CVK'nın Balıkesir'deki altın madeni projesine 'ÇED Olumlu' kararı verildi: Türkmen Dağı'nda altın madeni kuşatması
Balıkesir'in Altıeylül ve İvrindi ilçeleri sınırında yer alan Sarıalan Mahallesi bölgesinde CVK Madencilik’in altın ve bakır projesine ÇED olumlu kararı verildi. Yaşam savunucuları çevresel onayların bölge ekolojisini riske attığına vurguladı.
Fotoğraf: Kaz
Dağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği
Özer Akdemir
[email protected]
Balıkesir - Balıkesir'in Altıeylül ve İvrindi ilçeleri sınırında yer alan Sarıalan Mahallesi bölgesinde CVK Madencilik tarafından yürütülmesi planlanan altın ve bakır madeni projesine ÇED Olumlu kararı verildi. Proje kapsamında kapasite artışı, cevher zenginleştirme ve atık depolama tesisleri inşa edilmesi hedefleniyor. Madenin sahasının çevresindeki yerleşim birimlerini ve tarım alanlarını doğrudan etkileyeceği dile getirirken, yaşam savunucuları, sürecin başından itibaren verilen çevresel onayların bölge ekolojisini riske attığına vurgu yapıyor.
Çevresel eleştiriler ve bölgede yükselen İliç kaygısı
Maden projesinin uygulanacağı bölgede başta Gökçeyazı, Sarıalan, Çamköy ve Sofular olmak üzere en az 16 köyün olumsuz etkileneceği ifade ediliyor. Açık ve yeraltı ocaklarında yapılacak patlatmalı kazılar, toz emisyonları ve yoğun su kullanımı sebebiyle bölgedeki su kaynaklarının, sulama hatlarının ve tarım arazilerinin zarar görmesinden endişe duyuluyor. Yörede zeytincilik ve fıstık çamı yetiştiriciliğinin temel geçim kaynağı oluşturduğu, madencilik faaliyetlerinin tarım toprağına, sucul canlılara ve yer altı sularına kalıcı zararlar verebileceği kaydediliyor. Ayrıca siyanürlü zenginleştirme süreçlerinin ve ağır metallerin içme sularına karışma ihtimali halk sağlığı açısından büyük bir tehlike olarak tanımlanıyor. Yöre sakinleri, Erzincan İliç'te yaşanan maden felaketini hatırlatarak Türkmen Dağı ve çevresinin benzer bir doğa yıkımına uğramasını istemediklerini dile getiriyor.
Yerel mahkemenin iptal kararı ve raporda saptanan eksiklikler
Proje için verilen ÇED Olumlu kararına karşı yöre halkı ve çevre dernekleri tarafından açılan davada Balıkesir 2. İdare Mahkemesi ÇED raporunda önemli bilimsel eksiklikler ve mevzuat uyumsuzlukları tespit ederek 2025 yılı Eylül ayında ÇED Olumlu kararını iptal etti. Mahkeme kararında, Çamköy yerleşim yerinin bir bölümünün Sağlık Koruma Bandı ve ÇED sınırı içinde kaldığı, kesilecek ağaç ve orman varlığı hesaplarının yetersiz olduğu belirlendi. Ayrıca koruma altındaki Manyas Gölü'ne yönelik etkilerin değerlendirilmediği, toz emisyonlarının kimyasal bileşenlerinin izlenmediği ve siyanürlü süreçlerin kümülatif çevresel etkilerinin uluslararası standartlarda ele alınmadığı açıklandı.
Danıştay kararıyla değişen hukuki tablo ve süreçteki çelişkiler
Yerel mahkemenin iptal kararının ardından şirket ve ilgili idari kurumlar tarafından yapılan temyiz başvurusu sonucunda Danıştay 4. Dairesi yerel mahkemenin iptal kararını bozdu ve davayı reddetti. Bu kararla birlikte şirket, projenin önündeki hukuki engellerin kalktığını duyurdu. Temyiz süreci devam ederken şirketin tel çit ve bariyerlerle alanı çevirdiği, henüz mülkiyet ve kamulaştırma izinleri tamamlanmadan köylülerin tarlalarına erişimini kısıtladığı iddiaları çelişki olarak öne sürüldü. Şirket, ÇED iptali sonrası ihtiyaten Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına yaptığı yeni ÇED başvurusunu, Danıştay kararının ardından mevcut izinlerin yeterli sayılması gerekçesiyle 2026 yılı Şubat ayında geri çekmişti.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et