25.09.2026 14:00

Eğitim-İş Denizli Şubelerinden okul saldırısına tepki: 7 Bakanlık kendi görev alanının hesabını versin

Eğitim-İş Denizli şubeleri, Turgutlu’da 11 öğrencinin yaralandığı saldırının ardından, güvenlik protokolüne imza atan 7 bakanlığa sorumluluklarını yerine getirme çağrısı yaptı.

Eğitim-İş Denizli Şubelerinden okul saldırısına tepki: 7 Bakanlık kendi görev alanının hesabını versin

Fotoğraf: Evrensel 

 

Denizli — Eğitim-İş Denizli 1 ve 2 No’lu şubeleri, Manisa’nın Turgutlu ilçesinde İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınında 11 öğrencinin yaralandığı silahlı saldırıya ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, okulun güvenlik açısından “1. derece riskli” olarak değerlendirildiği belirtilerek gerekli tedbirlerin neden alınmadığı soruldu.

Eğitim-İş Denizli 1 No’lu Şube Başkanı İlker Zengin ve 2 No’lu Şube Başkanı Gökhan Okulu imzasıyla yapılan açıklamada, “Okulların çocuklarımız açısından ‘riskli alanlar’ olarak sınıflandırılmak zorunda kalması başlı başına ciddi bir sorundur. Ancak madem bu okul 1. derece riskli olarak tespit edilmişti, bu riskin gerektirdiği güvenlik tedbirlerinin neden alınmadığını sormak zorundayız. Daha okulun girişinde dahi çocuklarımızın güvenliğinin sağlanamamış olması İçişleri Bakanlığının ciddi bir zafiyetidir” denildi.

Geçtiğimiz eğitim-öğretim yılında okullarda yaşanan saldırıların ardından gerekli önlemlerin alınabileceği iki aylık yaz tatili bulunduğuna dikkat çekilen açıklamada, okullar açıldıktan sonra 7 bakanlığın güvenliğe ilişkin bir protokol imzaladığı hatırlatıldı.

Açıklamada, “7 Bakanlık bir protokolün altında yan yana gelebiliyorsa, çocuklarımız vurulduğunda sorumluluğun da arkasında yan yana duracak mıdır? Artık ne yazık ki eğitimin bir parçası haline getirilen şiddetten başta Millî Eğitim Bakanlığı olmak üzere tüm bakanlıklar ve siyasi iktidar topyekûn sorumludur” ifadeleri kullanıldı.

Saldırıyı gerçekleştiren çocuğun eğitim sürecine de değinilen açıklamada, açık liseye geçtikten sonra yeniden okula kayıt yaptırdığı ancak bir hafta boyunca okula gitmediği belirtildi. Eğitim-İş, “Millî Eğitim Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, çocuklar okuldan koparken neredeydiniz?” diye sordu.

“Çocuklar şiddeti icat etmez, toplumdan öğrenir”

Çocukların eğitimden uzaklaşmasının takip edilmesi gerektiği belirtilen açıklamada, “Çocuklar şiddeti icat etmez, toplumdan öğrenir. Mesele aynı zamanda bir çocuğun nasıl şiddetin faili hâline geldiğidir” denildi.

Fotoğraf: Evrensel

Fotoğraf: Evrensel

Eğitim-İş, eğitimden uzaklaşan ya da sosyal ve psikolojik açıdan risk altında bulunan çocukların takip edilip edilmediğinin, ailelere gerekli desteğin sağlanıp sağlanmadığının ve kurumlar arasında koordinasyon bulunup bulunmadığının sorgulanması gerektiğini belirtti.

Açıklamada, “Mesele, bir çocuğun eline silah geçene kadar devletin hangi mekanizmalarının devrede olduğudur. Eğitimden uzaklaşan çocuğu kimin takip ettiği, sosyal ve psikolojik açıdan risk altındaysa ona kimin ulaştığı, ailesi desteğe ihtiyaç duyuyorsa hangi kurumun o kapıyı çaldığıdır” ifadelerine yer verildi.

Bakanlıklara çağrı

Protokole imza atan bakanlıklara seslenen Eğitim-İş, “Sizin sorumluluğunuz neydi ve bu sorumluluğu neden yerine getirmediniz?” diye sordu. Milli Eğitim Bakanlığına okullardaki rehberlik öğretmeni sayısı ve eğitimden uzaklaşan çocuklara yönelik mekanizmalar konusunda sorular yöneltilen açıklamada, “Eğitimden uzaklaşan çocuğu yeniden kazanmak da kamunun sorumluluğudur” denildi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına da çağrıda bulunularak, “Risk altındaki çocuklarımızı olay yaşanmadan önce tespit edebilecek güçlü bir çocuk koruma sistemi gereklidir. Eğitimden uzaklaşan, aile içinde ciddi sorunlar yaşayan, sosyal çevresinden kopan, şiddete maruz kalan ya da şiddete yönelme riski bulunan çocuklar takip edilmelidir” ifadeleri kullanıldı.

İçişleri Bakanlığına ise bireysel silahlanmaya ilişkin çağrı yapılarak, “Bir çocuğun eline silah geçmesine ve bu silahın başka çocuklara yönelmesine kadar uzanan süreçte önleyici mekanizmalar neden sonuç vermedi?” diye soruldu.

“Protokol sahada karşılığı varsa anlamlıdır”

Bakanlıklar arasında imzalanan protokole ilişkin açıklamada, “Protokol imzalamak sorumluluğun yerine getirildiği anlamına gelmez. Protokol ancak sahada karşılığı varsa anlamlıdır. Altına kaç Bakanın imza attığı değil, o imzaların kaç çocuğu koruyabildiği önemlidir. 7 imza attınız; şimdi 7 Bakanlık olarak kendi görev alanınızın hesabını verin” denildi.

Okul güvenliğinin yalnızca polisiye tedbirlerle ele alınmasına karşı çıkılan açıklamada, yeterli sayıda PDR uzmanı istihdam edilmesi; çocuk ve ergen psikologları, psikiyatristler ve sosyal hizmet uzmanlarının dahil olduğu bir mekanizma kurulması; kalabalık sınıfların azaltılması ve ikili eğitime son verilmesi talep edildi. Öğrencilerin sanat, spor, kültür ve kulüp faaliyetlerine ücretsiz erişiminin sağlanması, zorbalık ve sosyal dışlanmayla mücadele programlarının yaygınlaştırılması da talepler arasında sıralandı.

Eğitim-İş, “Güvenli okul yalnızca kapısında güvenlik görevlisi bulunan okul değildir. Çocuğun kendisini ait hissettiği ve geleceğine umutla bakabildiği; öğretmenin saygınlığının ve mesleki güvencesinin korunduğu; zorbalığın ve dışlanmanın görmezden gelinmediği; yardım isteyenin sesinin duyulduğu okuldur” dedi.

“Güvenli okul, sağlıklı eğitim”

Eğitimde şiddete karşı ülke genelinde eylemde olduklarını belirten Eğitim-İş Denizli şubeleri, “Çocuklarımızın güvenle eğitim gördüğü, eğitim emekçilerinin can güvenliği kaygısı taşımadan görev yaptığı okullar istiyoruz. Bunun için ‘Güvenli Okul, Sağlıklı Eğitim’ talebimizi yükseltiyor, okullarımızda siyah giyiniyor, üç gün boyunca yakalarımıza kokartlarımızı takıyoruz” ifadelerini kullandı.

Açıklamada son olarak, “Hiçbir anne baba çocuğunu okula gönderirken onun silah seslerinin ortasında kalıp kalmayacağını düşünmek zorunda değildir. Hiçbir çocuk okul yolunda kurşunlarla karşılaşmamalıdır. Sorularımızın cevabını, eksikliklerin giderilmesini ve çocuklarımızı gerçekten koruyacak politikaların hayata geçirilmesini istiyoruz. Ve bunun takipçisi olacağız” denildi.

(Evrensel)

Evrensel 31 yaşında!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
25.09.2026 10:53 / Güncelleme: 11:25

Sefalet zammına Cumhur İttifakı ortağı Destici'den itiraf: 5 bin TL emekliyi memnun etmez

Cumhur İttifakı ortaklarından BBP'nin Genel Başkanı Mustafa Destici, iktidarın enflasyon farkına ek 5 bin TL düşündüğünü söylerken, bu artışın emekçilerin mutfağındaki yangını söndürmeyeceğini "Emekliyi memnun etmez" sözleriyle itiraf etti.

Sefalet zammına Cumhur İttifakı ortağı Destici'den itiraf: 5 bin TL emekliyi memnun etmez

Fotoğraflar: Pexels | Kolaj: Evrensel

25.09.2026 10:52

MEB’de Sayıştay’ın tespit ettiği usulsüzlükler Meclis gündeminde: 'Kamu zararı ne kadar?'

Sayıştay’ın MEB’in 2025 yılı denetim raporunda tespit ettiği mevzuata aykırı ödemeler ve uygulamalar, EMEP Milletvekili Sevda Karaca tarafından Meclis gündemine taşındı. Karaca, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e 19 soru yöneltti.

MEB’de Sayıştay’ın tespit ettiği usulsüzlükler Meclis gündeminde: “Kamu zararı ne kadar?”

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!