Her selde aynı tablo: Afetin izlerini değil sorumluluklarını siliyorlar
Selin vurduğu İstanbul, Kocaeli ve Sakarya’da zarar görenler ödeme bekliyor. Valilik “Ödemeler pazartesi” diyor, ama kime, ne kadar belli değil. Ayamama’dan Bozkurt’a geçmiş seller gösteriyor: Yıkım halka kalıyor, sorumlular temize çıkıyor.
Fotoğraf: AA
Barış Salık
[email protected]
Murat Uysal
[email protected]
Sarıyer’in Çamlıtepe Mahallesi’nde dereden sokak aralarına taşan su hâlâ tahliye ediliyor. Evi hasar gören Didem Taşçı, dere yatağının yön değiştirdiğini anlatıyor: “Devlet büyüklerinden destek istiyoruz. Artık yorulmuş ve bitmiş durumdayız. Maddi bir şey istemiyoruz. Üst katımda mahsur kalanlar var, yatalak hastası olanlar var. Rögarlar temizlensin, pis sudan kurtulalım.”
Birkaç sokak ötede, afet bölgesi ilan edilen Ayazağa’da elektrik çarşamba gününden beri yok. Mahalle muhtarı, akım riski nedeniyle merkeze hâlâ elektrik verilemediğini söylüyor: “Herkesin bebeği var, hastası var. Ailede çalışan insanların yanında bakıma muhtaç kişiler de var. Elektrik olmadan hiçbir şekilde çözüm yok.” Evlerine giremeyenler komşularına, akrabalarına sığınmış durumda. Muhtara yurttaşlara ne tavsiye edeceğini sorduğumuzda şöyle diyor: “Vallahi tavsiye edebileceğim hiçbir şey yok. Elimden de bir şey gelmiyor maalesef, üzüntüden başka.”
Resmi sayımda çalışırken ölen işçi yok
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 14 Ekim’de İstanbul’un bazı bölgelerinde metrekareye 272 kilogram yağış düştüğünü ve kentin 1942’den bu yana en büyük sel felaketini yaşadığını açıkladı. Resmi açıklamalara göre selde 4 kişi yaşamını yitirdi. Ama bu sayıda bir isim eksikti. Beykoz Paşamandıra’da yapımını Beyoğlu İnşaat’ın üstlendiği Firuzbey İlkokulu şantiyesinde, biriken sel suyunu tahliye etmek için çalıştırılan İnşaat İşçisi Faik Şentürk, biriken suya düşerek yaşamını yitirdi. İstanbul Valisi yurttaşlara “Evinizden çıkmayın” çağrısı yaparken Şentürk şantiyede çalışıyordu. Ölümü resmi bilançoda sel kaybı olarak sayılmıyor. Hangi iş güvenliği önleminin alındığı da açıklanmadı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Ayazağa’da hâlâ 3 kişi aranıyor: Haşim Ciritoğulları, Ahmet Derin ve Halil Yalçınkaya. Kayıp listesindeki bir diğer isim 1996 doğumlu Murat Babacanov. Türkmenistan uyruklu Babacanov, Ayazağa’da kuryelik yapıyordu. Selden sonra yalnızca motosikleti bulundu. Yakınları, cenazesi bulunursa Türkmenistan’a götüreceklerini söylüyor.
Uyarı vardı, mesai sürdü
Meteoroloji 14 Ekim’de 6 il için turuncu kodlu uyarı yayımlamıştı. Kamuda yalnızca hamile ve engelli personel ile küçük çocuğu olan kadın çalışanlar idari izinli sayıldı. Özel sektördeki işçiler için hiçbir düzenleme yapılmadı. Sonuç Ayazağa’da görüldü: Kemerburgaz Caddesi’ndeki şirketlerde gece mesaisine kalan yaklaşık 200 çalışan iş yerlerinde mahsur kaldı. Bir kargo firmasının işçileri 20 saat sonra Zodyak botlar ve kepçelerle çıkarılabildi. Bir beton fabrikasındaki işçiler de geceyi fabrikada geçirdi ve sabah kepçeyle kurtarıldı. Beykoz’daki şantiyede ise sel sularını tahliye etmek de işçiye kaldı.
"Ödemeler pazartesi" denildi ama ne kadar, kime?
İstanbul Valisi Davut Gül, zarar gören yurttaşlara ödemelerin en geç 19 Ekim Pazartesi başlayacağını açıkladı. Ödemenin tutarı ve kimlerin hak sahibi olacağı ise açıklanmadı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı temel ihtiyaçlar için İstanbul’a 200 milyon lira aktardığını duyurdu. Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum “Tek bir mağdur vatandaş bırakmayacağız” dedi ve ilk tespitlerde 300 iş yeri ile 200 aracın hasar gördüğünü açıkladı. Kurum, Ayazağa’da yaşananların nedeninin kapalı dere kesiti ve yetersiz altyapı olduğunu da kabul etti. Dereyi kimin kapattığı, o altyapıyı kimin yetersiz bıraktığı ise sorulmuyor.
Esnaf için ayrı bir destek programı, KOSGEB kredisi ya da hibe açıklanmış değil. Aracı sele kapılanlar için otomatik bir devlet tazminatı yok; poliçesi olmayanın zararı kendi üzerinde kalıyor. Türkiye Sigorta Birliğine göre 15 Ekim itibarıyla İstanbul’da yalnızca 838 hasar ihbarı yapıldı. Binlerce su baskını yaşanan kentte bu rakam, sigortasız evlerin ve dükkanların yükünü kimin taşıyacağı sorusunu açıkta bırakıyor.
Selin vurduğu tek kent İstanbul değil. Kocaeli Valisi İlhami Aktaş 350 haneyi su bastığını, 7 istinat duvarının yıkıldığını açıkladı. Aracıyla sele kapıldığı değerlendirilen eski bir muhtar hâlâ aranıyor. Sakarya’nın Karasu ilçesine bağlı Karanlıkdere Mahallesi’nde selin dağdan sürüklediği taş ve toprak evlere doldu, bir evde göçük oluştu. Muhtar Yılmaz Koca, hasar gören evler için yurttaşların devletten yardım beklediğini söylüyor. Sapanca’da ise dere kenarındaki iki katlı bir villa sel sularıyla birlikte çöktü.
Ayamama: İşçiler boğuldu, patron para cezasıyla kurtuldu
Bu bekleyişin nasıl sonuçlanabileceğini İstanbul’un yakın geçmişi gösteriyor. 9 Eylül 2009’da Ayamama Deresi taştığında 31 kişi yaşamını yitirdi. Ölenlerin önemli bir bölümü işçiydi. İkitelli’deki tır garajında araçlarında uyuyan 10 şoför boğuldu. Pameks Tekstil’e giden ve eşya taşımak için üretilmiş kapalı kasa bir panelvandaki kadın işçiler araçtan çıkamadan hayatını kaybetti. Dere, 1995’ten beri defalarca taşmıştı ama önlem alınmamıştı. Davada bilirkişi kusurun yarısını “doğal afete” yükledi. Fabrika sahibine verilen hapis cezası önce indirildi, sonra 243 bin 200 liralık adli para cezasına çevrildi. Yıkım işçi ailelerine kaldı. Sorumlu ise taksitle temize çıktı.
Yeni yağış kapıda
Meteoroloji 14 il için yeniden kuvvetli sağanak uyarısı yaptı. Kocaeli Valisi Aktaş, toprağın doyum noktasına ulaştığını belirterek yurttaşlardan dere yataklarından uzak durmalarını istedi. Dere yatakları yerinde, kapalı kesitler yerinde, şantiyelerde çalıştırılan işçiler yerinde. Değişmeyen bir şey daha var: Çamuru yine halk temizliyor, sorumlular yine temize çıkıyor.
Bozkurt: Kurumlar yargılanmadı
11 Ağustos 2021’de Batı Karadeniz’de 82 kişi öldü, yalnızca Kastamonu’nun Bozkurt ilçesinde 65 kişi yaşamını yitirdi ve 7 kişiye hâlâ ulaşılamadı. Ezine Çayı kıyısındaki Ölçer Apartmanı 20 kişiye mezar oldu. İTÜ’lü akademisyenlerin hazırladığı bilirkişi raporu, 1982’de imara açılan dere yatağındaki binanın taşkın riski taşıdığının afetten önce bilindiğini ortaya koydu. Buna rağmen imar planını hazırlayan İller Bankası, Bozkurt Belediyesi ve kanaldan sorumlu DSİ hakkında dava açılmadı. Müteahhit ilk duruşmada tahliye edildi. Bölge ertesi yıl yeniden sular altında kaldığında Bozkurtlular Evrensel’e “İhmaller yüzünden aynı şeyleri yaşadık, hiçbir önlem alınmadı” demişti. Bugün ilçe “Yeniden inşa edildi” diye anılıyor. Hesabı sorulmayan ise imarı açanlar oldu.
İstanbul’un bir önceki ölümlü seli üç yıl önceydi. 5 Eylül 2023’te Başakşehir ve Küçükçekmece’de 57 yaşındaki Yıldız Yurtseven ve 32 yaşındaki Gineli İraman Kebe sel sularında yaşamını yitirdi. O dönem İçişleri Bakanlığı etkilenen hanelere 15 bin liralık ödeme yapılacağını açıklamıştı.
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et