Yemden soframıza uzanan tehlike: Biyogüvenlik kurulunun kararıyla GDO'lu ürünlerin ithalat süresi uzatıldı
Biyogüvenlik Kurulu, yem amaçlı ithal edilen üç GDO’lu mısır çeşidi ile bir soya çeşidinin izin süresini 10 yıl uzattı. Karar, GDO’lu ürünlerin çevre, halk sağlığı ve gıda güvenliği üzerindeki etkilerini yeniden gündeme getirdi.
Fotoğraf: Freepik
Özer Akdemir
[email protected]
Çanakkale — 24 Eylül 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Biyogüvenlik Kurulu kararı ile yem amaçlı ithal edilen bazı genetiği değiştirilmiş ürünlerin izin süreleri uzatıldı. Karar kapsamında, 2015 yılında ithalatına izin verilen ve süresi 2025 yılı ortasında dolan üç mısır çeşidi ile bir soya çeşidinin ithalat süresinin 10 yıl daha uzatılmasına onay verildi. Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği Derneği İktisadi İşletmesi tarafından yapılan başvuru doğrultusunda alınan bu karar, MIR604, MON863 ve T25 mısır çeşitleri ile MON87701 soya çeşidini kapsıyor. Türkiye'de 2015 yılından bu yana resmi olarak yem sektöründe kullanılmak üzere GDO'lu ürün ithalatı yapıldığı ifade ediliyor.
Yem tescilinden işlenmiş gıdalara uzanan kullanım alanları
Söz konusu ürünler resmi çerçevede hayvan yemi olarak, özellikle kanatlı hayvan ve beyaz et sektörü ile yem sanayisinde enerji ve protein kaynağı şeklinde değerlendiriliyor. Bununla birlikte, ithal edilen soya ve mısırdan elde edilen türevlerin gıda ve sanayi sektörünün pek çok alanında geniş bir kullanım yelpazesine sahip olduğu belirtiliyor. Soya fasulyesinden elde edilen soya unu, soya lesitini, soya proteini ve soya yağı unlu mamullerde, işlenmiş et ürünlerinde, köfte, sosis, salam ve çeşitli tatlılarda yer buluyor. Mısır ve türevleri ise nişasta bazlı şeker imalatında, çikolatada, şekerlemelerde, gazlı içeceklerde, meyve sularında, ketçapta ve hazır gıdalarda yaygın şekilde kullanılıyor.
Biyolojik çeşitlilik ve gıda güvenliği açısından riskler
GDO'lu ürünlerin ithalat izinlerinin uzatılması, çevre ve halk sağlığı odağında çeşitli tartışmaları beraberinde getiriyor. Gıda ve çevre örgütleri ile ziraat mühendisleri ilk gündeme geldiği günlerden bu yana GDO'lu tarım ürünlerinin biyolojik çeşitliliği olumsuz etkilediğini, toprağın yapısını bozduğunu ve tarımsal kimyasal kullanımını artırdığını dile getiriyorlar. Sağlık boyutuyla ilgili bilimsel değerlendirmelerde ise gen aktarımı yapılan ürünlerin antibiyotik direnç genleri taşıyabileceği, bunun da enfeksiyon tedavilerinde antibiyotiklerin etkisini azaltma riski taşıdığı ifade ediliyor. Aynı zamanda, soyaya ve mısıra aktarılan yeni genlerin hassas bireylerde alerjik reaksiyonlara veya toksik etkilere yol açabileceği yönünde bilimsel uyarılar da yapılıyor.
Biyoteknoloji alanındaki bazı bilimsel çalışmalarda GDO teknolojisinin ürün verimini artırma, raf ömrünü uzatma ve zararlılara karşı direnç sağlama gibi hedefler taşıdığı aktarılıyor. Uzmanlar ve yargı kararları, gıda güvenliği ve halk sağlığı konularında ihtiyatilik ilkesinin esas alınması gerektiğine dikkat çekerken, ithalata ve küresel şirketlere bağımlılık yerine yerli üretim politikalarının desteklenmesinin önemini öne çıkarıyor.
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et