Cumartesi Anneleri’nin 1122’nci eylemi: 32 yıldır soruyoruz: İbrahim ve Edip Çelik nerede?
Cumartesi Anneleri, 32 yıl önce evlerinden alınarak kaybettirilen İbrahim Çelik ve oğlu Edip Çelik’in akıbetini sordu; “32 yıldır soruyoruz: İbrahim ve Edip Çelik nerede?”
Fotoğraf: Cumartesi Anneleri
Eylem Nazlıer
[email protected]
Cumartesi Anneleri/ İnsanları, gözaltında kaybedilenlerin yakınlarının akıbetini sormak için Galatasaray Meydanı’nda bin 122’nci eylemini gerçekleştirdi. Bu haftaki eylemde, 10 Temmuz 1994’te Batman’da Hizbullah tarafından evlerinden alınıp kaybedilen İbrahim Çelik ve oğlu Edip Çelik’in akıbeti soruldu. Cumartesi Anneleri adına basın metnini İHD İstanbul Şube Sekreteri Jiyan Kaya okudu.
Zorla kaybetmenin, sadece bir insanın yaşamdan koparılması anlamına gelmediği, geride kalanların da hayatını yıllarca sürecek bir belirsizliğe mahkûm etmek olduğunu belirten Kaya; “Cevapsız kalan sorular, sevdiklerinin nerede olduğunu, başına ne geldiğini bilmeden geçen her gün; aileler için ağır bir işkenceye dönüşür. Kayıpların akıbeti açıklanmadıkça, failler etkili biçimde soruşturulmadıkça bu işkence de sürer. Devlet, kaybedilenlerin akıbetini açıklama ve faillerden adalet önünde hesap sorma yükümlülüğünü yerine getirmediğinde, ailelerin maruz bırakıldığı belirsizlik yıllara, hatta kuşaklara yayılır. Ama kayıp yakınları bu işkencenin içinde susup kalmadı. Gözaltında kaybedilenlerin hatırasını sessizliğe karşı yükselen bir söze dönüştürdüler. Yarım bırakılan hayatların izini sürmeyi, hakikati aramayı ve adalet talebini çocuklarına, torunlarına aktardılar” dedi.
İbrahim ve Edip Çelik’in hikâyesi
İbrahim ve Edip Çelik’in hikâyesinin 32 yıldır yerine getirilmeyen bir devlet yükümlülüğünün ve bir ailenin kuşaktan kuşağa taşıdığı adalet arayışının hikâyesi olduğun ifade eden Kaya; “50 yaşındaki İbrahim Çelik, Batman’ın Soğuksu Mezrası’nda yaşıyor ve tarımla uğraşıyordu. 1990’lı yıllarda Batman’da Hizbullah tarafından çok sayıda insan evlerinden alınarak ya da sokaklardan kaçırılarak zorla tutuldu, işkence gördü, öldürüldü ve kaybedildi. Bu ağır suçların işlendiği dönemde, güvenlik ve idari bürokrasinin koruması, desteği, göz yumması ve yol vermesiyle hareket edildiğine ilişkin çok sayıda bulgu ve tanıklık olmasına rağmen bu suçlarla etkili bir müdahale gerçekleşmedi. 10 Temmuz 1994 gecesi maskeli ve silahlı dört kişi Çelik ailesinin kapısını çaldı. İbrahim Çelik’i “yer göstereceğiz” bahanesiyle evinden alarak yanlarında götürdüler. 19 yaşındaki oğlu Edip Çelik ise babasını yalnız bırakmamak için onların peşinden gitti. Baba ve oğul eve dönmeyince aile, Jandarma ve Emniyet’e başvurdu. Ardından savcılığa suç duyurusunda bulundu. Olayla ilgili olarak Hizbullah üyeleri Talat Rüzgar, Aziz Önlük, İlhan Önlük, Resul Güneş ve Çetin Dursun’un isimlerini verdi” ifadelerini kullandı.
“Yapılan başvurular sonuçsuz kaldı”
Yapılan başvuruların sonuçsuz bırakıldığını ve İbrahim ve Edip Çelik’ten bir daha haber alınamadığını vurgulayan Kaya şunlara söyledi; “Merese Çelik, eşi İbrahim ile oğlu Edip’in bulunması için yıllarca başvurular yaptı. Ancak bu başvurular üzerine etkili bir araştırma ve soruşturma yürütülmedi. Tanıkların dinlenmesi, şüphelilerin sorgulanması ve olayın bütün yönleriyle ortaya çıkarılması için gereken adımlar atılmadı. Merese Çelik’in arayışı, çocukları, torunları tarafından sürdürülmeye devam ediyor. Kaç yıl geçerse geçsin; İbrahim ve Edip Çelik için, tüm kayıplarımız için, adalet istemekten ve devletin hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.”
“Biz 3 kuşaktır Galatasaray’dayız”
Açıklama sonrası söz alan Berfin Çelik ise şunları söyledi;
“Ben bir Cumartesi Torunuyum. 32 yıl önce gözaltında kaybedilen İbrahim Çelik ‘in torunu, Edip Çelik’in yeğeniyim.
Biz 3 kuşaktır Galatasaray’dayız. Dedemi ve dayımı arama mücadelemiz anneannem ile başladı. Sonra çocukları, şimdi de torunları ile devam ediyor.
Dedemi ve dayımı kaybedenler ailemizi de büyük bir acı içinde bıraktılar. Onların nerede olduğunu, başlarına ne geldiğini bilmemek ailemiz için ağır bir işkenceye dönüştü. Bu işkencenin sona ermesi kayıplarımıza ve adalete ulaşmamız ile mümkün.
Daha kaç kuşak bu yükü taşıyacak? Daha kaç kuşak adaletin peşinde koşacak? Biz üç kuşaktır bunu öğrenmek istiyoruz; dedem ve dayıma ne oldu? Bunu öğrenene kadar sormaya devam edeceğiz. İbrahim ve Edip Çelik’in ailesi olarak onları aramaktan vazgeçmeyeceğiz.”
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et