23.09.2026 11:01 / Güncelleme: 11:14

ABD’nin 'güvenlik şemsiyesi' tartışılıyor: Körfez ülkeleri Trump'la masada

New York'ta Trump ile bir araya gelen Körfez ülkeleri, bir yandan İran'la savaşın daha da büyümesinden, diğer yandan ABD'nin bölgedeki askeri varlığını azaltmasından kaygılı.

ABD’nin "güvenlik şemsiyesi" tartışılıyor: Körfez ülkeleri Trump'la masada

Fotoğraf: AA

Ali Reyhan
[email protected]


Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için New York’ta bulunan Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin temsilcileri, ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya geldi. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Bahreyn, Kuveyt ve Umman’ın dahil olduğu Körfez ülkeleri açısından görüşmenin iki temel gündemi öne çıktı: ABD-İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın daha fazla büyümesinin önlenmesi ve Washington’ın Körfez’deki askeri varlığının geleceği.

Toplantı, savaşın yedinci ayına yaklaşırken gerçekleşti. İran’la savaşın Körfez ülkelerine yönelik saldırılar, enerji tesislerindeki riskler ve Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin kesintiye uğraması bölge ekonomilerini doğrudan etkiliyor. Körfez ülkeleri savaşın tarafı olmak istemezken, ABD ile kurdukları güvenlik ilişkisine de bağımlı durumda.

Katar Emirliği tarafından yapılan açıklamaya göre toplantıda bölgedeki son güvenlik gelişmeleri, bunların bölgesel ve uluslararası güvenlik ile istikrar üzerindeki etkileri, enerji arzı ve ekonomi ele alındı. Ayrıca savaş sonrası döneme ilişkin öneriler ve düzenlemeler ile “diyalog ve diplomatik çözümlere öncelik verilerek” barış ve istikrar çabalarının ilerletilmesi görüşüldü.

Fotoğraf: AA

Fotoğraf: AA

Trump’tan “anlaşma olmazsa...” tehdidi

Görüşmenin gerçekleştiği gün BM Genel Kurulu'nda konuşan Trump, İran konusunda iki seçenek bulunduğunu savundu: anlaşma ya da daha ağır askeri saldırı.

Trump, İran’la anlaşmaya varılamaması halinde İran’ı “yok etmekle” tehdit etti. Aynı konuşmada ABD yönetiminin İran’la diplomatik bir anlaşmaya ulaşmak için çalıştığını da söyledi. Gün içinde ise ABD’li yetkililerin İran heyetiyle yaptığı görüşmelerin ardından “çok iyi” bir toplantı gerçekleştirildiğini ve anlaşmaya doğru “ivme” oluştuğunu savundu. Trump, olası bir anlaşmanın kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonra, hatta daha önce gerçekleşebileceğini söyledi.

Bu çelişki, Washington’ın İran politikasındaki temel belirsizliği de ortaya koyuyor. Trump yönetimi bir yandan askeri baskıyı artırma tehdidini sürdürüyor, diğer yandan savaşın ekonomik ve siyasi maliyetleri nedeniyle diplomatik çıkış arıyor.

Körfez ülkelerinin temel kaygısı: Savaşın yayılması

Körfez yönetimleri açısından yeni bir büyük saldırı dalgası, yalnızca İran’la ABD arasındaki çatışmanın genişlemesi anlamına gelmiyor. Bölgedeki enerji altyapısının, limanların ve ticaret yollarının yeniden hedef haline gelmesi riski bulunuyor.

Özellikle Suudi Arabistan açısından Yemen’deki gelişmeler ayrı bir başlık oluşturuyor. Husilerin Suudi enerji altyapısına yönelik saldırıları Riyad üzerindeki baskıyı artırırken, Suudi yönetimi Washington’dan daha fazla güvenlik desteği bekliyor. Ancak Trump yönetiminin Husilere karşı doğrudan geniş çaplı bir müdahaleye yanaşmaması, ABD ile Suudi Arabistan arasındaki güvenlik ilişkisinin sınırlarını da gösteriyor.

Fotoğraf: AA

Fotoğraf: AA

Hürmüz Boğazı: Savaşın ekonomik düğüm noktası

Toplantının bir diğer kritik başlığı Hürmüz Boğazı. Dünya petrol ve LNG ticaretinin önemli bir bölümünün geçtiği boğazdaki ulaşımın aksaması, Körfez ülkelerinin yanı sıra küresel enerji piyasalarını da doğrudan etkiliyor. KİK daha önce yaptığı açıklamalarda boğazın uluslararası deniz taşımacılığına açık tutulmasını ve geçişin güvence altına alınmasını temel taleplerinden biri olarak ortaya koymuştu. Hazirandaki ABD-KİK ortak açıklamasında da Hürmüz’den “özgür, koşulsuz ve sınırsız” geçişin bölgesel ve küresel güvenlik açısından gerekli olduğu vurgulanmıştı.

Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani ise BM Genel Kurulu'ndaki konuşmasında Körfez’in “en tehlikeli aşamalardan birini” yaşadığını belirterek krizin diplomasi yoluyla çözülebileceğini söyledi. Temim, Hürmüz Boğazı’nın yeniden deniz trafiğine açılmasını ve savaşın önlenmesini savundu, ayrıca bölgede kalıcı güvenlik için bölgesel bir kolektif güvenlik sistemi kurulması çağrısı yaptı.

Bu tutum, Körfez yönetimlerinin ortak ikilemini gösteriyor: İran’ın saldırılarına karşı ABD’nin askeri desteğini istiyorlar, ancak ABD-İran çatışmasının büyümesinin kendi ülkelerini savaşın doğrudan hedefi haline getirmesinden de çekiniyorlar.

Washington’ın askeri varlığı tartışması

CNN’in haberine göre Pentagon içinde Körfez ülkelerindeki ABD askeri varlığının azaltılması ve bölgenin güvenlik yükünün daha fazla Körfez ülkelerine bırakılması yönünde tartışmalar yürütülüyor. Körfez yönetimleri açısından savaşın sürdüğü bir dönemde böyle bir geri çekilme tartışmasının yapılması ciddi bir güvenlik sorunu olarak görülüyor.

Bu durum, 1991 Körfez Savaşı sonrasında şekillenen ABD-Körfez güvenlik düzeninin sorgulanması anlamına geliyor. Körfez ülkeleri ABD üslerine ev sahipliği yapıyor, ABD’den silah ve askeri destek alıyor ve karşılığında Washington’ın bölgedeki güvenlik mimarisinin temel aktörü olmasını kabul ediyor.

Ancak bugün savaşın yarattığı tablo bu ilişkinin sınırlarını açığa çıkarıyor. Körfez ülkeleri ABD’nin İran’a karşı savaşı büyütmesini istemiyor; aynı zamanda Washington’ın bölgeden çekilmesinden de endişe ediyor.

Fotoğraf: ANKA

Fotoğraf: ANKA

Körfez ülkeleri ortak hareket edebilir mi?

KİK ülkeleri İran konusunda aynı tutuma sahip değil. Suudi Arabistan, BAE, Katar, Kuveyt, Bahreyn ve Umman’ın Washington’la ilişkileri farklı düzeylerde ve İran’la ilişkileri de birbirinden farklı.

Örneğin Katar ve Umman, ABD ile İran arasında diplomatik kanalların açık tutulmasında arabulucu roller üstleniyor. Katar, savaşın sona erdirilmesi için diplomatik çözümü öne çıkarırken, BAE de gerilimin düşürülmesi çağrısını sürdürüyor. BAE Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayed, Trump’ın toplantısında bölgesel ve uluslararası barış çabalarını desteklediklerini, gerilimin düşürülmesi ve kalıcı barış için çalışılması gerektiğini söyledi.

Ancak ortak bir güvenlik politikası oluşturmak daha zor. Körfez ülkelerinin ortak kaygısı savaşın kendi topraklarına ve enerji altyapılarına yayılması olsa da İran’a karşı tutumları ve ABD’ye bağımlılık düzeyleri farklı.

Bu nedenle New York toplantısından somut bir “Körfez ortak güvenlik anlaşması” ya da savaşın sona erdirilmesine ilişkin bağlayıcı bir karar çıkmasından çok, ortak kaygıların Washington’a iletilmesi öne çıktı.

Savaş sonrası düzen tartışması

Katar’ın toplantıya ilişkin resmi açıklamasında “post-war phase”, yani savaş sonrası aşamaya ilişkin önerilerin ve düzenlemelerin ele alındığı belirtiliyor. Bu, görüşmenin yalnızca Trump’ın İran’a yeni bir saldırı düzenleyip düzenlemeyeceği üzerine olmadığını gösteriyor.

Körfez ülkeleri açısından savaşın bitmesi tek başına yeterli değil. Hürmüz’ün yeniden açılması, enerji ihracatının güvenceye alınması, ticaret yollarının işler hale gelmesi ve İran’la ilişkilerin hangi çerçevede yürütüleceği de masada.

Öte yandan Washington’ın savaş sonrası düzeni kendi askeri ve siyasi çıkarları doğrultusunda şekillendirme isteği ile Körfez ülkelerinin savaştan mümkün olduğunca uzak durma çabası arasında bir gerilim bulunuyor.

Beyaz Saray | Fotoğraf: DHA

Beyaz Saray | Fotoğraf: DHA

Washington’ın Körfez’le ilişkisi yeni bir döneme mi giriyor?

New York’taki görüşmenin ortaya koyduğu temel tablo şu: Körfez ülkeleri ABD’den kopmuş değil, tersine Washington’la ilişkilerini sürdürmek istiyor. Ancak savaşın sonuçları, bu ilişkinin eskisi kadar sorunsuz yürütülemeyeceğini de gösteriyor.

ABD’nin askeri varlığı Körfez monarşileri açısından bir güvenlik garantisi olarak görülürken, aynı askeri varlık İran açısından doğrudan tehdit olarak değerlendiriliyor. Bu durum Körfez ülkelerini iki taraf arasında sıkışmış bir konuma getiriyor.

Nitekim Körfez İşbirliği Konseyi daha önceki açıklamalarında İran’ın saldırılarını kınarken aynı zamanda diplomasi ve diyaloğa dönüş çağrısını da yaptı. Konsey Genel Sekreteri Jasem el-Budeyvi, Körfez ülkelerinin İran saldırılarının ardından “itidal” ve “diplomasi” çizgisini korumaya çalıştığını belirtmişti.

Dolayısıyla New York’taki toplantının asıl önemi, yeni bir anlaşma açıklanmasından çok, bölgedeki mevcut güvenlik düzeninin içine girdiği krizi göstermesinde yatıyor.

Körfez ülkeleri savaşın daha fazla büyümesini istemiyor. Fakat aynı anda ABD’nin güvenlik şemsiyesinin zayıflamasından da çekiniyor. Washington ise bir yandan bölgedeki askeri yükünü azaltmayı tartışırken diğer yandan İran üzerindeki askeri baskıyı artırma tehdidini sürdürüyor.

Bu çelişki çözülmediği sürece Hürmüz Boğazı, enerji yolları ve Körfez ülkelerinin güvenliği üzerindeki belirsizliklerin devam etmesi bekleniyor. New York’taki görüşme de bu nedenle bir sonuç toplantısından çok, Ortadoğu’daki mevcut güç dengesinin ne kadar kırılgan hale geldiğini gösteren bir tablo olarak öne çıkıyor.

Evrensel seninle güçlü!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
23.09.2026 07:06

Sıcaklıklar düşüyor: Meteoroloji kuvvetli sağanak beklenen illeri açıkladı

Yurt genelinde parçalı ve çok bulutlu hava etkisini artırıyor. İstanbul, Bursa, Antalya ve Zonguldak dahil pek çok kentte kuvvetli yağış beklenirken; sel, su baskını, yıldırım ve ulaşımda aksamalara karşı tedbirli olunması istendi.

Sıcaklıklar düşüyor: Meteoroloji kuvvetli sağanak beklenen illeri açıkladı

Fotoğraf: Evrim Aydın/AA

23.09.2026 00:17

İşkenceyle katledilen çocuk işçi Muhammed Kendirci davası başlıyor: ‘Cinayetin peşini bırakmayacağız’

Urfa’da çalıştığı marangoz atölyesinde kalfa tarafından vücuduna hava kompresörü tutularak işkenceyle katledilen 15 yaşındaki çocuk işçi Muhammed Kendirci’nin davasında ilk duruşma bugün görülüyor.

İşkenceyle katledilen çocuk işçi Muhammed Kendirci davası başlıyor: ‘Cinayetin peşini bırakmayacağız’
23.09.2026 10:04

5 milletvekilinin AKP'ye geçeceği iddiası

İktidar kanadında beş milletvekilinin katılımı için temas yürütüldüğü öne sürülerek, transfer arayışlarının arkasında olası bir erken seçim kararı için gereken 360 sandalye hedefinin yer aldığı belirtiliyor.

5 milletvekilinin AKP'ye geçeceği iddiası

Fotoğraf: Ekran görüntüsü

23.09.2026 08:27

Yasa dışı bahis soruşturmasında kayyım atanmıştı: Merkez Bankası, Papel’in faaliyet iznini iptal etti

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, yasa dışı bahis gelirlerinin aklandığı iddiasıyla yürütülen soruşturmada kayyım atanan Papel’in elektronik para kuruluşu olarak faaliyet gösterme iznini iptal etti.

Yasa dışı bahis soruşturmasında kayyım atanmıştı: Merkez Bankası, Papel’in faaliyet iznini iptal etti
23.09.2026 08:40

Dujuan Tayfunu Japonya'nın doğusunda etkisini sürdürüyor: Can kaybı 9'a yükseldi, 4 kişi aranıyor

Japonya’da hafta başından bu yana etkili olan Dujuan Tayfunu nedeniyle 9 kişi hayatını kaybetti. Kayıp 4 kişiyi arama çalışmaları sürerken, şiddetli yağışların hafta boyunca devam edebileceği bildirildi.

Dujuan Tayfunu Japonya'nın doğusunda etkisini sürdürüyor: Can kaybı 9'a yükseldi, 4 kişi aranıyor

Fotoğraf: AA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!