İşçiye 'zarardayız' deyip borsaya 79 milyon yatırdılar: İşçilerin zammını ödemedi, borsada kendi hisselerini aldı
İşçiye "krizdeyiz" diyerek yüzde 19,76'lık zammı vermeyen Smart Solar yönetimi, eylül ayında borsadaki düşüşler ile birlikte hisse toplamak için 79,1 milyon TL harcadı. Bu tutar, işçilerin 6 aylık zam maliyetinin 1,92 katına denk geliyor.
Andaç Aydın Arıduru
[email protected]
İzmir Aliağa ve Kocaeli Gebze fabrikalarında çalışan 1.227 işçiye yılın kalan 6 aylık dönemi için yüzde 17,76’lık enflasyon farkı ile 2 puanlık refah payı artışını "Maddi krizdeyiz, zam verirsek fabrikayı kapatırız" diyerek vermeyen Smart Solar yönetimi, borsada yaşanan çöküşü fırsata çevirerek piyasadan milyonlarca liralık hisse topladı. Şirketin resmi bilançosu ve borsa bildirimleri, işçilerin 6 aylık zam talebini karşılamaya yanaşmayan Smart Solar yönetiminin, yalnızca Eylül ayı boyunca kendi hisselerini tabandan toplamak için harcadığı yaklaşık 79,1 milyon liralık bütçenin, işçilerin 6 aylık toplam zam maliyetinin tam 1,92 katına ulaştığını belgeledi. Böylece yönetimin bir ayda hisse alımına ayırdığı kaynağın, fabrikadaki tüm çalışanlara verilmek istenmeyen maaş artışını 11,5 ay boyunca eksiksiz karşılamaya yettiği somut mali verilerle tescillendi.
10,31 Liradan 5,35 Liraya Düşen Hisselerle Gelen 73,5 Milyonluk Vurgun
Borsada yaşanan fon çıkışları ve sert satış dalgasıyla hisseler taban seviyelere gerilerken, şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Halil Demirdağ ve ana ortak SMART HOLDİNG A.Ş. piyasadaki panik dalgasını kâra dönüştürdü. Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yapılan bildirimlere göre süreç, Smart Holding'in 15 Eylül tarihinde 7,80 ile 8,25 lira fiyat aralığından 1 milyon adet hisseyi ortalama 8,02 milyon lira ödeyerek almasıyla başladı. Holding, hız kesmeyerek 16 Eylül tarihinde bu kez 7,43 ile 7,50 lira fiyat aralığından 1 milyon adetlik ikinci hisse paketini yaklaşık 7,46 milyon lira harcayarak bünyesine kattı. Hemen ardından 24 Eylül günü Yönetim Kurulu Başkanı Halil Demirdağ şahsi olarak devreye girdi ve hisse başına 4,90 lira fiyattan 5 milyon adet pay için kasadan tek kalemde 24,5 milyon lira çıkardı. Alımların son halkasında ise 28 Eylül tarihinde Smart Holding, 4,98 ile 5,05 lira fiyat aralığından 7 milyon 798 bin 184 adet hisseyi yaklaşık 39,11 milyon liraya satın aldı.
Eylül ayı boyunca gerçekleştirilen bu dört ayrı işlemde piyasadan toplam 14 milyon 798 bin 184 adet hisse süpürülürken, alımların ağırlıklı ortalama fiyatı hisse başına 5,35 lira olarak gerçekleşti. Şirket hisselerinin kriz öncesinde, yani 31 Ağustos 2026 tarihinde 10,31 liradan işlem gördüğü dikkate alındığında kasadan tam 152 milyon 569 bin lira çıkacaktı. Düşen fiyatları fırsat bilen yönetim, aynı portföyü yalnızca 79 milyon 98 bin liraya kapatarak tek bir ayda yaklaşık 73 milyon 471 bin liralık doğrudan bir alım iskontosu ve kâr potansiyeli elde etti. Şirket hisselerinin yalnızca bir ay önceki seviyesine yeniden yaklaşması bile yönetimin hanesine doğrudan 73,5 milyon liralık bir sermaye kârı yazdıracak.
Borsaya giden para 6 aylık zammın neredeyse iki katı
Şirketin bağımsız denetimden geçen 30 Haziran 2026 tarihli konsolide finansal durum tablosunda yer alan resmi veriler, yönetimin çalışanlarına sunduğu "para yok" mazeretini net rakamlarla yalanladı. Raporun 16 numaralı dipnotunda yer alan bilgilere göre şirketin yılın ilk altı ayında "Genel Yönetim Giderleri" kalemi altında personele yaptığı toplam ödeme 208 milyon 12 bin 75 lira olarak kayıtlara geçti. İşçilerin talep ettiği yüzde 17,76 enflasyon farkı ve 2 puanlık refah payı zammı (toplam yüzde 19,76 zam) yılın kalan 6 aylık dönemine uygulansaydı, şirketin bütçesine yansıyacak 6 aylık toplam ilave maliyet 41 milyon 103 bin TL, yani aylık ortalama 6 milyon 850 bin lira seviyesinde kalacaktı.
Smart Solar yönetiminin taban yapan kendi hisselerini ucuza kapatmak için Eylül ayında borsaya aktardığı 79,1 milyon lira, fabrikadaki 1.227 işçinin talep ettiği 6 aylık zam paketinin tam 1,92 katına ulaştı. Başka bir deyişle yönetimin borsa alımlarına harcadığı bu kaynak, işçilerin yılın kalan 6 ayı için istediği zammı neredeyse ikiye katlarken, aynı ücret zammının yaklaşık 11,5 ay boyunca eksiksiz biçimde ödenmesini finanse edebilecek büyüklükteydi. Hatta holdingin yalnızca 28 Eylül tarihindeki tek bir alımı için ödediği 39,11 milyon lira bile, 6 aylık tüm zam paketinin yüzde 95'ini tek başına karşılamaya fazlasıyla yetiyordu. Bunun karşısında ise, Smart Solar yönetiminin işçilerin kazanılmış hakkı olan zamlar için müzakere masasına oturmamak için son güne kadar ayak diredi. İşçilerin fabrika önüne 29 Eylül Salı günü direniş çadırı kuracaklarını duyurması ve üretimi durdurma kararlılığı karşısında köşeye sıkışan yönetim kurulu, apar topar gerçekleştirdiği toplantının ardından nihayet sendikayla yeniden görüşme talebini iletti ve taraflar arasındaki temaslara ancak yeni başlanabildi.
Fabrikalardan yükselen öfke: Bizim ekmeğimizle hisse topluyorlar
Şirketin sergilediği çifte standart ve borsa hamleleri, her iki fabrikadaki işçilerin ve sendika temsilcilerinin sert tepkisine yol açtı.
Kendi haklarının gasp edilerek hisse alımına sermaye yapıldığını vurgulayan İzmir fabrikasından bir işçi, "Bizim hak ettiğimiz zamlarımızı ve haklarımızı verebilecek durumdayken, bizim paramızla kendi şirketinin hisselerini topluyor. Bize zam verirse batarmış, fabrikayı kapatırmış. Ama el altından da kendi bir cebinden diğer cebine para aktarıyor. Bak işte nasıl bir düşmanla savaşıyoruz" ifadelerini kullandı.
Şirketin her sene yeni tesisler açıp rekor yatırımlarla büyürken işçinin ücretini baskıladığına dikkat çeken İzmir fabrikasından bir diğer işçi, "Smart patronu böyle böyle işçileri her sene daha fazla sömürdü. 2023’te panel, 2024’te hücre, 2025’te wafer fabrikasını ve 2026 şu an bitmek üzere topcon fabrikasını açıyor. Bize gelince aylık ortalama 13-15 bin TL gibi zam oranını karşılamıyor. Şimdi de borsaya para yatırıyor. İşçiye yok çekip borsaya bize vereceği paranın kat kat fazlasını yatırıyor. Diyeceklerim bu kadar, gerisini siz hesap edin" dedi.
İzmir'den bir başka işçi ise, "Bir tarafta milyonlarca liralık hisse alımı yapılırken, diğer tarafta emeğinin karşılığını ve hak ettiği zammı bekleyen işçiler neden bekletiliyor? Bu şirketin büyümesinde ve üretiminde emeği olan işçiler de bu büyümeden adil şekilde pay almak istiyor. Biz ayrıcalık istemiyoruz.
Biz hakkımız olanı istiyoruz. Biz emeğimizin karşılığını istiyoruz."dedi. Tepkilerinin şirketin harcama yapmasına değil, toplu sözleşmeyle garanti altına alınan zamlar dururken yapılması olduğunu kaydeden işçi, "Çünkü biz üretirken yalnızca makineler çalışmıyor; bizim emeğimiz, zamanımız ve hayatımız da o fabrikanın içinde harcanıyor" ifadelerini kullandı.
Yönetimin kemer sıkma bahanelerine hiçbir zaman inanmadıklarını belirten Gebze fabrikasından bir işçi ise , "Maddi anlamda zor zamanlar geçirdiğini söyleyen patrona hiçbir zaman inanmamıştık zaten ve bu gelişme bizi yine haklı çıkardı. Bu saatten sonra hamaset değil pratik görmek istiyoruz patrondan; aksi halde mücadele parolamız değişmeyecek ve her iki bölgedeki fabrikada da ellerimizi şaltere uzatacağız. Biz yoksullukla mücadele ederken hiç kimse bizim üzerimizden sermayesini büyütemez" sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Kriz anlarında sermaye sınıfının ilk refleksi olarak daima emeğe saldırdığını vurgulayan Birleşik Metal-İş Gebze 1 No'lu Şube Başkanı Selçuk Çifci, "Emek sermaye çelişir! Yaşamlarındaki tüm güzellikleri, zenginlikleri emekçiler yaratmasına rağmen emeğin değerini ortadan kaldırmaya çalışan, tüm yaşamın en büyük düşmanıdır sermaye! Smart patronu da sınıfının çıkarına uygun hareket ediyor” dedi.
“Biz de daha önce defalarca yaptığımız gibi kendi sınıfımıza göre hareket edip yine hep yaptığımız gibi bu saldırıları püskürteceğiz! Üretim araçlarını elinde bulunduran kesimin kriz anlarında veya piyasa dalgalanmalarında ilk olarak kendi çıkarlarını koruma refleksi; kutsal ve olmazsa olmaz olan emek ve ücretlerini ilk kısılacak, saldırılacak 'maliyet kalemi' olarak görmesidir” ifadelerini Kullanan Çifci, Şirketin varlığını ve büyümesini sağlayan asıl unsurun işçinin emeği olmasına rağmen, ve fedakarlığın yalnızca işçilere yıkılmak istendiğini vurguladı.
İşçilerin mücadelesi sarı sendikayı defetmişti
Finansal tablolarda milyonlarca liralık nakit akışı dönerken fabrikadaki işçiler ise sefalet ücretlerine mahkûm edilmek istendi. İzmir Aliağa fabrikasında işverenin hileli işkolu kaydıyla yetkilendirdiği Türk-İş'e bağlı Tes-İş Sendikası'nın temmuz ayı enflasyon farkının ödenmemesine sessiz kalması bardağı taşıran son damla oldu. Kocaeli Gebze fabrikasında Birleşik Metal-İş Sendikası'nın örgütlü olmasından deneyim alan Aliağa işçileri, tek bir gecede yüzde 95 gibi ezici bir çoğunlukla DİSK'e bağlı Enerji-Sen saflarına geçiş yaptı. Yetki değişiminin ardından işverenin 7 öncü işçiyi derhal işten çıkarması üzerine işçiler üretimi durdurarak fabrikayı fiilen işgal etti. Şirket yönetiminin içerideki vardiyayı "idari izin" hilesiyle fabrikadan uzaklaştırma hamlesi, 80 işçinin içeriye kapanması ve yüzlerce işçinin fabrika kapısında kenetlenmesiyle boşa düşürüldü. Dört gün boyunca gece gündüz süren fiili direnişin ardından Smart Solar yönetimi geri adım atarak hiçbir işçiye disiplin soruşturması açılmayacağını, seçtikleri sendikanın tanınacağını ve gasp edilen enflasyon farklarının ödeneceğini taahhüt etti. Fabrika için istinaf mahkemesinde süren davanın sonuçlanmasıyla birlikte tesisin resmen metal işkoluna geçmesi ve işçilerin Birleşik Metal-İş çatısı altında birleşmesi bekleniyor.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et