24.10.2026 09:23 / Güncelleme: 09:26

Şakran Cezaevi'nde kimlik kartı dayatması: 'Nazi Kampı' benzetmesi

Şakran Kapalı Kadın Cezaevi'nde kimlik kartı taşıma dayatmasına karşı açlık grevinde olan Güzin Tolga'nın avukatı Veysi Çetin, dayatmanın psikolojik bir cezalandırma yöntemi olduğunu belirterek Nazi kamplarını hatırlattı.

Şakran Cezaevi'nde kimlik kartı dayatması: 'Nazi Kampı' benzetmesi

Fotoğraf: MA

İzmir – Şakran Kadın Kapalı Cezaevi'nde mahpusların yaşadığı hak ihlalleri sürüyor. Cezaevi yönetimi, 2025 Aralık ayından itibaren cezaevinde mahpusların koğuşlarından dışarı çıkabilmeleri için "kimlik kartı" taşıma dayatmasında bulunuyor. Mahpuslar, kimlik kartı taşımayı kabul etmediği için disiplin cezaları uygulanarak, avukat ve ziyaretçi görüş yasağı veriliyor. Bu uygulamayı kabul etmeyen 3 mahpus mart ayında süresiz açlık grevine başladı. Bu mahpuslardan Güzin Tolga'nın açlık grevi halen devam ediyor. "Örgüt üyeliği" suçlamasıyla 11 yıldır tutuklu bulunan 57 yaşındaki Güzin Tolga'nın, alerjik astım ve yüksek tansiyon hastalıkları bulunuyor.

Güzin Tolga'nın durumuna ilişkin avukatı Veysi Çetin ve vasisi Lezan Caner değerlendirmelerde bulundu.

Şakran Kadın cezaevinde yaşanan kimlik dayatmasının ve buna bağlı olarak mahpuslara uygulanan disiplin cezası adı altında dayatılan tecrit uygulamasının hukuksuz olduğunu belirten Çetin "Tutsakların kimlik taşıması zorunlu kılındı ve kimliğini taşımayı ret eden tutsaklara ilişkin olarak, koğuştan dışarı çıkarılmama cezası uygulandı. Yaklaşık 5 ay boyunca tutsakların avukatlarla görüşü dahi engellendi. Açlık grevleri ve çeşitli mücadeleler sonucunda ilk esnetilen yasak, avukat görüşünün kaldırılması oldu, Eylül ayında da vasi görüşü yasağında bir esneklik sağlandı. Diğer kısıtlamalar devam ediyor. Avukatlar olarak defalarca cezaevi savcısı ve Cumhuriyet Başsavcısı Vekili ile görüşmeler sağlandı” dedi.

Adalet Bakanlığı’na başvurduklarını ancak konunun hukuki bir dayanağının olmadığını söyleyen Çetin, Şakran’ın “pilot cezaevi” olarak belirlendiğini, kimlik kartı dayatmasını kabul etmemenin cezasının en fazla uyarı ya da kınama olabileceğine işaret etti.

”Nazi kampı” benzetmesi

Dayatmanın psikolojik bir cezalandırma yöntemi olduğunu vurgulayan Çetin "Nazi döneminde, kamplarda Yahudiler sarı yıldız takarlardı. Kimlik dayatmasının kendisi aslında kimliksizleştirmenin de önünü açıyor. Geçmişte tekrar kimlik dayatması uygulaması yapılmaya çalışmıştı ama hep tutsakların direnişi ile sonuçlanmıştı. Önceki dönemlerde kimliklerde tutsakların hangi örgütten olduğu da yazılırdı. Son kimlik dayatmasında bir ibare yazmasa da tarihsel bellekten kaynaklı bazı tutsaklar 'Biz koğuştan çıktığımızda yanımızda zaten bir eşlikçi geliyor, kim olduğumuzu biliyorsunuz' diyerek uygulamayı kabul etmiyor ve isterlerse kimlik kartlarını gardiyanların taşıyabileceğini söylüyorlar. F tipi cezaevlerinde tutsakların kimlik kartları, koğuş kapısında asılıdır ve herhangi bir sebeple koğuştan çıktıklarında kimlikleri infaz memuru yanına alır ve koğuşa girerken tekrar kapıya asılır" diyerek bu uygulamanın damgalamanın önünü açtığını ve sonunun gelmeyeceğini giderek baskıların artacağını belirtti.

Güzin Tolga'nın kaybedecek zamanı yok

Güzin Tolga'nın sağlık durumuna ilişkin olarak vasisi Lezan Caner ise "Bir önceki ziyaretimde kendisinden ağzında yaralar çıktığını öğrendim, üstelik çok kilo kaybetmişti ve yüzü sapsarıydı. Bunun üzerine kendisine bitki çayı yapmasını önerdiğimde, 'Abla, semaverim bozuldu. 9 gündür kendi paramla almak istememe rağmen cezaevi idaresi tarafından çeşitli bahaneler ile oyalanıyorum' dedi. Havalar soğuk olmasına rağmen Güzin Tolga, sıcak suya erişim sağlayamıyor ve çok üşüdüğünü söyledi. Güzin Tolga'nın aynı zamanda kışlık ayakkabıya da ihtiyacı var ama erişimini sağlayamıyoruz. Çünkü açık görüş var ve açık görüşte içeriye eşya alınmasına izin verilmiyor, kargoya vermek istediğimizde ise Güzin Tolga'nın kargosunu almasına yaka kartı takmayı reddettiği için izin verilmiyor. Bu bir zulümdür. Bu hukuksuz disiplin cezaları hayati risk oluşturuyor" dedi.

Sevk talebi

Güzin Tolga'nın sağlık durumu nedeniyle açlık grevinden sonra tek başına cezaevinde kalamayacağını belirten Lezan Caner, "Güzin Tolga'nın tek talebi, başka bir hapishaneye sevk edilmek. Yaka kartından kaynaklı baskılar çözülse bile şuan bulunduğu cezaevinde tek başına kalacak ve bu 100 günlük açlık grevinden sonra tedavisi için ciddi sorunlar teşkil edecek" diye konuştu.

(MA)

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
24.10.2026 00:14 / Güncelleme: 07:26

Sosyal medya yasağının gerçek yüzü

15 yaş altı çocuklara yönelik sosyal medya yasağı ve e-Devlet tabanlı yaş doğrulaması tartışma yaratıyor. Ancak amaç çocukları korumaktan çok dijital alanda kontrol ve gözetim ağı kurmak.

Sosyal medya yasağının gerçek yüzü
24.10.2026 00:10 / Güncelleme: 01:54

Şişecam, işçileri ‘fazlalık’ ilan etti: Cam sektöründe kriz bahanesiyle işçiler terbiye edilmek isteniyor

Şişecam, daralma gerekçesiyle C fırınını uyutarak 155 işçiyi “fazlalık” ilan etti; hedefte kıdemli ve yüksek ücretli işçiler var. İşçiler üretimden gelen gücü kullandıkları somut bir eylem takvimi bekliyor.

Şişecam, işçileri ‘fazlalık’ ilan etti: Cam sektöründe kriz bahanesiyle işçiler terbiye edilmek isteniyor
Fotoğraf: Şişecam basın bülteni

23.10.2026 22:30 / Güncelleme: 23:37

Hatay'da anne ile 4 yaşındaki kızına otomobil çarptı: Anne ve kızı hayatını kaybetti

Hatay'da yolun karşısına geçmeye çalışırken otomobilin çarptığı anne Ayşe Yetek hayatını kaybetti. Ağır yaralı hastaneye kaldırılan kızı Meryem Azra Yetek de kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

Hatay'da anne ile 4 yaşındaki kızına otomobil çarptı: Anne ve kızı hayatını kaybetti

Fotoğraf: DHA

24.10.2026 07:53

Rabia Naz Vatan’ın ölümünü araştıranların yargılandığı dava ertelendi

Rabia Naz Vatan’ın ölümünü araştıran gazeteciler Canan Coşkun, Kazım Kızıl ve baba Şaban Vatan’ın yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü. Dava 28 Ocak 2027’ye ertelenirken Vatan, tanık Mürsel Küçükal’ın ifadesini değiştirdiğini söyledi.

Rabia Naz Vatan’ın ölümünü araştıranların yargılandığı dava ertelendi

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!