13.10.2026 11:13

İklim zirvesinin ev sahibi Türkiye'de petrol arama için acele kamulaştırma

Türkiye, COP31’e ev sahipliği yapmaya hazırlanırken Akdeniz’deki petrol ve doğal gaz arama projesi için acele kamulaştırma kararı aldı. Fosil yakıt yatırımlarının sürdürülmesi, ülkenin 2053 net sıfır emisyon hedefiyle çelişiyor.

İklim zirvesinin ev sahibi Türkiye'de petrol arama için acele kamulaştırma

Fotoğraf: Özer Akdemir/Evrensel

Özer Akdemir
[email protected]


Çanakkale - Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’na (COP31) ev sahipliği yapmaya hazırlanan Türkiye'de, fosil yakıt odaklı enerji adımları hız kesmeden devam ediyor. Resmî Gazete'nin 10 Ekim 2026 tarihli sayısında yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) tarafından yürütülen Akdeniz Petrol ve Doğal Gaz Arama ve Üretim Projesi için acele kamulaştırma kararı alındı. Karar kapsamında, Akdeniz'deki ruhsat sahalarında ihtiyaç duyulan lokasyon alanları, idari kampüsler, enerji nakil hatları ve depolama tesisleri için mülkiyet ya da irtifak hakkı kuruldur. Küresel ölçekte iklim değişikilğine yol açan fosil yakıtlardan çıkış tartışılırken yayımlanan bu karar, Türkiye'nin bu soruna karşı izlediği yönteme dair soru işaretlerini yeniden gündeme taşıyor.

Fotoğraf: Özer Akdemir/Evrensel

Fotoğraf: Özer Akdemir/Evrensel

Acele kamulaştırma kararları Akdeniz'den Trakya'daki sahalara yayılıyor

Fosil yakıt arama ve üretim faaliyetleri yalnızca Akdeniz ile sınırlı kalmayıp Trakya bölgesindeki yeni ruhsat sahalarında da benzer acele kamulaştırma uygulamalarıyla sürüyor. Oysa Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) raporları, küresel sıcaklık artışını 1,5°C sınırında tutabilmek için emisyonların acilen zirve yapması ve fosil yakıt bağımlılığının sonlandırılması gerektiğini bilimsel olarak ortaya koyuyor. Türkiye TBMM'de kabul edilen İklim Kanunu ile 2053 net sıfır emisyon hedefini yasal zemine kavuşturduğunu beyan ederken, sahada petrol ve doğal gaz sahalarının acele kamulaştırma kararlarıyla genişletilmesi büyük bir uyumsuzluk sergiliyor. Yerli üretim gerekçesiyle atılan bu adımlar, emisyon azaltım stratejileriyle açıkça çelişiyor.

Fotoğraf: 11862 sayılı Cumhurbaşkanı kararının eki harita

Fotoğraf: 11862 sayılı Cumhurbaşkanı kararının eki harita

Plastik atık ithalatı ve maden projeleri iklim hedeflerini zorluyor

Türkiye, 9 Temmuz 2025'te yürürlüğe giren ilk İklim Kanunu ve 27 Ağustos 2026'da yayımlanan Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi (TR ETS) Yönetmeliği ile karbon fiyatlandırma altyapısını kurduğunu açıkladı. Aynı zamanda kasım 2025'te sunulan İkinci Ulusal Katkı Beyanı (NDC 3.0) kapsamında 2035 yılı için emisyon sınırlandırma hedefleri belirlendi. Ancak kağıt üzerindeki bu hukuki düzenlemelere rağmen, Avrupa'dan yapılan yüksek miktardaki plastik atık ithalatı, korunan alanlardaki madencilik faaliyetleri ve yeni fosil yakıt yatırımları ekolojik tahribatı derinleştiriyor. Karbon piyasaları ve emisyon izni süreçleri işletilmeye çalışılırken, fosil yakıt altyapılarına kamusal kaynak ve kolaylık sağlanması mevzuatın iklimi koruma amacından uzaklaştığını gösteriyor.

Fotoğraf: Özer Akdemir/Evrensel

Fotoğraf: Özer Akdemir/Evrensel

“Dostlar alışverişte görsün” yaklaşımı

COP31 ev sahipliğinin Antalya'ya getirilmesi ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un COP31 Başkanı sıfatıyla diplomasi yürütmesi uluslararası kamuoyunda geniş yer bulurken, Climate Action Tracker (CAT) gibi bağımsız izleme kuruluşları, Türkiye'nin sunduğu iklim hedeflerini mutlak azaltım içermediği ve referans senaryodan artış esasına dayandığı için "Kritik Derecede Yetersiz" olarak derecelendiriyor. Bir yandan uluslararası zirvelerde iklim liderliği söylemi öne çıkarılırken, diğer yandan Resmî Gazete kararlarıyla petrol ve gaz aramalarına ivme kazandırılması iklim politikalarının gösterişten ibaret kaldığı eleştirilerini doğruluyor.

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
13.10.2026 06:46

Meteoroloji'den çifte uyarı: Güneydoğu'yu toz, Marmara ve Ege'yi sağanak vuracak

Meteoroloji'nin son tahminlerine göre birçok bölgede sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış görülecek. Marmara ve Ege'nin batısı ile Urfa'da kuvvetli yağış beklenirken toz taşınımı nedeniyle Güneydoğu'da hava kalitesi düşecek.

Meteoroloji'den çifte uyarı: Güneydoğu'yu toz, Marmara ve Ege'yi sağanak vuracak

Fotoğraf: Cem Genco/AA

13.10.2026 11:10 / Güncelleme: 11:14

İBB davasında 97’nci gün başlıyor: Ek iddianamede yer alan sanıklar savunma yapacak

İBB davasının ikinci celsesi 33’üncü gününde devam ediyor. Ek iddianamenin tutuklu sanıklarının dinleneceği duruşmada, tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun ise yarın sanık kürsüsüne çıkarak savunma yapması bekleniyor.

İBB davasında 97’nci gün başlıyor: Ek iddianamede yer alan sanıklar savunma yapacak

Çizim: Tarık Tolunay

13.10.2026 10:21 / Güncelleme: 11:00

İzmit'te boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından fırında bıçaklandı

Kocaeli'nin İzmit ilçesinde arkadaşlarıyla simit fırınında oturan bir kadın, boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından bıçaklı saldırıya uğradı.

İzmit'te boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından fırında bıçaklandı

Fotoğraf: Eylem Nazlıer/Evrensel

13.10.2026 10:25

Antep Üniversitesi Ruh Sağlığı Merkezi kapatıldı, 500 hasta tedavisiz bırakıldı

'Engelsiz Üniversite' diye lanse edilen Antep Üniversitesi, Toplum Ruh Sağlığı Merkezi'ni fiilen kapatarak burada tedavi gören 500 ruhsal engelliyi tedaviden yoksun bıraktı.

Antep Üniversitesi Ruh Sağlığı Merkezi kapatıldı, 500 hasta tedavisiz bırakıldı

Fotoğraf: MA

13.10.2026 00:28 / Güncelleme: 00:51

Her 10 yerli türden 4’ü yok oluşun eşiğinde

İklim değişikliği, kuraklık, kirlilik, baraj yapıları ve akarsu müdahaleleri canlıları yok olmanın eşiğine getiriyor. Yerli tatlı su balık türlerinin durumuna dair yapılan bir araştırmaya göre 359 yerli türün yüzde 39’u yok oluş tehdidi altında.

Her 10 yerli türden 4’ü yok oluşun eşiğinde

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!