bundan sonraki süreçte farklı olasılıkların bulunduğunu belirten Temel, dosyanın yeniden değerlendirilerek reddedilebileceğini, “ÇED gerekli değildir” kararı verilebileceğini ya da daha kapsamlı bir ÇED sürecinin başlatılabileceğini anlattı. Sürecin hangi yönde ilerleyeceğine göre mücadele yönteminin belirleneceğini kaydeden Temel, köylülerin gelişmeleri yakından takip etmesi gerektiğini vurguladı.
Güngör: Enerji mi, tarım mı?
Germencik Çevre ve Doğa Derneği Sekreteri Mehmet Güngör, Germencik’te jeotermal santrallerle ilgili yaşanan deneyimleri aktararak, benzer sorunların Gökçealan’da yaşanmaması için köylülerin birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi.
Hukuki süreçte köylülerin kararlılık göstermesinin önemine değinen Güngör, Anayasa’nın 56’ncı maddesiyle güvence altına alınan sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını hatırlattı. Köylülere pankartlar asarak, sosyal medyayı kullanarak ve seslerini duyurarak mücadeleye katılmaları çağrısında bulunan Güngör, sürecin ilerleyen aşamalarında daha kapsamlı bir mücadele gerekebileceğini ifade etti.
“Germencik’te incir üretimi olumsuz etkileniyor”
Germencik’te yaşanan çevresel sorunların kendilerini derinden etkilediğini söyleyen Güngör, "Bizim Germencik’te içimiz parçalanıyor. Yaşadıklarımızı gördükçe havamız, suyumuz, toprağımız gittikçe biz yaralanıyoruz, üzülüyoruz, hasta oluyoruz. En çok kanserin yaşandığı bölge hâline gelmeye başladık. İstatistiki veriler bunu göstermeye başladı” ifadelerini kullandı.
Mehmet Güngör, santrallerden çıkan buharın atmosferdeki davranışı ve bölgesel koşulların incir üretimini olumsuz etkileyebildiğini öne sürdü. Germencik’te nem oranının ve rüzgar koşullarının üretim açısından önem taşıdığını belirten Güngör, yaşanan deneyimlerin Gökçealan için dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Baktimur: Mücadeleyi devam ettirme taraftarıyım
Toplantıda söz alan Gökçealanlı Altuğ Baktimur, yeni sondaj arama projesinin önceki girişimlerden farklı biçimde sunulduğunu belirterek, "Burada jeotermalimiz olmamasına rağmen ekonomik nedenlerden dolayı mahsulümüz para etmiyor. Eriyen üzümü bizden kim alır? Hangi tüccara satarsınız, hangi tüccara aracılık yaparsınız, hangi komisyoncuya toplatırsınız? Germencik’te incir üreticileri ağlıyor, kan ağlıyor. Medyada incirci para kazanıyor gibi görünüyor ama gerçekten kazanmıyorlar” ifadelerini kullandı.
Altuğ Baktimur, köylülere karar sürecini dikkatle değerlendirmeleri ve mücadeleyi sürdürmeleri çağrısında bulunarak, "Çünkü bu bir arama projesi, kaynak çıkarma değil. ‘Arayacağım’ diyor, ‘Varsa ona göre bakarız, tekrar bir proje sunarım size’ diyor. Herkes elini vicdanına koysun, çok iyi düşünsün, ona göre karar versin. Ya ‘tamam’ diyeceğiz ya ‘devam’ diyeceğiz. Ben ‘devam’ deme taraftarıyım, mücadeleyi devam ettirme taraftarıyım” dedi.
Toplantı, Gökçealan ve çevre köylerde tarım alanlarının, doğal yaşamın ve üreticilerin geleceğinin korunması için ortak mücadelenin sürdürülmesi çağrısıyla sona erdi. Köylüler, başlatılan imza kampanyasıyla birlikte ilgili kurumlara başvuru sürecini de takip edeceklerini belirtti.
(ANKA)Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et