Garsonların bıyık bırakmak için greve gittiği gün: Paris'in ünlü kafeleri kapandı
Paris'te 1907'de garsonlar, bıyık bırakma hakkı başta olmak üzere daha iyi çalışma koşulları için greve gitti. Dönemin gözde mekanlarında servis durdu, müşteriler masalarda kaldı. Bıyık meselesi gibi görünen mücadele, daha kapsamlı bir mücadelenin parçasıydı.
Fotoğraf: Jean Pierre de Rosnay/Pexels
İsmail Cem Şimşek
[email protected]
Fransa'nın başkenti Paris, 1907 yılında alışılmadık bir işçi mücadelesine sahne oldu. Kentin ünlü kafelerinde çalışan garsonlar, bıyık bırakma hakkı başta olmak üzere daha iyi çalışma koşulları için greve gitti. 17 Nisan'da başlayan grev sırasında dönemin gözde mekanlarında servis durdu, müşteriler masalarda kaldı. İlk bakışta bir görünüm meselesi gibi görünen mücadele, aslında çalışma hayatındaki eşitsizliklere karşı verilen daha kapsamlı bir mücadelenin parçasıydı.
17 Nisan 1907 akşamı saat 18.30'da Paris'teki çok sayıda kafe ve restoranda çalışanlar önlüklerini çıkararak işlerini bıraktı. Garsonlar, servis tepsilerini bir kenara koydu ve işyerlerini terk etti.
Dönemin en tanınmış mekanları arasında yer alan Café de la Paix ve Café Riche de grevden etkilenen işletmeler arasındaydı. Bazı işletmelerde sandalyeler masaların üzerine kaldırıldı, teraslar boşaltıldı ve ışıklar söndürüldü.
Müşteriler için beklenmedik olan bu eylem, kısa sürede kent gündeminin önemli başlıklarından birine dönüştü. Grev, yalnızca hizmet sektöründe yaşanan bir iş bırakma eylemi değildi; çalışanların işverenlerin dayattığı kurallara karşı ortak hareket etmesinin de dikkat çekici bir örneğiydi.
Bıyık bırakmak neden yasaktı?
Bugün kişisel bakım tercihi olarak görülen bıyık, 20. yüzyılın başlarında Fransa'da toplumsal statünün işaretlerinden biri olarak kabul ediliyordu.
Dönemin toplumsal anlayışında bıyık, özellikle askerler, aristokratlar ve üst sınıflarla özdeşleştiriliyordu. Buna karşılık ev hizmetlerinde çalışanların ve garsonların tıraşlı olması bekleniyordu.
Garsonların görünümü, patronların çalışanlar üzerindeki denetiminin bir parçasıydı. Müşterilere hizmet eden personelin nasıl giyineceği, nasıl görüneceği ve nasıl davranacağı büyük ölçüde işletme sahiplerinin belirlediği kurallara bağlıydı.
Bu nedenle bıyık bırakma hakkı, çalışanların kendi bedenleri ve görünümleri üzerinde söz sahibi olabilmesi anlamına da geliyordu.
Grevcilerin talepleri arasında bıyık bırakma özgürlüğünün bulunması, dönemin bazı gazetelerinde alay konusu oldu. Ancak çalışanlar açısından mesele, kişisel tercihin ötesinde bir saygınlık ve eşitlik sorunuydu.
Grevin asıl nedeni yalnızca bıyık değildi
Parisli garsonların mücadelesini yalnızca bıyık bırakma hakkına indirgemek, hareketin tarihsel önemini gözden kaçırmak anlamına geliyor.
Grevciler, haftada bir gün izin yapabilmek, asgari ücret uygulamasının getirilmesi ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi gibi talepleri gündeme taşıdı. Çalışanlardan kırılan bardak ve tabaklar için yapılan kesintilere son verilmesi de mücadelede öne çıkan başlıklardan biriydi.
Dönemin hizmet sektöründe çalışanlar, uzun çalışma saatleri ve iş güvencesinin zayıflığı gibi sorunlarla karşı karşıyaydı. Bahşiş sistemi de ücret ilişkilerinin önemli bir parçasını oluşturuyordu.
Bu koşullarda garsonların örgütlü biçimde iş bırakması, çalışma hayatında söz sahibi olma arayışının bir ifadesiydi.
Nitekim tarih araştırmaları, Paris'teki garson örgütlerinin 1880'lerin sonlarından Birinci Dünya Savaşı'na kadar çalışma saatlerinin sınırlandırılması, haftalık izin, sabit ücret ve iş bulma aracılarının yarattığı mali yüklerin kaldırılması gibi talepleri gündeme getirdiğini ortaya koyuyor.
Patronlarla çalışanlar karşı karşıya geldi
Grev, işletme sahipleri ile çalışanlar arasındaki gerilimi görünür hale getirdi. Bazı patronlar, garsonların bıyık bırakmasına ve çalışma koşullarının değiştirilmesine karşı çıktı.
Dönemin basınında grevcilerin taleplerini küçümseyen yorumlar yayımlandı. İşçilerin daha iyi ücret ve izin istemesi kadar, kişisel görünümleri üzerinde söz sahibi olma talepleri de tartışma konusu oldu.
Buna rağmen grev, hizmet sektöründeki çalışanların taleplerinin kamuoyunda konuşulmasını sağladı. Çalışanların örgütlenmesi ve ortak hareket etmesi, işverenlerin çalışma koşulları üzerindeki belirleyici gücünü sorgulayan bir mücadeleye dönüştü.
Grev sırasında yaşananlar, işçi mücadelelerinin yalnızca fabrikalarda ve ağır sanayi işletmelerinde ortaya çıkmadığını da gösteriyordu. Kafeler, restoranlar ve diğer hizmet işletmeleri de ücret, izin ve çalışma koşulları üzerine verilen mücadelelerin alanı olabiliyordu.
Grev nasıl sonuçlandı?
Nisan 1907'de başlayan grev, mayıs ayının ilk günlerine kadar devam etti. Tarihsel kaynaklarda grevcilerin sayısına ilişkin farklı bilgiler yer alırken hareketin farklı işletmelere yayıldığı ve sürecin aşamalı biçimde ilerlediği aktarılıyor.
4 Mayıs 1907'de sonuçlanan mücadele sonunda Parisli garsonlar bıyık bırakma hakkını elde etti. Ancak hareketin bütün talepleri karşılanmadı.
Bıyık yasağının aşılması, grevin en görünür kazanımı oldu. Bununla birlikte haftalık izin, ücret ve çalışma koşulları gibi meseleler işçi hareketinin gündeminde kalmayı sürdürdü.
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et