Christiane Peschek’in 'Anka Kuşu Kalesi' sergisi SANATORIUM’da
Christiane Peschek’in “Anka Kuşu Kalesi” başlıklı kişisel sergisi SANATORIUM’da açıldı. Sergi, dünya, beden, hafıza ve zaman arasındaki ilişkiyi altı hafta boyunca değişen bir yerleştirmeyle ele alıyor.
Sıla Altun
[email protected]
SANATORIUM, uluslararası sanat dünyasında çalışmalarını sürdüren Christiane Peschek’in “Anka Kuşu Kalesi” başlıklı kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor. Sergi, dünyayı insan merkezli bir bakışın ötesinde, hafıza biriktiren, dönüşen, çözülen ve yeniden üreten canlı bir sistem olarak ele alıyor.
Sergide dünya; kaybı içine çeken, belleği depolayan, zamanı biçimlendiren ve yaşamı oluş ile çöküş döngüleri üzerinden yeniden üreten bir organizma olarak ele alınıyor.
Christiane Peschek, tortulaşma, sıkışma, kök salma, erozyon, duman, kül, arınma ve yenilenme gibi jeolojik süreçleri yalnızca fiziksel olgular olarak ele almıyor; bu süreçleri duygulanımsal hâllerle ilişkilendiriyor.
Altı hafta boyunca değişecek
“Anka Kuşu Kalesi”, sabit bir galeri sunumundan farklı olarak altı hafta boyunca değişen ve dönüşen bir yapı olarak tasarlandı. Serginin merkezinde 24 farklı yeryüzü koşulundan oluşan bir döngü bulunuyor.
Üst katta yer alan dört çalışma, serginin altı haftalık süreci boyunca düzenli olarak değiştirilerek döngünün bir sonraki aşamasını başlatıyor. Böylece sergi, tamamlanmış ve değişmez bir yapı olmaktan çıkarak hareket eden bir mikroiklime dönüşüyor.
Sergi boyunca madde, beden, zaman ve hafıza arasındaki sınırlar giderek geçirgenleşiyor. Ziyaretçi, fiziksel biçimlerin çözülmeye başladığı duyusal ve deneysel bir alanla karşılaşıyor.
Sergi bedenle deneyimleniyor
İki kata yayılan yerleştirme, insan bedeni ile gezegensel unsurlar arasındaki ilişkiyi doğrudan deneyim üzerinden ele alıyor.
Ziyaretçiler giriş katında ayakkabılarını çıkarmaya ve kokulu küller eşliğinde ritüelistik bir arınma deneyimine davet ediliyor. Ardından, içinde “HUMAN” (İNSAN) kelimesini yavaşça yakan tütsülerin bulunduğu bir çukurun çevresinde şekillenen düşünsel bir mekâna geçiliyor.
Çok kanallı bir ses yerleştirmesinin eşlik ettiği yolculuk, ziyaretçiyi üst kata taşıyor. Buradaki yerleştirmeler, serginin dönüşen yapısını ve gezegensel bilinç fikrini daha geniş bir perspektiften ele alıyor.
Bu yönüyle “Anka Kuşu Kalesi”, yalnızca bakılan bir sergi olarak değil; bedenle girilen, duyular aracılığıyla algılanan ve zaman içinde değişen bir deneyim alanı olarak kurgulanıyor.
Christiane Peschek’in pratiğini kapsamlı biçimde ele alan “Gaia Scripts” adlı monografik yayın da serginin kapanış etkinliği kapsamında okurla buluşacak.
Nadine Khalil’in editörlüğünde hazırlanan kitap, Peschek’in çalışmalarının yanı sıra “Anka Kuşu Kalesi” yerleştirmesini de belgeleyerek sanatçının bedensel, teknolojik ve ekolojik sistemler arasındaki ilişkileri araştıran pratiğine odaklanıyor. Yayında Shumon Basar, Kate Brown, Peter Sit ve Marlene Wenger’in katkıları yer alıyor.
“Gaia Scripts” için serginin kapanış etkinliği sırasında SANATORIUM’da özel bir kitap lansmanı gerçekleştirilecek.
Christiane Peschek’in “Anka Kuşu Kalesi” sergisi, 17 Eylül-31 Ekim 2026 tarihleri arasında SANATORIUM’da ziyaret edilebilir.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et