Başkan Nahit Eren: Amedspor sadece Kürtlerin takımı değil
Nahit Eren, Amedspor'un yalnızca Diyarbakır'ın değil, Türkiye'nin farklı kesimlerinin sahiplendiği bir kulüp olduğunu belirterek, hedeflerinin Süper Lig'de kalıcı olmak ve üst sıraları zorlamak olduğunu söyledi.
Hozan Adar
Amedspor, kısa sürede 2. Lig'den 1. Lig'e, ardından Süper Lig'e uzanan yükselişiyle yalnızca Diyarbakır'ın değil, Türkiye'nin farklı kesimlerinin de gündemine girdi. Surların gölgesindeki kentin yıllardır özlemini çektiği büyük sahneye yeniden çıkan Amedspor'un yolculuğu ise yalnızca sportif başarılarla ilerlemedi. Deplasman yasakları, cezalar, hukuki yaptırımlar ve kimlik üzerinden yürütülen tartışmalar da kulübün hikâyesinin önemli parçaları oldu.
Bir dönem Diyarbakır Barosu Başkanı olarak adalet ve insan hakları mücadelesi veren Nahit Eren, bugün Süper Lig'de zirve yarışındaki Amedspor'un başkanlığını yürütüyor. Mahkeme salonlarından yeşil sahalara uzanan yolun iki farklı alan gibi görünse de aynı kentin sorunları ve umuduyla şekillendiğini belirten Amedspor Başkanı Eren, kulübün yapısını, yaşanan tartışmaları, hızlı yükselişin getirdiği yönetsel yükü ve gelecek hedeflerini anlattı.
'İdari boyutuyla benzerlikler var'
Hukuk örgütünden spor kulübüne geçişin alanlar açısından birbirinden çok farklı göründüğünü belirten Eren, işin özünde idarecilik pratiği, kurumsal işleyiş, insan kaynakları ve mali tablolar açısından benzerlikler bulunduğunu söyledi. İki alanın dışarıdan birbirinden uzak görünse de idari boyutuyla ortak noktalar taşıdığını ifade etti.
Futbol kulübünün dinamiklerinin ise bir hukuk örgütünden çok farklı olduğunu vurgulayan Eren, taraftar boyutunun, futbolcuların kulüp içindeki uyumunun ve teknik heyetin yönetiminin daha kapsamlı olduğunu söyledi. Futbolcuların sağlığından konaklamasına ve konforlu yaşamlarına kadar pek çok konudan kulüp yönetiminin sorumlu olduğunu kaydeden Eren, bu nedenle alanın zahmetli ve zorlu olduğunu belirterek, "Tabii ki bütün kenti biliyor olmak, aynı kentte bu işi yapıyor olmak da avantajları. Kurumlar arası ilişki bakımından değerlendirdiğimizde ise birbirinden uzak ancak çalışma yönleriyle örtüşen, benzeşen bir alan" dedi.
'Amedspor'un diğer kulüplerden farkı bu'
"Amedspor'a yalnızca bir futbol kulübü olarak mı yoksa kentin sosyal ve kültürel hayatının bir parçası olarak mı baktığı?" sorusunu yanıtlayan Eren, kulübün klasik anlayışlardan biraz farklı olduğunu söyledi. Amedspor'un içinde yeşerdiği toplumun değer yargılarına ve toplumsal sorun alanlarına karşı hassasiyeti bulunan bir kurum olduğunu belirten Eren, "Ama tabii ki de tamamen bir spor kulübü" dedi.
Takımın sosyal yönünün güçlü olduğunu ve geniş bir taraftar kitlesi tarafından desteklendiğini ifade eden Eren, Türkiye'de 'üç büyükler'in yanı sıra kent takımlarının da bulunduğunu hatırlattı:
"Amedspor'un ayırt edici özelliği; evet Diyarbakır'ın takımı ama aynı zamanda tüm bölgeden, Türkiye'den ve dünyanın değişik ülkelerinden taraftar desteğine sahip olmasıdır. Sahip çıkılan, aidiyet duygusu geliştirilen bir kulüp. Bu anlamda tabii ki diğer bildiğimiz klasik kulüplerden biraz farkı var."
'Çeper genişledi'
Son yıllarda kimliği, taraftarı ve temsil ettiği değerler üzerinden tartışmaların merkezinde kalan kulübün bu süreçten etkilenip etkilenmediği sorusuna Eren, Amedspor'un bugünlere kolay gelmediğini belirterek yanıt verdi.
Deplasman yasaklarının ve deplasmanda kulübe karşı gelişen motivasyonun zor ve sıkıntılı süreçlere yol açtığını söyleyen Eren, buna rağmen kulübün bugün bütün bu zorluklara karşı başarı elde etmiş bir noktada bulunduğunu ifade etti. Yeni süreçle birlikte önceki sert bariyerlerin biraz zayıfladığını dile getiren Eren, kulübe yönelik bakış açısında bazı kesimlerin nefret dilinin de etkili olduğunu düşündüğünü söyledi.
Bu sürecin kulüp üzerindeki sonucunu ise "Amedspor'un çeperi genişledi. Daha çok insan Amedspor'u sahiplenmeye başladı" sözleriyle özetledi. Bunun insanlarda farklı bir sahiplenme duygusu yarattığını belirten Eren, bir hukukçu olarak zaman zaman bazı paylaşımlar veya taraftar etkinlikleri nedeniyle hukuki yaptırımlara maruz kaldıklarını da hatırlattı. Eren, bunların tamamının Türkiye'nin içinde bulunduğu süreçlerle ilintili olduğunu söyledi.
'Süper Lig görünürlüğü artırdı'
Süper Lig'e yükselişin kulübün futboldaki konumunu değiştirdiğini belirten Eren; ilginin arttığını, ilgi arttıkça başarı beklentisinin yükseldiğini ve başarı geldikçe sahiplenmenin güçlendiğini söyledi.
Türkiye'nin doğusundan bir takımın Süper Lig'de oynadığı futbol ve elde ettiği başarıyla gündeme gelmesinin Amedspor'u daha görünür kıldığını ifade eden Eren, bunun kulübün daha geniş kitlelere ulaşmasına vesile olduğunu anlattı. Bu sürecin kulübün etrafında yeni bir heyecan ve geniş bir taraftar kitlesi yarattığını vurguladı.
'En büyük zorluk hızlı büyüme'
Göreve geldiğinden bu yana yönetim açısından en çok zorlandığı konunun kulübün hızlı büyümesi olduğunu belirten Eren, Amedspor'un genç bir kulüp olduğunu ve 2. Lig'den 1. Lig'e geldikten sonra bir iki sezon içinde Süper Lig'e ulaştığını hatırlattı.
Kenti, takımı, altyapıyı ve oyuncu kalitesini Süper Lig'e hazırlamanın yönetsel açıdan en zorlu taraf olduğunu söyleyen Eren, toplumun kulüpten büyük bir beklentisi bulunduğunu ve Amedspor'un yeni bir heyecan ve tutku yarattığını ifade etti. Bu beklentinin karşılığında kulübü idari, teknik ve kadro yapılanması açısından Süper Lig'e uygun hale getirmek gerektiğini kaydetti.
Kısa sürede Süper Lig'e çıkılması nedeniyle neredeyse bütün futbolcularla yolların ayrıldığını ve yeni bir kadro kurulması gerektiğini anlatan Eren, kentin uzun yıllardır Süper Lig'den kopuk olduğunu hatırlattı. Stat, idari yerleşke, altyapı ve antrenman sahası gibi eksikleri kısa sürede giderme yükümlülüklerinin bulunduğunu ifade eden Eren, bu sürecin kendilerini çok zorladığını ancak yönetim kurulunun üzerine düşeni yaptığını söyledi.
'Amedspor yalnızca kürtlerin takımı değil'
Amedspor ile Kürtler arasındaki güçlü bağın kulübe yüklediği sorumluluğa ilişkin soruyu yanıtlayan Eren, kulübün bu topraklarda yeşerip büyüdüğünü, toplumun kulübü sahiplendiğini ve sosyolojik anlamda geniş bir kitlede karşılık bulduğunu söyledi.
Ancak Amedspor'un artık Türkiye'de yalnızca Kürtlerin takımı olmadığını vurgulayan Eren, çok farklı kesimlerden insanların da kulübü sahiplendiğini ve desteklediğini anlattı:
"Etnik bir ayrımdan Amedspor'u tanımlamak doğru değil. Amedspor aslında her toplumun, her halkın, her insanın özgürlüklerine saygı duyan ve bunları kıymetli, değerli gören bir yerden hayata bakıyor. Ve biraz da zaten Amedspor'un o sahiplenme duygusu da oradan yaşıyor. Toplumsal sorun alanları gibi birçok sosyal sorumluluk gerektiren konu başlıklarında da Amedspor kendisini hissettiriyor. Bu da hani salt Kürtler üzerinden bir değerlendirme de haksızlık olur. Bugün Türkiye'de çok farklı kesimlerden Amedspor destek görüyor."
'Kulüp başkanlığı Barodan daha zor'
Baro başkanlığı dönemindeki insan hakları mücadelesi ile Amedspor başkanlığı arasında ortak bir alan bulunup bulunmadığı sorusuna "var" yanıtını veren Eren, iki görevin de başkanlık sorumluluğu taşıdığını ancak zorluk derecesi bakımından futbol kulübünün baroyla kıyaslanamayacağını ve daha zor bir alan olduğunu söyledi.
Buna rağmen konu başlıklarının, çalışma yöntemlerinin ve topluma bakış açısının birbirinden kopuk olmadığını vurgulayan Eren, kentteki bütün yapıların, sivil toplum örgütlerinin ve meslek örgütlerinin kentle özdeşleştiğini ifade etti:
"Amedspor aslında kentin sorun alanlarıyla büyümüş, gelişmiş ya da çözüm arayışıyla duyarlılık göstermiş. Kulüp evet, bir spor kulübü ama çok da birbirinden kentten ya da kentin gündeminden kopuk bir yer de değil."
Hedefimiz Süper Lig'de kalıcı olmak
Geleceğe ilişkin hedeflerini de anlatan Amedspor Başkanı Nahit Eren, toplumun takımdan her zaman ciddi bir başarı beklediğini söyledi. Yönetim olarak Amedspor'un Süper Lig'de kalıcı bir takım olması ve üst sıraları zorlaması yönünde hedef koyduklarını belirten Eren, bunun için çaba göstereceklerini söyledi.
Her görevin bir süre sonra sona erdiğini, değişimin her zaman yenilik anlamına geldiğini ve kendisinin buna önem ve değer verdiğini vurgulayan Eren, şu mesajı verdi:
"Kendi görev sorumluluğum sürecinde Amedspor'un Süper Lig'deki konumunu muhafaza etmesi ve sezonu başarılı bir yerde tamamlaması en büyük amacımız, gayemiz. Ama dediğim gibi, Amedspor'a kim gelirse gelsin nihayetinde yakaladığı bu enerjiyle, toplumsal destekle, taraftar gücüyle bu ruhu koruyacağına inanıyorum."
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et