Tutuklu Avukat Mehmet Pehlivan Silivri'den yazdı: Neden savunma yaparız?
Tutuklu bulunan Avukat Mehmet Pehlivan, kaleme aldığı yazısında siyasi yargılamalarda “Karar zaten belli, savunma neyi değiştirecek?” sorusunu ele alarak Gladyatör filmi ve Kafka’nın Dava romanı üzerinden savunmanın tarihsel ve etik anlamını irdeledi
Fotoğraf: ANKA
Mevsim geçişleri ve cezaevi koşulları nedeniyle rahatsızlanarak jandarma refakatinde hastaneye kaldırılan ve tedavi sürecinde karşılaştığı bir soru üzerinden düşüncelerini kaleme alan tutuklu Avukat Mehmet Pehlivan, savunma hakkının ve avukatlık mesleğinin anlamını tartışmaya açtı.
Hastalık sürecinde müşahede alanında karşılaştığı bir hasta yakınının kendisine "Neden savunma yapıyorsun? Savunma yapman neyi değiştirecek? Karar zaten belli değil mi?" diye sorduğunu belirten Pehlivan, bu sorunun artık kendisine hem kendisini savunması hem de bunca bedele karşın neden hâlâ avukatlık yapmaya devam ettiği bağlamında yöneltildiğini ifade etti. Pehlivan, Cumhuriyet'e yazdığı yazısında bu meseleyi kamusal alana taşıyarak şu değerlendirmelerde bulundu:
"Açık konuşalım: Bugün pek çok insan, siyasi bir yargılamanın mahkûmiyetle biteceğine inanıyor. Bunu sokakta, tarlada, fabrikada ve hastane müşahede alanında dile getirmekten çekinmiyor ama mahkeme salonunda bir heyetin yüzüne karşı söylemekten çekinmiyor. Bir şeyin bu kadar yaygın biçimde düşünülüp yüksek sesle söylenmemesi, o şeyi ortadan kaldırmaz. Yalnızca onu görünmez ve dolayısıyla tartışılamaz, düzeltilemez kılar. Madem hastanedeyiz, mekânın diline uygun olsun: Söylenmeyen teşhis tedavi edilemez."
"Bazı şeyler sırf doğru oldukları için yapılır"
Soruyu soran kişilerin, kararın delillere göre verilmeyeceğine içten içe inandığını vurgulayan Pehlivan, yargılamanın siyasi olduğunun örtük olarak kabul edildiğine dikkat çekti. Pehlivan, siyasi yargılamalarda sonucun değişmeyeceği varsayılsa bile bunun savunmayı asla anlamsız kılmayacağını "Peki, bu durum savunmayı anlamsız mı kılar? Tam aksine; bu, savunmayı her zamankinden daha zorunlu kılar. Bir eylemin değeri her zaman sonucuyla ölçülmez. Bazı şeyler sırf doğru oldukları için yapılır. Bazen doğru olanı yapmanın bedeli hapistir, bazen ölümdür, bazen de 'hiçbir şeyi değiştiremeyecek' olmasıdır. Her halükârda bu, özgür bir insanın eylemi olur" sözleriyle özetledi.
Ridley Scott’ın Gladyatör’ü ve Kafka’nın Josef K.’si
Yazısında Ridley Scott’ın Gladyatör filmindeki İmparator Commodus ile General Maximus arasındaki sahneye atıfta bulunan Pehlivan, Commodus’un arenadan önce rakibini bıçaklayarak sonucu belirlediğini zannetmesinin bir yanılgı olduğunu belirtti. Maximus’un hileli yaraya rağmen kılıcını bırakmadığını hatırlatan Pehlivan, Kafka’nın Dava romanındaki Josef K. örneğiyle yazısını şu vurguyla tamamladı:
"Kafka’nın Josef K’si de böyle bir arayışın içindeydi. Fakat Dava’nın bize gösterdiği dehşet, yargılamanın adil olup olmadığını beklemekten çok, insanın kendi savunmasından vazgeçmesinde saklıdır. [...] Demem o ki yarın ne kadar kesinmiş gibi görünürse görünsün; tarihin nasıl akacağını bugünden kestirmek mümkün değildir."
(cumhuriyet.com.tr)Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et