'Sumud Filosu' davası başladı: Netanyahu da yargılanıyor
Sumud Filosu'na silahlı müdahaleye ilişkin aralarında Netanyahu'nun da olduğu 35 sanığın yargılanmasına başlandı. Duruşmada dinlenen saldırıya uğrayanlar, İsrail askerleri tarafından kötü muameleye ve sözlü tacizlere maruz kaldıklarını belirtti.
Fotoğraf: AA
İstanbul - Gazze'ye insani yardım taşıyan Küresel Sumud Filosu'na silahlı müdahalede bulunulmasına ilişkin, aralarında İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun da bulunduğu 35 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşmasında müştekilerin beyanları alınıyor.
İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya bazı Sumud Filosu üyeleri katıldı.
Duruşmada beyanı alınan filo üyelerinden İkbal Gürpınar, teknelerine müdahale eden İsrailli askerlerin eşyaları da çaldıklarını, kadınların başörtülerini alıp çöpe attıklarını söyledi.
Daha sonra çıplak aramaya maruz kaldıklarını ve hapishaneye atıldıklarını ifade eden Gürpınar, orada tecavüze uğrayan kadınların olduğunu belirtti.
Sanıklardan şikayetçi olan Gürpınar, davaya katılma talebinde bulundu.
Muhammed Fatih Sinan da bu davada müşteki olmaktan onur duyduğunu söyledi.
Kendilerini sürekli kışkırtmaya çalışan İsrailli askerlerin, gemilerinin küçük olduğunu, malzemelerin Gazze halkının yarasına merhem olmayacağını söylediklerini anlatan Sinan, "Askerler, bebek maması olup olmadığını özellikle sordular ve 'Çünkü o çocuklar büyüyüp Gazze'de terörist oluyorlar.' ifadesini kullandılar. Onları öldüreceklerini söylediler. Farklı kez, 2-3 kere bu ifadeyi tekrarladı. Aşdod Limanı'nda 'Elinizdeki pasaport bende de var.' diyerek bizi aşağılayan askeri kıyafetli kişiler de vardı. Şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum." ifadelerini kullandı.
"Ciddi anlamda aşağılayan suçlamalar yöneltildi"
Gazeteci Ersin Çelik de İsrail askerleri tarafından kaçırıldıktan sonra Aşdod Limanı'na götürüldüklerini, burada da çok sayıda fiziki ve psikolojik şiddete maruz kaldıklarını söyledi.
Gazeteci olduğu için alıkonulmadan önce her gün son durumu yazdığını, oradaki askerlerin bunu bildiklerini anlatan Çelik, şöyle devam etti: "'Buraya Hamas teröristlerinin hikayesini yazmaya geldin.' dediler. Beni diğer arkadaşlardan ayırdılar, gözlerimi bağlayıp ellerimi kelepçelediler ve saatlerce dolaştırdılar. Orada Türk yetkililerle görüştürülmemize izin verilmedi. Cumhurbaşkanımızı kastederek bana 3 kez, 'Tayyip Erdoğan, Hamas'a paraları seninle mi yolladı?' dediler. Biz geldikten sonra Sumud Filosu katılımcılarına itibar suikastı yapıldı. Ciddi anlamda tahkir eden aşağılayan suçlamalar yöneltildi. Ben bunların da araştırılmasını istiyorum. Benzer bir durum Almanya'da ve Fransa'da da yaşandı. Ben bunun İsrail'le bağlantılı olduğunu düşünüyorum."
Kasım Aktağ da Gazze'ye yolculukları devam ederken gemilerine tam teçhizatlı askerlerin indirildiğini, Aşdod Limanı'na vardıklarında sözlü şiddetin yanı sıra fiziksel şiddete de uğradıklarını anlattı.
Türk olduklarını duyduklarında farklı muamelelere maruz kaldıklarını dile getiren Aktağ, "Bize, 'Siz sanıyorsunuz ki sıra size gelmeyecek, gelecek ve Filistinlilerin yaşadığını yaşayacaksınız.' dediler. Cezaevine vardığımızda bize 'Özgür Filistin'e gelmek istiyordunuz, özgür Filistin'e geldiniz.' dediler. Biz hücredeyken bomba sesi duyuyorduk ve o gece Gazze'nin bombalandığını duyduk, biz orada olduğumuz için onu yaptılar." diye konuştu.
Mahkemeden iddianamedeki eylemlerin somutlaştırılması kararı
Mahkeme, ara kararında Gazze’de sivillere yönelik eylemlerin iddianamede soyut ve dolaylı biçimde anlatıldığı değerlendirmesinde bulundu. İstanbul 2 No’lu Barosu Başkanlığı ile Uluslararası Hukukçular Birliği tarafından dosyaya sunulan delillerin birlikte değerlendirilmesi ve Sumud Filosu dışındaki Gazze’deki eylemlerin somutlaştırılması amacıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na müzekkere yazılmasına karar verildi.
Mahkeme ayrıca, şikâyetçilerin beyanlarında geçen ve İsrail’de kendilerine karşı gerçekleştirilen eylemlerde yer aldıkları belirtilen kişilerin tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulmasına hükmetti. Adalet Bakanlığı aracılığıyla Gazze’de soykırıma ilişkin Birleşmiş Milletler’e sunulan raporun mahkemeye gönderilmesi de istendi.
Ara kararda, sanıkların Türkiye’de taşınır ve taşınmaz malları, banka hesapları ve şirket ortaklıklarının bulunup bulunmadığının ilgili kurumlardan sorulması, mal varlıkları hakkında tedbir uygulanması hususunun değerlendirilmesi de yer aldı. Mahkeme, uluslararası ceza mahkemesinden sanıkların yargılandıkları dosyanın onaylı suretinin istenmesi için Adalet Bakanlığı’na müzekkere yazılmasına karar verdi.
İstanbul 2 No’lu Barosu Başkanlığı, Mazlumder, Uluslararası Hukukçular Birliği ve Yeryüzü Avukatları Derneği vekillerinin katılma talepleri kabul edildi. Mahkeme, duruşmayı 30 Mart 2027 saat 10.00’a erteledi.
İddianameden
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında, Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla oluşturulan Küresel Sumud Filosu’ndaki gemilere uluslararası sularda seyir halindeyken İsrail güvenlik unsurlarınca silahlı müdahalede bulunulduğu belirtildi. İddianamede, gemilerin zorla durdurulduğu, sivillere cebir ve şiddet uygulandığı, kişilerin alıkonulduğu ve insan onuruyla bağdaşmayan muamelelere maruz bırakıldığı kaydedildi.
Soruşturma sonucunda, eylemlerin planlanması ve icrasında rol aldıkları belirtilen, bir kısmı hakkında yakalama kararı bulunan 35 kişi hakkında insanlığa karşı suç, soykırım, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama, eziyet, nitelikli yağma, mala zarar verme ve ulaşım araçlarının alıkonulması suçlarından iddianame düzenlendi.
Sanıklar arasında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, Savunma Bakanı Israel Katz ve bazı üst düzey askerî yetkililer de bulunuyor.
Duruşma sırasında açıklama
Global Sumud Türkiye, Yeryüzü Avukatları Derneği, Mavi Marmara Özgürlük ve Dayanışma Derneği, İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı'nın da aralarında bulunduğu bazı kuruluşlarının (temsilcileri, duruşmanın devam ettiği sırada İstanbul Adalet Sarayı önünde bir araya geldi.
"Siyonist katiller hesap verecek", "İsrail yargılanıyor" ve "İsrail hesap verecek, Filistin özgürleşecek" yazılı pankart ve dövizler taşıyan katılımcılar, İsrail aleyhine sloganlar attı.
Yeryüzü Avukatları Derneği Başkanı Avukat Enes Kafadar, yaptığı basın açıklamasında, uluslararası hukuk ve insanlık vicdanı adına tarihi bir ana tanıklık ettiklerini, İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde İsrail'in işlediği ağır suçların hesabını sormak üzere evrensel yargı yetkisi kapsamında açılan davanın ilk duruşmasının görüldüğünü söyledi.
Kafadar, daha önce bu noktaya hiç gelinmediğini, İsrail'in yıllardır süregelen işgal, yerinden etme ve ağır insan hakları ihlalleri ve soykırım eylemlerinin medya manipülasyonuyla yıllarca dünya kamuoyundan gizlendiğini dile getirdi.
İnsani yardım filolarında bulunan ve suçtan zarar gören mağdurların mahkeme heyeti huzurunda ifadelerini verdiklerini, uluslararası hukuku ayaklar altına alan o ağır suçları, maruz kaldıkları eziyetleri tüm ayrıntılarıyla anlattıklarını aktaran Kafadar, yıllardır susturulmaya çalışılan hakikatlerin mahkeme tutanaklarına resmi olarak geçtiğini belirtti.
Kafadar, dernek olarak hem Özgürlük Filosu'na hem Sumud Filosu'na insani yardım misyonunun tüm süreçlerinde destek sağladıklarını, filo misyonlarının hukuki koordinasyonunu ve bağımsız gözlemciliğini gerçekleştirdiklerini, avukatları aracılığıyla mağdurlara alıkonulma, adli tıp, soruşturma ve yargılama süreciyle ilgili destekler sağladıklarını söyledi.
"Zalim Netanyahu ve avanesi yaptıkları zulmün hesabını verecek"
Filistine Destek Platformu Başkanı Osman Nuri Kabaktepe de Sumud Filosu'na yönelik müdahaleye ilişkin açılan davanın İsrail'in Filistinlilere yönelik eylemlerinin hukuki açıdan takip edilmesi bakımından önemli olduğunu belirterek, "Zalim Netanyahu ve avanesi siyonist İsrail Devleti bu yaptıkları zulmün muhakkak hesabını verecek. Biz buna inanıyoruz." ifadelerini kullandı.
İsrail'e karşı uluslararası alanda hukuki girişimlerin arttığını belirten Kabaktepe, "Hukuk, adalet, insan hakları dünya hegemonik güçleri istediğinde örümcek ağına dönüştürülse de dünyanın vicdan sahibi insanları güçlerine hegemonyalarına güvenip hukuku örümcek ağına dönüştürmelerine müsaade etmeyecek." dedi.
Kabaktepe, söz konusu davalara ilişkin süreçlerin takip edileceğini dile getirerek, "Tarih artık İsrail'den ve siyonizmden yana değildir. Bu dava bize bugün bunu gösteriyor." ifadesini kullandı.
Açıklamaların ardından bir süre daha sloganlar atan katılımcılar, daha sonra buradan ayrıldı.
(AA, ANKA)Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et