Ali Çarman, sokak sanatının direnişle buluşmasını yazdı: Sokağın diliyle sanatın gücü grafiti
1960’larda New York’ta ortaya çıkan grafiti sanatı, zamanla dünyanın birçok ülkesine yayıldı. Almanya’da sokak duvarlarını süsleyen grafitiler, faşizme karşı Beyaz Gül direnişinden Filistin halkının özgürlük mücadelesine kadar birçok konuyu işliyor.
Fotoğraf: Ali Çarman
Ali Çarman
[email protected]
İnsan ile yaşıt olarak görülen sanatsız bir yaşam düşünmek çok zor olsa gerek. Tarihin derinliklerinden süzülüp günümüze akan bu güzellik dur durak tanımadan gelişimine farklı biçimlerde devam etmekte.
Ve genel olarak başkaldırıcı sanat toplumda karşılığını bulmuş insanlığın ilerlemesinde kendince önemli bir rol oynamıştır. 1960’larda New York’ta gençlerin ve sokak çetelerinin isimlerini duvarlara yamasıyla başlayan, büyük yankı yaratan Grafiti sanatı bunlardan birisidir. Ortaya çıktığı ülke başta olmak üzere onlarca ülkede; grafiti ilk yıllarında vandalizm ve izinsiz yapıldığı için suç olarak görüldü.Sokak duvarlarını, halka açık yüzeyleri, trenlerin vagonlarını, elektrik trafoları, eski telefon kulübeleri vb. kimi zaman ise en olunmaz bir yeri sprey boya, marker ve kazıma yoluyla yapılan yazı ve çizimler ile mesajlar veren grafiti anlamından bir şey kaybetmedi denebilir.
Gücünü sokaktan, yasadışılıktan alan çizimler kapitalistler tarafından galeri duvarlarına veya önceden tesbit edilmiş yerlere sığdırılmaya çalışılsada adı geçen alanlar yeteneğe, yaratıcılığa küçük gelmekte. Almanya’nın hemen her şehrinde, en kuytu bir yerde, S Bahnlar üzerinde, kocaman duvarlarda grafiti güzellemesiyle karşılaşmak mümkün. Özcesi grafiti sanatı her yerde karşımıza çıkıyor.
Fotoğraf: Ali Çarman
Beyaz gül direnişine saygı
Geçtiğimiz günlerde Mercedes işçilerinin eylemine giderken yanlışlıkla bir durak önce S Bahn’da inmiştim. İyi de oldu! Zira, alt geçitte Scholl kardeşler (Sophia Magdalena Scholl ve Hans Fritz Scholl) ve beyaz gül direnişi anısına çizilmiş grafitileri görünce bir kez insana ve umuda olan güvenimiz tazelendi.
Irkçılığın sürekli pompalandığı günlerde faşizme karşı direnişe ve özgürlük için, barış için can verenlerin unutulmamasına dikkat çeken her çalışma övgüyü hak eder.
Fotoğraf: Ali Çarman
Filistin halkına özgürlük
Bu gerçekliğin bir başka örneğine ise Bad Cannstatt semtinde gençler için seçilmiş bir alandaki duvarlarda gördük.
Baden-Württemberg’in en büyük, en merkezi Hall of Fame (yasal graffiti alanı) Neckar nehri kenarındaki König-Karl Köprüsü altındaki epeyce büyük alan-duvar-ayak bölgenin sokak sanatı ve graffiti kültürünün kalbi durumunda.
Gençler, belli aralıklarla buradaki çizimleri büyük bir emek ve heyecanla sil baştan yenilemekte. Dememiz odur ki, graffiti sürekli devinim-değişim halindedir. Böyle olmasına rağmen Filistin davasına, özgürlük ve barış mücadelesini yansıtan ‘’Filistin bayrağı-İki avucunda barış güvercinini okşayan kadın’’ çizimlerine kimse dokanmıyor. Bugünlerde devam eden halk festivaline giden binlerce kişi bu çizimlerin yanında geçmekte.
Fotoğraf: Ali Çarman
Herşeyin metaya çevrildiği kapitalist sisteme karşı bir başkaldırı, bir isyan olarak doğan Graffiti’nin ticarileştirme veya evcilleştirme çabaları az karşılık bulmuş olsada, gücünü sokaktan alanlar kendi öz ve biçimlerinden, sorunları ve nedenleri gösteren çizimlerden vazgeçmeyecektir. Gerçekçi sanat her yerde, her şeye rağmen bir şekilde yolunu bulup gelişiyor.
Gençler, cesaretleri, yeniye açık oluşları ve enerjileriyle sokağın diliyle umut ve dinamizmle bezenmiş çizimlerle sokağı aydınlatmaya devam ediyorlar. Olur da sokakta graffiti çizimleri ile karşılaşırsanız hemen önünde geçmeyin, sokak sanatçılarının pozitif enerjisinin tadını çıkarın...
Fotoğraf: Ali Çarman
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et