Okullarda ‘güvenlik’ protokolünün ilk gününde okul saldırısı: Kayıp çocuklar, tehlikeli okullar
Manisa Turgutlu'da lisede 11 kişinin yaralandığı silahlı saldırı, örgün eğitim dışına itilen çocuk gerçeğini ortaya koydu. 7 bakanlığın protokolü şiddeti önlemeye yetmezken okullaşma oranındaki düşüş tablonun vahametini gösteriyor.
Ahmed Ziya Aydın
Manisa'nın Turgutlu ilçesindeki İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde 15 yaşındaki 9. sınıf öğrencisi H.O, silahlı saldırı düzenledi. Saldırı sonucunda 2’si ağır 11 kişi yaralandı. Saldırının ardından öğrencinin yanı sıra babası, annesi ve dedesi gözaltına alındı.
Saldırının duyulmasının ardından çok sayıda veli çocuklarına ulaşmak için okulun önüne geldi. Velilerin okula girmek istemesi üzerine okul çevresinde önlem alan kolluk kuvvetleri ile veliler arasında arbede yaşandı. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından yapılan açıklamada, olayın incelenmesi için üç müfettişinin görevlendirildi, okulda eğitime bir gün ara verildiği duyuruldu. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), olaya ilişkin yayın yasağı getirildiğini açıklarken Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, saldırının ardından konuyla ilişkili bazı sosyal medya paylaşımlarına ilişkin soruşturma başlatıldığını duyurdu.
Manisa’daki olay, Maraş ve Antep’in ardından bu sene gerçekleşen üçüncü okul saldırısı oldu.
Fotoğraf: ANKA
Çocuk bir senedir eğitim dışındaymış
Eğitim Sen Manisa Şube Başkanı Mehmet Ramazan, konuya ilişkin gazetemize konuştu. Saldırının gerçekleştiği İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin sosyoekonomik açıdan dezavantajlı ve kozmopolit bir bölgede bulunduğunu kaydeden Ramazan, kurumun Turgutlu Mesleki Endüstri Meslek Lisesi ile birleştirilme sürecinde olduğunu aktardı.
Öğretmenlerin itirazlarına rağmen bu adımın atıldığını hatırlatan Ramazan, “Bir araya gelmemesi gereken bu kalabalık kitleyi, yaz tatilinde yeni binalar yapmadan, okullar açılmışken ve taşınma sürerken birleştirdiler. Norm meseleleri ve bu plansız birleştirme adımları şiddet iklimini besleyen yanlış uygulamalardır” dedi.
Silahlı saldırıyı gerçekleştiren çocuğun geçtiğimiz yıl okula gitmediği için sınıf tekrarına kaldığını aktaran Ramazan; okul bünyesinde MESEM programının da bulunduğunu, ancak çocuğun programa kayıtlı olmadığını ifade etti.
Okullarda tırmanan şiddetin toplumsal gerçeklikten ve dışarıdaki koşullardan bağımsız ele alınamayacağını vurgulayan Ramazan, meseleye salt asayiş gözüyle bakılamayacağını belirterek “Şiddetin sosyolojik bir karşılığı var; kadına yönelik şiddet, suça sürüklenen çocuklar, ekonomik krizin sancıları ve psikolojik problemler gibi etkenleri görmezden gelerek sonuç alamazsınız. Meseleyi sadece okulu güvenlik parantezine alarak çözemezsiniz” ifadelerini kullandı.
‘Tarım işçisi ailesiyle ovaya gidip geliyordu’
Saldırıyı gerçekleştiren öğrencinin ikamet ettiği Yiğitler Mahallesi Muhtarı Veysel Çakır ise ailenin ‘kendi halinde’, küçük çaplı tarım işleriyle geçimini sağladığını ve eski bir evde yaşadıklarını aktardı.
Çocuğun okul durumu ve devamsızlık gerekçesi hakkında bilgi sahibi olmadığını dile getiren Çakır, çocuğun dışarıda başka bir işte çalıştığını görmediğini belirterek, “Çocuk 2011 doğumlu; kendisini tanıyorum, biliyorum ama bu tür bir şeyi yapabilecek bir çocuk değildi. Ailesiyle ovaya gidip geliyordu, çalışıyorsa da ailesinin yanında, kendi geçimlerini sağlayacak kadar olan tarım işinde bulunuyordu” ifadelerini kullandı.
Sorumlular ortada yok
Saldırıdan hemen bir gün önce 7 bakanlık arasında okullardaki ‘güvenlik önlemlerine ilişkin’ protokol imzalanmıştı. İçişleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı arasında imzalanan protokole ilişkin İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, “Biz öğrencilerimizin güvenli bir şekilde okula gelmelerini, okulda huzurlu bir şekilde eğitim öğretim görmelerini ve sağ salim tekrar evlerine dönmelerini istiyoruz” demişti. Üçüncü okul saldırısının ardından ise bu bakanlardan hiçbiri sorumluluk üstlenmedi. Bu 7 sorumlu isim, ‘elem olaya ilişkin üzüntülerini’ dile getirmekle yetindi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu “acil şifa dilemekle” yetinirken Adalet Bakanı Akın Gürlek ise 2'si ağır 11 çocuk yaralandıktan sonra “Çocuklarımızın güvenliği söz konusu olduğunda hiçbir ihmalin, hiçbir sorumsuzluğun görmezden gelinmesi mümkün değildir” dedi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de Turgutlu’ya gitti.
Çocuklar okuldan uzaklaşıyor
- Ortaöğretim seviyesinde okullaşma oranı sürekli düşüyor. Çocukların eğitim dışına itilmesi çocukların sosyal durumunu takip etmeyi neredeyse imkansız hâle getirirken Manisa’daki saldırı bunun son örneği oldu. Ortaöğretimdeki öğrenci sayısı 2022’de 1 milyon 789 binken bu sayı 2025’te 5 milyon 328 bine düştü.
- Aynı yıllar arasında genel ortaöğretimdeki okullaşma oranı yüzde 55.9’dan 47.5’e düştü. Tüm ortaöğretim (lise) türlerinde ise yüzde 91.7’den 82.85’e geriledi.
- Eğitim Reformu Girişiminin 2025 raporuna göre 1 milyon 463 bin 528 çocuk örgün öğretimin dışında. Örgün eğitim kurumlarından açıköğretime geçiş yapan öğrencilerin sayısı bir önceki seneye göre yüzde 30.3 arttı. Rapora göre 42 bin 807 çocuk, örgün ortaöğretimde okuma hakkını kaybetti. Bu sayı bir önceki sene 21 bin 600'dü. MEB Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğünün son raporuna göre ise 57 bin 357 oldu. 2025-2026'nın ilk döneminde 74 bin 925 çocuk örgün eğitimden ayrılarak açık öğretime geçti. Bunların 45 bin 732'si ise 9. sınıf öğrencisi.
- Krizler Çağında Çocuk olmak araştırmasına göre öğrencilerin sadece yüzde 18’i okullarındaki rehber öğretmenle düzenli olarak görüşüyor, bu oran sosyoekonomik durumu en yüksek olan grupta yüzde 25’e çıkıyor.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et