Adana'da basın meslek örgütlerinden çağrı: 'Gazetecilik siyasi iradenin, sermayenin sesi olamaz'
Adana’da basın meslek örgütleri, TELE1’e kayyım atanmasının birinci yılında “Sansüre hayır, habere özgürlük” diyerek basın açıklaması yaptı.
Fotoğraf: Evrensel
Volkan Pekal
[email protected]
Adana’da Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Çukurova Gazeteciler Cemiyeti (ÇGC) ve Anadolu Spor Gazetecileri Derneğinin (ASGD) çağrısıyla basın açıklaması gerçekleştirildi. Seyhan ilçesi Reşatbey Mahallesi’ndeki Sanatçılar Parkı Basın Anıtı önünde düzenlenen açıklamaya çok sayıda siyasi parti, sendika, meslek örgütü ve demokratik kitle örgütü katıldı.
TELE1’e kayyım atanmasının birinci yılında yapılan açıklamayı TGS Adana Şube Başkanı Salim Büyükkaya okudu. Basın özgürlüğünün yalnızca gazetecilerin değil, bütün toplumun sorunu olduğunu vurgulayan Büyükkaya, “Artık yeter! Nefes alamıyoruz!” dedi.
“Gazetecilik suç, haber tehdit sayılıyor”
Gazeteciliğin suç, haberin tehdit, gerçeğin ise sakıncalı sayıldığı bir düzene sessiz kalmayacaklarını belirten Büyükkaya, gazetecilerin yanı sıra itiraz eden herkesin sansür, baskı ve cezalandırmayla karşı karşıya bırakıldığını söyledi. Televizyon kanallarına kayyım atandığını, haber sitelerine erişim engelleri getirildiğini, gazetecilerin tutuklandığını ve sosyal medya hesaplarının kapatıldığını belirten Büyükkaya, gazetecilerin ağır çalışma koşulları ve güvencesizlik altında mesleklerini sürdürmeye çalıştığına dikkat çekti.
“Gazetecilerin hedef alındığı ülkede demokrasiden söz edilemez”
Hemen her gün bir basın kuruluşunun ya da gazetecinin hedef haline getirildiğini söyleyen Büyükkaya, “Bir basın kuruluşunun ya da habercinin hedef haline getirildiği, yaptığı ya da yapmadığı haber nedeniyle gazetecilerin tutuklandığı, sosyal medya hesaplarının kapatıldığı, gazetecinin açlıkla boğuştuğu bir ülkede demokrasiden de söz edilemez” dedi.
Gazeteciliğin kamusal sorumluluğuna işaret eden Büyükkaya, işçilerin hak gasplarının, emekçilerin direnişlerinin, kadınlara yönelik şiddetin, gençlerin geleceksizliğinin, yoksulluğun ve kamu kaynaklarının sermayeye aktarılmasının haberleştirilmesinin gazeteciliğin temel görevleri arasında olduğunu ifade etti. Büyükkaya, gazetecinin iktidarın bilinmesini istemediği gerçekleri gizlemekle değil, halkın bilmesi gerekenleri açığa çıkarmakla yükümlü olduğunu söyledi.
“Gazetecilik siyasi iradenin, sermayenin sesi olamaz”
Gazeteciliğin siyasi iktidarın ya da sermayenin çıkarlarına hizmet edemeyeceğini vurgulayan Büyükkaya, siyasi iktidara yakınlığın mesleki güvencenin teminatı sayılmasına tepki gösterdi. Evrensel gazetecilik ilkeleri yerine günün siyasi çıkarlarına göre hareket eden anlayışın gazetecilik olmadığını belirten Büyükkaya, bunun iktidar ilişkilerinin yeniden üretilmesi anlamına geldiğini söyledi.
Gazetecilerin iktidarın hoşuna gitmeyen sorular sordukları, kamu kaynaklarının nasıl harcandığını araştırdıkları, yolsuzluk iddialarını haberleştirdikleri ve ezilenlerin sesini duyurdukları için hedef alındığını dile getiren Büyükkaya; gazetecilerin gözaltı, tutuklama ve ev hapsi gibi uygulamalarla karşı karşıya bırakıldığını, bazılarının ise işini ve mesleğini sürdürme olanağını kaybettiğini ifade etti.
Sansürün yarattığı güvencesizliğin gazetecileri otosansüre zorladığını belirten Büyükkaya, gazetecilere yönelik baskıların aynı zamanda toplumun gerçeklere ulaşma hakkına yönelik bir saldırı olduğunu söyledi. Büyükkaya, “Gazetecinin kalemi kırılırsa toplum da karanlığa mahkûm edilir. İstenen de budur. Gazeteci yazmasın, toplum gerçekleri öğrenmesin” diye konuştu.
Kayyım ve erişim engellerine tepki
Son yıllarda medya kuruluşlarına yönelik kayyım uygulamaları ve erişim engelleri de gündeme getirildi. Büyükkaya, Flash Haber TV, Ekotürk TV, Habertürk grubu, TELE1 ve Halk TV üzerinden kayyım uygulamalarına ilişkin eleştirilerini dile getirirken, JINNEWS, Mezopotamya Haber Ajansı ve Kaos GL gibi haber kuruluşlarının internet sitelerine getirilen erişim engellerine dikkat çekti.
Evrensel, Kısa Dalga, SolHaber, Yeni Yaşam ve Bianet gibi yayın organlarının sosyal medya hesaplarına yönelik engellemeleri de eleştiren Büyükkaya, çok sayıda gazeteci ile Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) ve İfade Özgürlüğü Derneği (İFÖD) gibi kuruluşların hesaplarının da erişim engelleriyle karşılaştığını söyledi.
Kamu reklam ve ilanlarının dağıtımındaki eşitsizliklerin bağımsız medya kuruluşlarının ekonomik sorunlarını ağırlaştırdığını belirten Büyükkaya, Gazete Duvar ve TELE2 gibi yayın organlarının yanı sıra çok sayıda yerel gazete, internet sitesi ve televizyon kanalının yayın hayatını sürdürmekte zorlandığını ifade etti.
“Basın özgürlüğü toplumun tüm kesimlerinin sorunu”
Basın özgürlüğünün toplumun bütün kesimleri için yaşamsal önemde olduğunu belirten Büyükkaya, işçilerin, çiftçilerin, esnafın, memurların, kadınların ve gençlerin gerçekleri öğrenmesinin engellendiğini söyledi. Büyükkaya, yurttaşları gazetecilerle dayanışmaya, habere ve özgür basına sahip çıkmaya çağırdı.
Basın meslek örgütleri, açıklamada tutuklu gazetecilerin serbest bırakılmasını, haber üzerindeki yargı baskısının sona erdirilmesini, medyada kayyım uygulamalarına son verilmesini ve hukuksuz erişim engellerinin kaldırılmasını istedi. Kamu reklam ve ilanlarının adil ve eşit dağıtılmasını talep eden örgütler, basın özgürlüğünü ortadan kaldıran uygulamalardan vazgeçilmesi çağrısında bulundu.
Açıklama, “Özgür basın yoksa özgür toplum yoktur” vurgusuyla sona erdi.
Çok sayıda kurum katıldı
Basın açıklamasına 10 Ekim Aileleri Derneği, ADAM-DER, Adana Ekoloji Platformu, Anadolu Emekliler Derneği, Avşarlar Derneği, Birleşik Kamu-İş, CHP il ve ilçe örgütleri, Yeni Parti Adana İl Başkanı Doç. Dr. Anıl Tanburoğlu, Yeni Parti Adana milletvekilleri Ayhan Barut, Orhan Sümer ve Bilal Bilici, Dersimliler Derneği, Doğu Akdeniz Çevre Dernekleri, Eğitim Sen, Eğitim-İş, Emek Partisi, Gaziantep ve Yöresi Kültür Derneği, Haber-Sen Genel Başkanı Mesut Balcan, Halkevi, İnsan Hakları Derneği (İHD), KAPLANPENCHE Adanaspor Taraftar Oluşumu, KESK Adana Şubeler Platformu, PSAKD Merkez Şube, Sol Parti, TMMOB Adana İl Koordinasyon Kurulu, Tüm Emekliler Sendikası ve Türkiye İşçi Partisi katıldı.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et